Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

HULKİ CEVİZOĞLU

 

DOĞRU MU SÖYLÜYORLAR?

Biz yıllarca politikacıları eleştirerek, "doğruyu söylemediklerini", popülist yaklaşımlar sergilediklerini söyledik, yazdık ve tartıştık. Oysa, bu yalnızca politikacılar için geçerli değil.

Son günlerde bazı bürokratların ve medya patronlarının açıklamalarını izliyor ve özellikle okuyorsunuz. Bu grupta yer alan önemli bürokratlardan biri de, işi gereği, son zamanların öne çıkan TMSF (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) Başkanı Ahmet Ertürk.

Diğerleri ise, medya patronları Aydın Doğan, Turgay Ciner ve Dinç Bilgin.

Şimdi bunların sözlerini irdelemek ve kamuoyu önünde bazı tekliflerde bulunmak istiyorum.

Böylece, topluma yansıyan sözlerinin arkasında durup durmadıkları ve doğruyu söyleyip söylemedikleri de test edilmiş olacak. AHMET ERTÜRK''ÜN ARADIĞI Dün (25 Ocak 2005), Fatih Altaylı''ya konuşan Ahmet Ertürk, şunları söylemiş: "Bazı insanlara meslek hayatlarının son dönemlerinde son derece şerefli bir iş veriyor, devletin malını emanet ediyorsunuz; ama buna ihanet ediyorlar.

Türkiye''de en zor iş galiba namuslu ve becerikli adam bulmak." Bilindiği gibi, TMSF Uzan''ların bankası ve sonra da Star Medya Grubu''nun yönetimine el koyduktan sonra medya grubunun başına Adem Gürses''i getirmiş, sonra da görevden almıştı.

Dünkü Hürriyet''te Altaylı''nın yazısının başlığı "Star soyuldu mu?" idi.

Bu sorunun yanıtını TSMF Başkanı ve devlet elbette araştırıp bulacaktır.

Ben işin bir ilkesel boyutuna ve Ertürk''ün samimiyetine değineceğim. Biliyorsunuz, Ceviz Kabuğu programını Star Televizyonu''nda yaparken, sözleşmemiz Adem Gürses tarafından haksız fesih edilmişti.

Bir yıllık sözleşme süresinin dolmasına 3 ay kala yapılan bu haksız fesihe giden yolu kısaca hatırlatayım.

Adem Gürses, Star''ın başına geçtikten sonra, benim kurumla yaptığım yasal sözleşmeyi sürekli ihlal etmiş, yayına başlama saatlerine uymamış, programı zoraki tatile çıkarmış, 3 hafta yerine 6 hafta ekranlardan uzak tutmuş ve "reklam" gibi sözleşmede yer almayan birtakım sözde gerekçeler ileri sürmüştü.

(Hatta, bir telefon görüşmemizde bana, yayın saatiyle ilgili "Allah''ın emri mi?" bile diyebilmişti!) Sözleşmenin kurallarına uyulması için sürekli noter kanalıyla uyarılarda bulunmuştum.

Bu satırların sürekli okuyucularının bu gelişmeleri yakından izlediğini biliyorum. İyi niyetli çabalarım hem Adem Gürses, hem de Ahmet Ertürk nezdinde sonuçsuz kalınca ödenmeyen tazminatımı (ki, bir magazin programcısına ödedikleri paraların onlarca, evet onlarca biri kadar ancak tutan) almak için dava açtım. Şimdi, yukarıda tırnak içindeki sözleri söyleyen TSMF Başkanı Ahmet Ertük''e soruyorum: "Bu sözlerinizde samimi iseniz, yasal hakkını arayan ve seyircilere de saygısından dolayı zamanında yayına girmekten başka isteği olmayan bir programcıya niçin tazminatını ödemediniz?" Sözleşmeyi niçin fesh ettiklerini sormuyorum bile.

Çünkü, istemedikleri ile çalışmama haklarına sahipler.

Ama, yasalara uyma koşulu ile. Sayın Ertürk gerçekten "namuslu ve becerikli adam" arıyorsa, kendisini arayan gazeteciler arasında ayrım yapmaz, yasal sözleşmelere de uyardı.

Şimdi Sayın Ertürk''e devleti kâra geçirmesi için bir iyilik daha yapayım ve alacağım tazminattan 5 milyar TL''lık (5.000-YTL) indirim yapayım.

Gelsin, tazminatı ödesin, ben de mahkemeden vazgeçeyim!.. AYDIN DOĞAN-TURGAY CİNER VE DİNÇ BİLGİN Bu arada, yine biliyorsunuz, iki medya patronu Aydın Doğan ile Turgay Ciner arasında bir atışma başladı.

Sonuçta, her ikisi de "istenilen televizyon programında" karşı karşıya gelmeyi kabul ettiğini açıkladı. Sayın Doğan, sonradan karşısında Dinç Bilgin''in de olmasını şart koştu.

Doğal olarak ve tahmin edeceğiniz gibi, biz de hemen bu konunun üzerine gittik ve bu tartışmanın Ceviz Kabuğu''nda yapılmasını istedik. Önce, Sayın Ciner ve Sayın Bilgin''i aradım, programa davet etmek için.

(Henüz Aydın Doğan''ı aramadım. Çünkü, ilk davet sahibi o olduğu için, önce diğer iki medya patronunun kabul etmesi gerekiyor.)

Kendi yayın organlarında Aydın Doğan''ın davetini kabul ettiğini açıklayan Turgay Ciner''den ve Dinç Bilgin''den ise ses sedâ yok! Bu vesileyle, her üç sayın medya patronuna kamuoyu aracılıyla bir kez daha davetimi tekrarlıyorum: Buyurun Ceviz Kabuğu sizleri bekliyor.

SONUÇ

Şarkıdaki gibi eğer "gözler kalbin aynası" ise; "sözler de dürüstlüğün aynası" olmalıdır.

Fırsatlar ortada.

-------

 

Kaynak : Hulki CEVİZOĞLU - 26.01.2005 -
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yazar.asp?id=13&altid=1728