Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfMükemmel 

UĞUR MUMCU

 

UNUTTURULAN SÖZLER...

Bugün 19 Mayıs.

Törenlerde yine beylik söylevler dinleyeceğiz. Dün ve bugün neredeyse suç öğesi sayılan "Gençlik"ten bugün övgüyle söz edilecek; resmi devlet siyaseti ile her gün biraz daha unutturulmaya çalışılan Atatürk'ün ilkeleri, devrimleri yapay söylevler ile anılacak.

Frak-smokin, bando-mızıka, fener alayları ve resmi geçitler...

Bu törenlerde göreceksiniz, "Atatürk"ün şu sözleri hiç anımsanmayacak:

- Biz bu hakkımızı saklı tutmak, bağımsızlığımızı güvence altında bulundurmak için genel kurulumuzca, ulusal kurallarımızla bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı savaşmayı uygun gören bir mesleği izleyen insanlarız... (Atatürk, 1.12.1921, Söylev ve Demeçleri, C: I, S: 1969).

Atatürk'ün şu sözleri de hiç ama hiç akla gelmeyecek:

- Almanlarla dost olduk; Almanlar memleketimize, ordumuza ve hükümetimize kadar girdiler. Fakat Almanlardan bazıları, bağımsızlık ve onurumuza karşı tavır almaya başladıkları dakikada, en ince ve hemen hiçbir ayıt ve koşula bakmaksızın ruhen ve fiilen isyan ettim. (Atatürk, 24.1.1924, Söylev ve Demeçleri, C: 3, S: 25).

Bu sözler akla gelmeyecek, anımsanmayacak; çünkü yıllardır unutturulan ve unutturulmaya çalışılan; Kurtuluş Savaşı'nın amacı ve laik cumhuriyetin ilkeleridir.

Atatürk'ün şu sözleri, yabancılara satılan sanayi tesisleri ile ilgili çalışmaların yapıldığı bu günlerde çok daha anlam kazanıyor. Al Baraka, Faisal Finans kurumları gibi, İslam Kalkınma Bankası gibi, Arap şirketlerine tanınan ayrıcalıkları düşünerek okuyalım Atatürk'ün şu sözlerini:

- Tanzimat'ın açtığı serbest ticaret devri, Avrupa rekabetine karşı kendini savunamayan ekonomimizi bir iktisadi kapitülasyon zinciri ile bağladı. İktisat alanında bizden çok kuvvetli olanlar, yurdumuzda bir de ayrıcalıklı durumda bulunuyorlardı. Gelir Vergisi vermiyorlardı. Gümrüklerimizi ellerinde tutuyorlardı. Rakiplerimiz, bu suretle gelişmemizin ve ilerlememizin önüne geçtiler. (Atatürk, 1.3.1922, Söylev ve Demeçler, C: I, S: 226).

IMF... OECD... Dünya Bankası... 40 milyar doları aşan dış borçlar...

Atatürk, 1923'lerin Türkiyesi'nden 1989'ların Türkiyesi'ne şöyle sesleniyor:

- Geçmişte ve özellikle Tanzimat devrinden sonra yabancı sermaye ülkemizde müstesna bir mevkie sahip oldu. Ve ilmi manası ile denebilir ki, devlet ve hükümet, yabancı sermayenin jandarmalığından başka birşey yapmamıştır. (Atatürk, İzmir İktisat Kongresi, 17.2.1923. Söylev Demeçleri, C: 2, S: 110).

Şu sözler de Atatürk'ündür:

- (Büyük) devletler... iktisadi esaretle bizi felce uğratıyorlardı. Öteden beri bize bazı şeyler vermiş gibi, bizim bazı haklarımızı tanımış gibi tavır alırlardı. Bu esarete katlanan yöneticiler hoşnuttu. Çünkü görünüşte görkemli bir bağımsızlık elde etmişlerdi. Fakat gerçekte, ulusu manen miskinlik çukuruna atmışlardı. (Atatürk, Adana, 15.3.1923. Söylev ve Demeçleri, C: 2, S: 119).

Evet, frak-smokin, bando-mızıka, kabul resimleri, fener alayları. Ve beylik sözlerle dolu yapay söylevler...

Şu sözler hep unutulur:

- Yaşamak isteyen ulusumuzun istemi, basit bir kelimede saklıdır ve gayet meşrudur: Bağımsızlık! Avrupa'nın iktidarlarından ve sermayedarlarından ayrı olan asıl ulusları, bizim yaşamımızı bize çok görmüyorlar. (Atatürk, 2.7.1920. Tamim ve Telgraflar, S: 344)

Atatürk'ün bu sözleri de çoktan unutulmuştur. "Biz" diyor Atatürk, "Batı emperyalistlerine karşı kurtuluş ve bağımsızlığımızı korumakla yetinmiyoruz. Aynı zamanda Batı emperyalistlerinin kuvvetleri ve bilinen her aracı ile Türk ulusunu emperyalizme araç yapmak istemelerine engel oluyoruz. Bu suretle bütün insanlığa hizmet ettiğimize inanıyoruz. (Atatürk, Tamim ve Telgraflar, S: 339)

Atatürk, bu devrimci, bu çağdaş ve bu bağımsızlıkçı yanlarıyla niçin tanıtılmaz? "Atatürkçülüğün sahtesi" birtakım beyler ve paşalar tarafından "resmi ideoloji" yapılır da ondan tanıtılmaz!

19 Mayıs, emperyalizme karşı kuvayi milliyeci ordu ve halk tarafından verilen o kutsal savaşımın başlatıldığı gündür. 19 Mayıs Bayramı'nın anlamı da buradadır. Atatürk'ün, böylesine önemli bir günü, herhangi bir kuruma değil, "gençliğe" armağan etmesinin nedeni de işte budur.

19 Mayıs kutlu olsun!

 

Kaynak : Uğur MUMCU - Cumhuriyet, 19 Mayıs 1989 ( Uyan Gazi Kemal! )