Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

EMRE KONGAR

 

SALTANATIN KALDIRILMASI

(...)

Bu gelişmelerin ışığı altında Mustafa Kemal, artık saltanatın kaldırılması zamanının geldiğine karar verdi. Yeni Türkiye Devleti'nin, Osmanlı İmparatorluğu'nun yerine geçtiğini ve Anayasa'nın, egemenlik hakkını ulusa verdiğini belirten bir karar hazırlanarak Meclis'e sunuldu.

Sorun önce, "Müdafa-i Hukuk" Meclis grubunda tartışıldı. Sonra Meclis'te konuşuldu. Sonunda, incelenmek üzere, kurulan ortak bir encümene yollandı. Sorun, Saltanat ile Halifeliğin ayrılıp ayrılmayacağı üzerinde odaklanmıştı. Ortak encümen, Anayasa encümeni, Adalet encümeni ve Şer'iye encümeni üyelerinden oluşmuştu. Bu nedenle, hem ilerici hem tutucu ve gerici kişileri kapsıyordu. Encümendeki kimi din adamları, Saltanatın, hilafetten ayrılmayacağı fikrini savunarak, Padişahlığı kurtarmaya çalışıyorlardı.

Ortak encümen çalışmalarını izleyen Mustafa Kemal, sonunda dayanamadı ve söz alarak şunları söyledi:

"Efendim, hâkimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye, müzakere ile, münakaşa ile verilmez. Hâkimiyet, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları, zorla Türk milletinin hâkimiyet ve saltanatına, vazıulyed olmuşlardı; bu tasallûtlarını altı asırdan beri idâme eylemişlerdi. Şimdi de Türk milleti bu mütecavizlerin hadlerini ihtar ederek, hâkimiyet ve saltanatını, isyan ederek kendi eline bilfiil almış bulunuyor. Bu bir emivakidir. Mevzuubahs olan; millete saltanatını, hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız meselesi değildir. Mesele, zaten emrivakî olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehal, olacaktır. Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi taktirde, yine hakikat usulü dairesinde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir" ( Atatürk, tarihsiz : 690 - 691 ). Bu sözlerden sonra, ayrıca uzun bir "bilimsel" açıklama da yapmıştı. Bu çok "aydınlatıcı" konuşmadan sonra, encümenin en şiddetli karşıt üyeleri bile, artık saltanatın kaldırılması gerektiğine inanmışlardı. Encümen, kararını verdi ve 1 Kasım 1922 tarihinde, Meclis de saltanatı kaldıran yasayı kabul etti.

5 Kasım'da Mustafa Kemal'in en yakın arkadaşlarından İsmet Paşa başkanlığındaki bir grup, sürekli bir barışın koşullarını görüşmek üzere Lozan'a doğru yola çıktı. 17 Kasım'da da, kendisine yalnızca hilafet işlevi kalmış olan son Osmanlı Padişahı Vahdettin, İngilizler'e sığındı. Bir İngiliz savaş gemisi ile, ülkeden kaçtı. Vahdettin'in kaçışından sonra, Meclis, Osmanlı ailesinden bir başka kişiyi, Abdülmecid Efendi'yi ( 1868 - 1944 ), Halife olarak atadı. Aslında, Mustafa Kemal, Halifeliği de kaldırmaya kararlı olduğundan Abdülmecid Efendi'nin görev süresi uzun olmayacatı.

 

Kaynak : Emre Kongar - İmparatorluktan Günümüze Türkiye'nin Toplumsal Yapısı, S.118 - 119.