Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

KİTAP ÖNERİLERİ

 

SÖYLEV I - II - III / ATATÜRK (Ord.Prof.Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu)

Türk Devrim Tarihi'nin bu en önemli kaynağını, başucunuzdan hiç ayırmayın...

"Sizi günlerce meşgul eden uzun ve detaylı söylevim, en sonunda geçmişte kalmış bir dönemin hikâyesidir. Bunda, milletimin ve gelecekti evlatlarımızın dikkatini çekebilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem, kendimi mutlu sayacağım. Bu söylevimle, milli hayatı sona ermiş varsayılan büyük bir milletin; bağımsızlığını nasıl kazandığını ve bilim ve tekniğin en son esaslarına dayalı, milli ve modern bir devleti nasıl kurduğunu ifadeye çalıştım.

Bugün ulaşmış olduğumuz sonuç, asırlardan beri çekilen milli felaketlerden alınan derslerin ve bu aziz vatanın, her köşesini sulayan kanların bedelidir.

Bu sonucu, Türk Gençliği'ne emanet ediyorum. ( 1927 ) "

 

ATATÜRK'ÜN BÜTÜN ESERLERİ / Kaynak Yayınları

Projenin Kapsamı Türkiye Devrimi'nin büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk'ün yazdığı, söylediği ve imzaladığı bütün belgeleri biraraya getirerek, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devrimi'nin tarihsel sürecini bilim adamlarına, araştırmacılara, aydınlara, bütün yurttaşlara ve dünya kamuoyuna, özgün kaynaklardan, yanlışsız, eksiksiz ve yorumsuz sunmak. Neden "Atatürk'ün Bütün Eserleri" Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatı, 1908 Devrimi öncesinden 1938'de hayata göz yummasına kadar toplumumuzun devrim süreçleriyle iç içedir. Başında bulunduğu eylem, yalnız ulusal tarihimize damgasını vurmakla kalmamış, insanlık tarihinin yaratılmasına da önemli katkıda bulunmuştur. Atatürk'ün ağzından ve kaleminden çıkan sözcükler, önderliğini ettiği Cumhuriyet Devrimi'nin en önemli göstergeleridir. Atatürk'ün düşünce ve görüşleri tarihsel akış ve bütünlük içinde anlamlıdır. Türkiye'de ilk kez Atatürk'e ait bütün yazı ve konuşmaların kronolojik sırayla bir araya getiren bir çalışma ölümünden 60 yıl sonra ilk kez gerçekleştiriliyor. "Atatürk'ün Bütün Eserleri" yalnız bir derleme ve özgün metinlere göre düzeltme çalışması değildir. Bir araştırma ve keşif faaliyetidir. Tarihin boşlukları doluyor Yurtiçinde ve yurtdışında, Cumhurbaşkanlığı Arşivi'nden Sovyet Devlet Arşivi ve ABD Senatosu Kütüphanesine kadar, özel ve devlet arşivlerinde gizlenen ya da kıyıda köşede kalmış belgelere ulaşmak için özel bir çalışma yürütüldü. Yüzlerce belge, yazı, mektup, demeç, tutanak, görüşme ve konuşma biraraya getirildi. İlk kez yayımlanacak Atatürk'e ait bu belgeler, devrim tarihimizin yeniden yazılmasını gerektirecek ve tartışma yaratacak önemdedir. Birikimli ve uzman kadro Bilim adamları ve araştırmacılardan oluşan 28 kişilik Danışma Kurulu'nun yanısıra, çok sayıda uzman araştırmacı, arşivci, çevirmen ve redaktör de eserin çalışmalarında görev almaktadır. Çalışmalar, Ankara ve İstanbul merkezli olmak üzere iki ana birimden yürütülmektedir. Aracısız… Yorumsuz… Yanlışsız… •Geçmişte yayımlanmış çeşitli eserlerde bulunan hata, tahrifat ve eksikler düzeltildi. • Geniş bir arşiv taramasıyla belgelerin asıllarına ya da ilk kaynaklarına ulaşıldı. • Eski yazı metinlerin çevrimyazısı gerçekleştirildi • Özgün belgesi İngilizce, Almanca, Rusça, Fransızca ve diğer dillerden metinler dilimize yeniden çevrilerek karşılaştırıldı. • Özgün metne fazla müdahale etmeden, 40 yaş aydın kuşağının Türkçesi temel alınarak sadeleştirme yapıldı •Yorumlar değil, yalnızca Atatürk'e ait olduğu kanıtlanmış metinlere yer verildi. Anılardaki aktarmalardan belgenin aslına ulaşmak için yararlanıldı. Gelecek açısından güvence Çekmecelerde, sandık odalarında, sahaflarda kaybolup gidecek çok özel ve değerli belgeler, fotoğraf ve kitaplar toplanmakta ve korunmaktadır. Bütün Cumhuriyet kuşaklarına, araştırmacılara ve arşivcilere, kimi şahsiyetlerin çocuklarına, torunlarına çağrıda bulunuyoruz. Olabildiğince eksiksiz bir eser yaratmak için ellerinde bulunan Atatürk'e ait belgelerin bir örneğini bize ulaştırmalarını diliyoruz. Katkıda bulunan herkesin adı eserin ilk sayfalarında yer alıyor. 2008 yılında tamamlanacak Cumhuriyet tarihimizde böyle geniş çaplı bir derlemenin bugüne dek gerçekleştirilmemiş olması ve içinde bulunduğumuz sosyal ve siyasi sürecin dayatması, bizi bu çalışmanın biran önce bitirilmesi göreviyle karşı karşıya bırakmaktadır. 25 ciltlik eserin 2008 yılında tamamlanması hedeflenmektedir. Devrimci gelenekle devrimci geleceği yaratmak Devrimci gelecek ancak devrimci geleneğin birikimiyle yaratılabilir. Atatürk'ü bilmek ve anlamak, bir yönüyle 20. yüzyıl Türkiye'sini ve dünyasını inceleme ve açıklama çabasının bir gereğidir. 20. yüzyılın devrimci yükselişinde, ezilen dünyanın ayağa kalkışını ateşleyen ve 21. yüzyılın büyük devrimci atılımlarına olağanüstü katkılarda bulunacak olan Türkiye halkına ve aydınlarına Atatürk'ün Bütün Eserleri'ni derin saygı ve bağlılıkla sunuyoruz.

