Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfMükemmel 

 

ATATÜRK DÖNEMİ'NDE TÜRKİYE ve DÜNYADA SANAYİ ÜRETİM İNDEKSLERİ
( 1929 = 100 )

 

Yıl Türkiye Dünya
1929 100 100
1930 106 86
1931 112 76
1932 118 65
1933 131 75
1934 141 80
1935 141 92
1936 149 102
1937 165 110
1938 174 96
1939 196 119
Oya Köymen, A Comparative Study, of the Anglo - Turkish Relations: C. 1830 - 1870 and 1919 - 1939. (İngiliz - Türk İlişkileri Üzerinde Karşılaştırmalı Bir Çalışma: 1830 - 1870 ve 1919 - 1939). Universty of Strathclyde (Glasgow) Ekonomi Bölümüne sunulan basılmamış doktora tezi, 1967, s. 324.

 

O yıllarda sanayileşmede yalnız Sovyet Rusya 1933'ten sonra, Japonya da 1934'ten sonra Türkiye'den daha hızlı bir büyüme oranı sağlamıştır. 1929 - 1939 yılları arasında dünya sanayi üretimi artış hızının, Türkiye'den çok daha düşük olduğu gözlemlenebilir. Bu dönemde dünya sanayi üretimi artış oranı %19 olmasına karşın Türkiye'de bu alandaki artış oranı %96'dır.

 

Balkanlar'da ise Türk sanayiinin büyüme hızının toplam dünya üretimine yüzde olarak katkısı değerlendirildiğinde Türkiye'de çok hızlı bir kalkınma sürecinin başlamış olduğu görülmektedir.

 

Yıl Türkiye Yunanistan Bulgaristan Romanya
1929 0.14 0.11 0.08 0.4
1939 0.23 0.16 0.11 0.5

 

Aşağıdaki tablodan gözlemleneceği üzere, sanayileşme süreci başladıktan sonra Türkiye'de kişi başına düşen gelirde oldukça hızlı bir artış olmuştur.

 

Yıl Ulusal Gelir (Milyon TL) Nüfus (Milyon) Kişi Başına Ulusal Gelir (TL)
1927 1000 13.6 73
1929 1147 14.2 80
1935 1315 16.2 82
1938 1589 17.2 92 (yaklaşık 75 dolar)
1939 1625 17.5 95

 

Lozan Antlaşması'nın getirdiği sınırlamalar (gümrüklere egemen olamama) ve Osmanlı döneminden devralınan "miras" ın niteliği nedenleriyle 1923 - 1929 döneminde güdülen ekonomik siyasa bir zorunluluk olarak belirmektedir.

 

1929 - 1938 döneminin örnek alınabilecek en belli başlı özellikleri ise şöyle özetlenebilir:

İç anamal birikiminin son derece zayıf olduğu, genel olarak çok geri bir ekonomik yapıya sahip bir ülkede, üstelik büyük dünya bunalımı gibi dünya ekonomisinin de en olumsuz biçimde geliştiği bir ortamda, Türkiye, hiçbir anlamlı dış yardım ve iç borçlanmaya başvurmadan, sağlıklı bir sanayileşme siyasası güdebilmiştir. Sanayileşme siyasasının sağlıklı olarak nitelendirilebilmesinin başlıca nedeni, gerek ağır, gerekse tüketim maddeleri sanayileri yatırımlarına, üstelik o zamana göre, çağdaş teknoloji ile başlanabilmesidir. Ayrıca söz konusu sanayileşmede, gerek enerji kaynakları, gerekse diğer hammaddeler açısından öz kaynaklara dayanılması, bağımsız ekonomik gelişmeyi pekiştirici nitelikte olmuştur. Eğer söz konusu sanayileşme stratejisi daha sonraki yıllarda da sürdürülebilseydi durumun bugünkünden çok farklı olacağı rahatlıkla söylenebilir.

 

Kaynak : Porf. Dr. Suna Kili , Atatürk Devrimi - Bir Çağdaşlaşma Modeli, S. 263 - 264.