Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

AHMET GÜREL

 

ULUSAL MADEN POLİTİKAMIZ ve BOR GERÇEĞİ

Bor Nedir :

Bor, doğada saf element olarak değil, oksitler halinde bulunur. Bor, eski çağlardan beri bilinen ve kullanılan bir cevherdir. Doğada bulunan bor tuzlarına bor madeni denir. Sodyum kökenli olanlara Tinkal, kalsiyum kökenlilere Kolemanit ve sodyum – kalsiyum kökenli olanlara ise Ülesit adı verilir. Bu üç bor bileşiği, ticari olarak en çok kullanılmaktadır. Kullanılan bor ürünleri ise, boraks, borik asit, ve sodyum perborattır.

Bor Tuzlarının Bulunuşu ve Eski Çağlarda Kullanılışı

Bor tuzları, 4000 yıl önce ilk kez Tibet’de kullanmıştır. Bor, Mısırlılarca mumyalamada, Romalılarca cam yapımında kullanmışlardır. Bor bileşenlerini antik çağlarda Babillilerce ve Etilerce, altın ve gümüş işlemeciliğinde lehim olarak kullanılmıştır. Eski Yunan ve Romalılarca Bor tuzları zemine serpilerek arena temizliği için kullanılmıştır. Bor madeni Avrupa’ya, Tibet’ten Marko Polo tarafından getirilmiştir. 875 yılında ise, Araplar ilk kez bor tuzlarından ilaç yapmışlardır.

İlk borik asit; demir sülfat ile boraksın ısıtılması ile kimya öğretmeni William Homberg tarafından elde edilmiştir. 1830 yılında İtalya’da borik asit üretimi başlamıştır. Güney Amerika’da bor, 1790 yılında And dağlarında bulunmuştur. Elementer bor ise, 1808 yılında Fransız kimyacı Sir Humpry Davy tarafından bulunmuştur. İşlenebilir değerde bor madeni, 1852 yılında Güney Amerika’da ve Türkiye’de bulunmuştur. ABD’de ise, 1856 yılında bor bulunmuştur.

Bor Madeninin Anadolu’da İlk Keşfi :

1850 yılında, Fransız mühendis Camille Desmazures’e İstanbul’da alçı taşından yapılmış bir heykel hediye edilmiştir. Fransız mühendis Desmazures, heykel üzerinde yaptırdığı analiz sonucunda, heykelin yüksek oranda boraks içerdiği anlamıştır. Bu şekilde, Anadolu’da bor madeninin varlığı ortaya çıkmıştır. Heykelin yapıldığı madenin geldiği yöre ise, Balıkesir’in Susurluk ilçesinin Sultan Çayırı’dır. Desmazures, Anadolu’da pandermit adı verilen bor madenine ulaşmış oldu.. Desmazures ve ortağı Groppler, Pandermit madenini 20 sene süreyle alçı taşı olarak Avrupa’ya satmışlardır. Boraks üzerindeki bu oyun, uzun yıllar bu şekilde sürmüştür. Osmanlılarca, Bu cevherin bor madeni olduğunun anlaşılması üzerine, bu kez de yabancılar cevheri, buğdaylar altında yurt dışına kaçırılmaya devam etmişlerdir. Bu kurulan düzene, kapitülasyon sarmalında olan Osmanlı Hükümetinin karşı çıkması olanaksızdı.. Çünkü yabancı ülkelerin Elçileri ve onların atadığı Komiserler, Osmanlı İmparatorluğu’nu idare ediyorlardı.

Anadolu Bor Madeni Üzerinde Oynanan Oyunlar :

Bu arada içimizden olanlar acaba ne yapıyorlardı. Ermeni vatandaşlarımızdan Artin Dadyan Paşa Dışişleri Müşteşarı, Agop Kazasyan Paşa önce Hazine Bakanı sonra da Maliye Bakanı olmuştur. Sakız Ohannes Paşa ise, sırayla Dışişleri Bakanlığı Özel Kalemi sonra da Hazine Bakanı olmuştur. Osmanlı’nın Sadık Milleti olan Ermeni Bakanlar, yerli madencilere hiç ruhsat vermemişlerdir. Yabancı şirketler ise, aldıkları maden ruhsatlarıyla Anadolu’nun madenini talan ediyorlardı. İşte Osmanlıyı çökerten işbirliği buydu.