 

NUTUK / ATATÜRK  (Yapı Kredi Yayınları)

Atatürk’ün yakın tarihimiz açısından büyük önem taşıyan ünlü eseri Nutuk, yıllar sonra Arap harflerinden bir kez daha çevrildi. Uzun soluklu bu çeviri süreci, eserin 1934 baskısında var olan ve günümüze ulaşan çeşitli hataları da ortaya çıkardı.

 

15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Cumhuriyet Halk Fırkası kongresinde bizzat Mustafa Kemal Paşa tarafından okunan büyük Nutuk, iki yıllık bir çalışma sonunda 1927 baskısından Latin harflerine aktarılarak Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı.

Nutuk’un Arap harfli ilk baskısının metni 627, belgeleri ise 303 sayfaydı. 1934 yılındaki ilk Latin harfli yayını belgeler dâhil üç cilt yapılmış, Milli Eğitim Bakanlığı daha sonraki baskılarda eseri çoğunlukla üç cilt halinde yayımlamıştı. Yapı Kredi Yayınları Delta Dizisi’nden çıkan baskının tamamı tek cilt olarak 1197 sayfada toplandı ve orijinaldeki 10 renkli harita da eklendi.

Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Nutuk’un çevirisi 1927 tarihli orijinal baskıdan yapıldı. Bu nedenle, eserin 1934’teki ilk Latin harfli baskısında yer alan hatalı okumalar ve bu baskıya dayanarak daha sonraki baskılarda yapılan hatalar Yapı Kredi Yayınları’nın bu yayınıyla düzeltilmiş oldu.

