Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

HULKİ CEVİZOĞLU

 

YA MASALCI, YA VİCDANSIZ!

Geçen hafta sonu Güney Asya''da meydana gelen deprem ve tsunami(dev deniz dalgası) sonrası ölenlerin sayısının 100 bin civarında olduğu açıklandı.

Sanki, 2.Dünya Savaşı''nı bitiren ABD''nin Japonya''ya iki adet atom bombası atması gibi bir durumla karşı karşıyayız.

100 bin civarında çoluk-çocuk bir anda ölümle karşılaştı. Endonezya, Malezya, Sri Lanka ve Hindistan gibi çok sayıda ülkeyi etkisi altına alan ve "yüzyılın felâketi" olarak da adlandırılan âfet karşısında insan çok farklı düşüncelere kapılıyor.

Konunun insâni boyutu yanında, güvenlik ve stratejik boyutu da var.

Bugün bu iki boyutu birlikte ilişkilendirmek istiyorum.

Buradan varacağımız sonuç, daha doğrusu soracağımız sorunun -eğer gelirse- yanıtı bize çok şey anlatacak.

Bakınız, onlarca yıldır ABD başta olmak üzere pek çok Avrupa (Batı!) ülkesinin ne denli güçlü olduğu propagandaları ile beyinler yıkandı, yıkanan beyinlerin siyâseten bu ülkelere boyun eğmesi sağlandı.

YALAN YA DA PROPAGANDA !

İşin ayrıntılarına girmeden, ABD ve AB''nin bu sözde gücünün (tabii bir yere kadar bu gücü inkâr etmeden) önemli unsurlarından biri de "uzay hâkimiyeti" idi. Özellikle ABD, soğuk savaşta SSCB (bugünkü Rusya) ile girdiği uzay yarışında önemli aşamalar kaydediyor ve uzayda büyük üstünlük sağlıyordu!..

Atmosferde yörüngeye oturttukları yüzlerce (belki de binlere varan sayıda) uydusu ile her şeyi kontrol ediyordu! Bu güç (!) bizlere şöyle anlatılıyordu: Bu uydular o kadar güçlü ki, yeryüzündeki karıncanın sesini duyabiliyor, bir askerin omuzundaki yıldızları görebiliyor, vs, vs.. Bu uyduların askeri, meteorolojik, tarımsal, ticari ve haberleşmeye kadar binbir türlüsü vardı.

Bu uydular, özellikle meteorolojik amaçlı olanları Güney Asya depreminin yol açtığı tsunami sırasında ve öncesinde ne yapıyordu?..

KARINCAYI GÖREN DEVİ GÖREMEDİ Mİ?

800 km. yükseklikten "yeryüzündeki karıncanın sesini duyan!" ABD ve AB''nin uyduları dev tsunaminin sesini duymadı mı? Yoksa, duydu da haber mi vermedi?.. Bu sorunun her iki yanıtı da çok vahim.

Örnek verelim.

Diyelim ki, ABD-AB uyduları bu tsunamiyi duymadı.

O zaman, bunca yıldır söylenenlerle neredeyse korku imparatorluğu yaratılan bu güç, güç değil.

Masal!..

Bu durumun uluslararası siyâsetteki etkisi ABD ve AB''nin aleyhine olmalı.

Bu durumda ezilen ülke yöneticilerinin, "Demek ki ABD ve Batı''nın gücü abartılmış, o halde bizler de onların her istediğine evet demeyelim, bize bir şey yapamazlar" demesi gerekir. Sorunun ikinci yanıtı, "hayır biz bunu da önceden izledik, gördük" ise; bu kez büyük bir insafsızlık ve vicdansızlıkla karşılaşıyoruz demektir.

Çünkü, depremin yol açtığı dev dalgaların, onbinlerce insanın öldüğü Hindistan''ın sahillerine varması 2,5 saate yakın zaman almış.

2,5 dakikanın bile çok yaşamsal olduğu ve hayat kurtardığı bir dünyada, 2,5 saat (150 dakika) önceden durumu uydularından gözleyen ABD ve Avrupa''nın bunu haber vermemesi nasıl açıklanabilir? ÇÖZEMEDİĞİMİZ SIRLAR ARASINA SIKIŞIP KALMAK Efendim, erken uyarı sistemi yoktu, demek de ayrı bir insafsızlık.

Çünkü, bu sistem o ülkelerde olmasa dahi, telefonunuz da mı yoktu haber verecek? 100 bine yakın insanın onbinlercesini kurtarabilecekken, bunu yapmamak katliam yapmakla eş anlama gelmiyor mu? Kendilerini "medeniyet projesinin" mimarları olarak gören ve kurallarını diğer ülkelere de dikte ettiren ülkelerin yanıtı ne olacak acaba? Üçüncü bir yanıt için, komplo teorisyenlerinin oldukça uğraşması ve bizleri ikna etmesi gerekiyor... Mutlu yıllar, mümkünse tabii..

(Ekran Zaptiyesi''ne teşekkürler)

 

Kaynak : Hulki CEVİZOĞLU - 31.12.2004 -
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yazar.asp?id=13&altid=1355