Anadolu Madenleri Üzerinde Yapılan Ulusal Mücadele :

1919’dan 1923 yılına kadar ulusal Kurtuluş Savaşı veren Türk ulusu, 1923’den sonra Anadolu’daki yabancı kumpanyalardan kurtulma savaşı vermiştir. Bu savaş, Osmanlı borçlarının kontrolü amacıyla kurulmuş olan Duyun-u Umumiye ve Galata bankerlerine karşı verilmekteydi. Doğal kaynaklarımız olan madenlerimiz, yabancıların alacakları karşılığı korkunç bir şekilde talan edilmiştir. Bu talanı, Cumhuriyet öncesi kurulan demiryolu güzergahını inceleyerek de görebiliriz. Demiryollarının, Ankara’ya giderken Balıkesir’i dolaşmasındaki erek neydi? Yabancı şirketler, demiryolu hatları boyunca aldıkları ruhsatlarla, maden işletmeciliği yapmışlardır.

Türk Boraks madenleri, 1904 yılında İngiliz William Vitaler’e geçmiştir. Yabancı Şirketlerce, Anadolu’da Boraks madeni çıkartılmasına Cumhuriyet devrinde de devam etmiştir. 1927 tarihinde ise, Türk bor madenleri John Oved Rıd’e daha sonra da Lord Meven Mervil’in eline geçmiştir. 1938 yılında ise, Desmont Abel Smith elinde bulunan Boraks Madenlerini, Dünya Tekeli US Borax Consolidated Ltd’ye devretmiştir. Türk Bor Madenlerinin Ulusal Kurumlara geçişi

Bor madeni üzerindeki Amerikan - İngiliz egemenliği, ancak 1935’de kurulan ulusal kurumumuz ETİBANK sayesinde kırılır. 1947 yılında, Çamköylü çoban İbrahim, Anadolu’daki bor madeni olan kolemanit madenini bulmuştur. Çoban İbrahim’in bulduğu kristallerin, İstanbul Üniversitesindeki tahlilleri sonucu kolemanit olduğu anlaşılmıştır.

1950 yılına kadar, US Borax Türkiye`deki tek bor üreticidir. US Borax, 2. Dünya Savaşı sırasında Türkiye’den yılda 15-16 bin ton ihracat yapmıştır. Ama aynı şirket, Türklerin Almanya’ya satış yapmasını engellemiştir. Türkiye’nin Bor ihracatı, 2000 tona düşürülmüştür.

1955 yılında US Borax, Türklere %2 hissesini vererek, Türk Borax Madenciliği adını almıştır. Bu şirkette çalışan ambar memuru Hüseyin Zeren, Türk Mühendislerin, yabancılarla yaptığı işbirliğini ortaya çıkarmıştır. Zeren’in yaptığı bu onurlu mücadele, Türk Madenciliği tarafından hiç unutmayacaktır.

1956 tarihinde Kütahya Emet’te bor madeni bulundu. 1959 yılında ise, Kırka bölgesinde, Mortaş grubu (Yırcalı), Türk Borax (US Borax) ve Maden Tetkik Araştıma (MTA) bor araştırıyordu. Bu sahada araştırma yapan MTA’lı mühendis Sefer Demircan ise, bölgedeki ilk tinkal cevherini bulmuştur. Demircan, Rezervi MTA’ya bildireceğine Sırrı Yırcalı’ya bildirmiştir. Yırcalı (Mortaş), bir çok bor maden sahasını kapatarak, US Borax’la ortaklık ilişkisini girdi. Bu ortaklık, maden meslek dergisi olan‘Metal Bülletin’de de ilan edildi. Türk madenciliğinde Hüseyin Zeren’in vatansever olarak anılacağı düşünülürse, Sefer Demircan’ın nasıl anılacağını da Türk toplumuna bırakıyorum.