1934 baskısında var olan ve günümüze kadar aktarılarak devam eden ama Yapı Kredi Yayınları baskısında düzeltilen yanlış okumalar arasında “nurdan”ın “Sevr’den” olarak, tasmîm”in (tasarlama) “tashih” (düzeltme) olarak, “müebbed”in (sonsuz) “müeyyed” (teyit olunmuş) olarak, “salabet”in (katılık, dayanıklılık) salâhiyet (yetki) olarak, “müteessir’in (üzgün) “müessir” (etkili) olarak yanlış okunması sayılabilir.

Ayrıca  “tüfek ve cephane ziyâına ve su-i tevzî’ine müteallik” cümlesindeki “su-i tevzî’i”, “süt tevzî’i” olarak okunması da, sanki Atatürk Nutuk’ta, “tüfek ve cephanenin kaybolması ve kötü dağıtımı”ndan değil de “tüfek ve cephanenin kaybolması ve süt dağıtımı”ndan söz ediyormuş gibi yanlış okumalara da yol açmıştır.

Yapı Kredi Yayınları, bundan sonra araştırmacılar, bilimadamları ve her zaman Nutuk okuyacaklar için, ilerde “Yapı Kredi Yayınları baskısı” diye anılacak bir yayın yapmış oluyor.

 

YURTTAŞLIK BİLGİLERİ / ATATÜRK

Ulus nedir? Ya devlet? Özgürlük ne demek? Demokrasiyi nasıl tanımlayacağız? Karşılıklı haklar ve görevler nelerdir? Bütün bu sorulara Atatürk'ün, çağdaşlığını hâlâ yitirmeyen yanıt arayışları salt gençlerimizi değil, yetişkin yurttaşlarımızı da doyuracak nitelikte...

 

TEK ADAM I - II - III / Şevket Süreyya AYDEMİR

Mustafa Kemal kimdir? Asker mi? Teşkilâtçı mı? Devlet adamı mı? Öncü mü?... Elbette bunların hepsi. Ama hepsinden önce bir mantık adamı....

Mustafa Kemal, bir "Tek Adam" dı. Tarih içinde misyonu olan, bu misyonu benimseyen ve onu tahakkuk sahasına çıkarabilen adam...
İşte bu kitap, o devrin ve o insanın hikayesidir....

 

ŞU ÇILGIN TÜRKLER / Turgut ÖZAKMAN
Dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan birinin, emperyalizme karşı verilmiş ve kazanılmış ilk kurtuluş savaşının, bir millileşme ihtilalinin romanı, şaşırtıcı bir yakın zaman destanı...

Turgut Özakman'ın elli küsur yıldır süregelen çabasının ürünü.


Milli Mücadelemizin, bir serüven romanı gibi rahat okunan ve şimdiye kadar yazılmamış ayrıntılı, çok yönlü öyküsü.
· Gurur ve ibret verici gerçeklerin, gerçek belgelere dayalı olgu ve olayların, insanı içine çeken, şaşırtan, heyecanlandıran, ağlatan, gönendiren anlatısı.
Tüm yeni nesillere eşi olmayan bir armağan.

 

KUTSAL İSYAN - 8 Cilt / Hasan İzettin DİNAMO

Kurtuluş Savaşımızın gerçek hikâyesi bugüne kadar çeşitli nedenlerle ulustan gizli kalmıştır. Emperyalist devletlere karşı girişilen özgürlük savaşının genç kuşaklar tarafından bilinmesinde büyük yararlar vardır.
Şair ve yazar Hasan İzettin Dinamo, bu eserini, bu noktadan hareket ederek sabırla hazırlamıştır. 20 yıllık titiz bir çalışma, bağımsız yaşayabilmesi için neler yapması ve nelere katlanması gerektiğini göstermektedir.

Kutsal İsyan'da, emperyalist devletlerin silasız ve barışsever insanların yaşadığı bir ülkeye nasıl saldırıp, bunları yoketmeye çalıştığını; toprağını, özgürlüğünü satan bireyci kişiler yanında; vatansever halkın kanlarıyla kazandığı özgürlük savaşının hikâyesini okuyacaksınız...

 

KEMALİZM, LAİKLİK ve DEMOKRASİ / Ahmet Taner KIŞLALI

Evet. Atatürk suçludur!...


