Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

 

Atatürk’ün, 19 Ocak 1923 tarihinde İzmit’te, İzmit Sinemasında halkla yaptığı konuşmadan; hükümet esasları hakkında -2

 

Ülkedeki bilgisizliği mutlaka yok etmelidir. Bunu yapmak zorundayız. Genel hayatın iyiliği için bunu yapacağız. Ne yazık ki ülkemizde bilenler azınlığı oluşturuyor. Hepimizin kişisel mutluluğu çoğunluğun hayat ve mutluluğu ile mümkündür.

 

Efendiler, ulusumuzu, devletimizi tutumlu yapmanın esas olduğunu söyledim. Bunun için de uygulamalı bir esas olmak üzere bir eğitim programı belirlemek zorunda olduğumuzu açıklamalarımda belirttim. Fakat insanlar huzur ile, vicdan özgürlüğü ile çalışmak ihtiyacındadır. Bu ise efendiler, toplumu yöneten devlette ve hükümette adaletin mutlak egemen olmasıyla mümkündür.(Alkışlar) Açıklamalarıma başlamadan önce hatırlıyorum ki, bir noktada bugün hükümet için aslolan düsturlardan biri adalettir demiştim. Bunu sağlayacak şey, adliyemizdir. Bir memlekette adalet olmazsa, o memlekette anarşiden başka bir şey yoktur, orada hiçbir şey yoktur. Adalet, yasalarla yürütülür. Bu ülkede adaletin güvenle, hızla dağıtılıp dağıtılmadığını anlamak için bir defa da mevcut yasalarımıza bakmak gerekir. Bu yasaların ülkedeki uygulamasına ve sonucuna bakmak gerekir. Bu noktada kendimizi karalamaktan korkarım. Çünkü bu eksiğimiz o kadar büyüktür.

 

Herhalde bağımsızlığın temel direği olan adalet dağıtımında bir yabancı parmağı bulundurmayacağız. Bu noktadaki kararımız kesindir. Fakat aynı zamanda insafla, akıl ve mantıkla ve aynı kesin kararla kabule mecburuz ki yasal ve hukuki düzenlemelerimiz kötüdür. Onları köklüce değiştirmek, yeni hayata ve ihtiyaca uydurmak gereklidir.(Alkışlar)

 

Efendiler, bizim milletimizin adalet duygusu yok değildir. Biz düşmanların dediği gibi vahşi ve canavar değiliz. Aksine onlardan çok yüksek adalet duygusuna, ahlâki yüceliğe ve merhamete sahibiz. Fakat, uygulama zaman zaman bu gerçeği reddeder şekilde görülmektedir. Bana bu soruyu soran bir avukat arkadaşımızdır ve adliye mensubudur. Onlar ve diğer arkadaşlarımız bilirler ki, bizim esas olarak bir mecellemiz vardır. Bu mecelle Mithat Paşa zamanında yapılmıştı. Efendiler yine o mecellenin içinde, o mecellenin dayanağını oluşturan bir şey vardır. Her şeyin devam ve sürekliliği, herhangi bir şeyin korunması veya kaldırılması, zamanın gereklerine göredir. Zamanın değişmesiyle hükümler değişir ve değişmelidir. Bundan on sene, yirmi sene, yüz sene ve bin sene önce geçerli olan hükümler bugün yürürlükte olsun iddiasında bulunamayız! Kanunlarımızı inceleyelim ve bunların dayanak noktalarını önce ülkemizin koşullarıyla, durumuyla ve milletimizin gerçek toplumsal ihtiyaçları ve vicdanıyla ve fakat aynı zamanda ilerleyen dünyayla ilişkilerinden doğan zorunluluğu da dikkate alarak, iyileştirmek gereklidir.

 

Biz Türkiye Halkı insanlık dünyasından soyutlanarak başlı başımıza yaşayamayız. Bütün dünya ile, bütün insanlıkla beraber yaşarız ve yürürüz! Ve hiç olmazsa onlarla bir hizada yürümeye mecburuz. Buna göre, her konuda olduğu gibi, özellikle adliyede de, zamanın gereklerini dikkate almak ve yapacaklarımızı ona göre yapmak zorundayız.(Alkışlar)

 

Efendiler, Adalet Bakanlığında bulunan bütün arkadaşlarımız aynı görüştedirler. Ancak bugünkü meclis çok önemli sorunlar içinde üç buçuk seneyi geçirdi. Özellikle savaş sorunları meclisi çok meşgul etti. Onun için bu meclis, tarihi görevini yerine getirdikten sonra onun yerini almak üzere seçeceğiniz millet vekillerinin neler yapmak zorunda olduklarını iyice düşünerek seçmek zorundasınız.

 

Kaynak : www.yargitay.gov.tr
(Gazi ve İnkılâp, Siirt Mebusu Mahmut (Soydan); Milliyet Gazetesi, 27 Teşrinisani 1929 tarihinde başlayan yazı dizisi, 47-48. Bölüm; Arı İnan; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1923 Eskişehir-İzmit Konuşmaları, Ankara, 1996, s. 116 ve devamı )