Bor Tekellerinin Yaptığı Oyunlar :

1963 yılında, İngiliz – Amerikan kökenli dünya tekeli olan Türk Borax, : “Türkiye de Bor minerali tükenmiştir, Türkiye’nin ancak 20.000 ton satış şansı vardır. Türkiye’nin kuracağı 3 bin tonluk Bor Rafineri Tesisi, ancak devlet katkısıyla yaşayabilir. Türkiye, US Borax Consolidated’e ortak olursa ancak bor endüstrisi kurulabilir. Türkiye Amerikanın rekabetini üstüne çekmemelidir. Avrupa Endüstrisinden Türk cevheri kullananlar, fiyat rekabeti nedeniyle Amerika cevherine dönerse, Türkiye bu sahayı da kaybeder.” demiştir. Oysa Türk Borax Madencilik, bu tarihlere kadar aldığı 500 adet Bor tuzu arama ruhsatıyla, Türk firmalarını arama sahalarından uzak tutmuştur.

Bugün ETİBANK’ın elinde olan, Kırka Bor işletmesi yıllık 800 bin ton ham Bor üretim kapasitesine sahiptir. Bigadiç Bor işletmesinin yıllık 200 bin ton, Kestelek Bor İşletmesinin ise 100 bin ton cevher işleme kapasitesi vardır. Emet Bor işletmesinin ise, yıllık 500 bin ton kolomanit işleme olanağı vardır.

Bor Tuzlarının Günümüzde Kullanıldığı Yerler :

Askeri piroteknik, nükleer silahlar, havacılık için kompozitler, fotoğrafçılık kimyasalları, deterjan ve beyazlatıcılar, kağıt hamuru beyazlatıcıları ve nükleer güç reaktörlerinde muhafaza elemanları... gibi yaklaşık 250’ye yakın sanayi ürününde bor elementi kullanılmaktadır. Türkiye, dünya bor rezervinin %63’ne sahiptir. Türkiye’yi, %37 ile Rusya %10,3 ile ABD izlemektedir.Türkiye’nin dışındaki ülkelerin bor rezervi, dünyanın 50–60 yıllık ihtiyacını karşılayabilecek durumdadır. Türkiye’nin bor rezervi ise, 450 yıllık tüm dünyanın ihtiyacını karşılayacak düzeydedir. ETİBANK yaptığı çalışmayla, 1978 yılında 660 milyon ton olan bor rezervimiz, bugün 2,5 milyar tona ulaştırılmıştır. Dünya bor rezervinin %63’ünü elinde tutan Eti Holding, dünya pazarında yıllık 1,5 milyon ton ihracatla, %31.4 pay almaktadır. Türk Borax’ın bor üretimindeki payı ise, %38.9 dur. Bor piyasası yıllık 1.2 milyar Amerikan Dolarlık bir pazardır. Bu pastadan, Türk (US) Boraks’ın payı %65, ETİBANK’ın payı ise, %21’dir. ETİBANK, yılda 350 bin ton bor, Türk Borax ise, yılda 1.3 milyon ton bor ürünü işleyip satmaktadır.

Sonuç :

Dünyadaki petrolünün bitmesiyle ülkemiz, Emperyalist ülkelerin saldırısına bir kez daha uğrayacaktır. Ulusal Stratejik önemi olan Bor madenlerimiz, ülkemizin yarınları için gereklidir. Bor sayesinde, 300 milyar Amerikan Dolarını bulan dış borcumuzu bir kalemde ödeme olanağımız olacaktır. Şu an uyutulup, unutturulan bor madenlerimiz için, yeniden kurtuluş savaşına hazırlanmamız gerekiyor.

“Su uyur düşman uyumaz.”

Kaynak:

1) Para Haber Dergisi – Mart
Emrah GÜRKAN makalesi

2) ATO Ulusal Maden Varlığımız ve Bor Gerçeği, Nisan 2001

3) Cumhuriyet Gazetesi 22-23 Kasım 2005
Bor Kapanı Hasan Çetin

 

Kaynak: http://www.add.org.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=80&Itemid=64