Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

 

Atatürk’ün, 25 Eylül 1920 tarihinde, TBMM’de yapılan gizli oturumda, Sovyetler Birliği'nin yardım önerisi üzerine yaptığı açıklamadan

 

MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİ -...Yalnız istediğiniz siyaseti anlayalım, demişlerdir. İstediğiniz adamlarla görüşebilirsiniz ve istediğiniz siyaseti takipte serbestsiniz, demişlerdir. Para veriyoruz, silâh veriyoruz, cephane veriyoruz. İlkbahara kadar fırkalar vaat ediyoruz. Hiç olmazsa bizi siyasetinizden haberdar ediniz dediler.

 

VEHBİ B, (Karesi) - Bir noktayı istirham edeceğim. Bendeniz demek istiyorum ki yalnız bize para, mühimmat, levazım göndersinler. Başka bir şey istemeyiz.

 

MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİ (Devamla) - Efendiler; her şeyde olduğu gibi belki ahlâkiyat noktai nazarından da kuvvet nazarı dikkate alınmalıdır. Arkadaşlıkta ve kardaşlıkta dahi kuvvet dengesini nazarı dikkate almak lâzımdır. Zayıf olan güçlü olanın mutlaka mahkûmudur:

 

İnsanlık, adalet, bütün prensipler, kurallar ikinci derecede kalır. Her şeyden evvel kuvvettir. Binaenaleyh bizim kurtuluşumuz için bize vuku bulacak yardımlar gayemizi ihlâl etmeyen, ki bağımsızlığın korunması için kendi kuvvetimize dayandığımızı ispat etmektir. Bize yardım etmek için gelecek kuvvetler bizi yutacak kadar olursa yutar. Bu sebeple vekilleriniz gayet dikkatli ve vesveseli; bu ciheti nazarı dikkatte tutmaktadırlar. Evet, bizim için hakikaten kuvvet, insan kaynağımız vardır. Daha fazla silâh; cephane paramız olursa kuvvetimizin iki üç mislini daha ikmal edebiliriz. Hariçten kuvvet gelmesine ihtiyacımız olmayabilir. Hatta ecnebî denilebilecek kuvvetin gelmesine o kadar lüzum yoktur. Meselâ Azerbaycan bağımsızlığını tam manasiyle istihsal ve istirdat etmiştir, İslâm’dır ve bize cidden kalbî ve vicdanî rabıtalarla merbuttur. Zaten ittifak yapacağız. Bizim için faydalıdır. Bizi yutmak isteseler de biz onları yutarız. Faraza Kafkasya’da İslâm kuvveti kendiliğinden teşekkül etmiş. Meselâ İslâm kuvveti olarak bir fırka veya iki fırka süvari gelirse makbule geçer. Bir defa İslâm’dırlar, yutmak istemezler. Bu cihet çok düşünülmektedir.

 

Kaynak : www.yargitay.gov.tr
(TBMM Gizli Celse Zabıtları, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1985, C.I, s. 135 ve devamı)