Eğer Türk işçisi, Batı'daki gibi, çocuk yaşta yeraltında günde 14-16 saat çalıştığı dönemler yaşamamışsa; bir oy hakkı için bile, Fransız işçisi gibi, 59 yıl kanlı bir savaşım vermek zorunda kalmamışsa bunun suçlusu odur!

Eğer Türk kadını yasal olarak erkeğine eşitse, "köle" değilse, seçme ve seçilme hakkını, Fransız kadınından bile önce elde etmişse; kadınlar bugün Türkiye'de vali, bakan, başbakan bile olabiliyorsa bunun suçlusu odur!

 

ATATÜRK'E SALDIRMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ / Ahmet Taner KIŞLALI

Bu kitap dört bölümden oluşuyor.
'Kemalizm Üzerine'
'Demokratik Sol-Sosyal Demokrasi Üzerine'
'Güneydoğu Sorunu Üzerine'
'Kültür, Siyaset ve Ordu Üzerine'

"Uğur Mumcu'nun arkasında ayaklarıyla ya da düşünceleriyle yürüyen tüm Atatürkçülere..."

 

BEN DEMOKRAT DEĞİLİM / Ahmet Taner KIŞLALI

Ordu niçin ve ne zaman siyasete karışır? Hangi koşullar üst üste eklendiğinde "darbe" yapar? Siyasal iktidara doğrudan ya da dolaylı olarak el koyduğunda, yönünü belirleyen etkenler nelerdir? Ordunun ideolojisi nasıl oluşur, nasıl değişir?

27 Mayıs'ın ordusu ile 12 Eylül'ün ordusu niçin düşman kardeşlerdir? Bugünün ordusu niçin 12 Eylül'ün ordusu değildir? 28 Şubat'ın anlamı nedir?
Sorular çok. Birçok sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız!...

 

BİR TÜRKÜN ÖLÜMÜ / Ahmet Taner KIŞLALI

Kitaba adını veren Bir Türkün Ölümü, yaşamının 28 yılını paylaştığı Nilgün Kışlalı'yı yitirdikten sonra, acı duyarak yazdığı yazısıdır; o günlerde yankısı büyük olmuştur. Kışlalı, "Mutluluğun paylaşıldıkça arttığını, acınında paylaşıldıkça azaldığı gerçeğini yaşayarak anladım" diyor. Paylaşıldıkça acılar nasıl azalırsa, sevinç, doğru ve güzel olanlar da büyür, yaygınlaşır. Kışlalı gibi akla, bilgiye yaslananların yaptığı da doğruları çoğaltma savaşımından başka bir şey değildir. Laik Cumhuriyetimizin başındaki kara bulutlara aldırmaz görünürsek, ne acıyı azaltma, ne de sevinci çoğaltma şansımız kalacak. Bir Türkün Ölümü gibi kitaplardaki bilgilerle beslenmek, uyarılara kulak vermek zorundayız...

 

UYAN GAZİ KEMAL / Uğur MUMCU

"Biz, Ulusal Kurtuluş Savaşı'na ve bu savaşın yüce komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e inançla bağlıyız. İlerici düşüncemizin odağına "Kemalist" düşüncenin kutsal bağımsızlık harcını koyarız. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı benimsememiş düşünce ve akımlarla hiç ama hiç bağdaşmayız."

Uğur MUMCU

 

ATAM İZİNDEYİZ / Uğur MUMCU

Sen ülkeni okyanus ötesi devletlerin öncü karakolu yapıp, sınırlarını Amerikan üsleriyle donat, sen ülke emkonomisini, uluslararası tekellerin ahtopot kollarına teslim et; sen kardeşi kardeşe vurdurtmak için gizli çeteler kur; sonra kalk, utanmadan ve sıkılmadan 'Ata'm, izindeyiz; Cumhuriyeti koruyoruz' diye siyaset dolandırıcılığı yap!.. Elsiz ayaksız bir yeşil yılan / Yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal / Hani bir vakitler Kubilay'ı kestiler / Sen buyurdun kesenleri astılar / Sen uyudun asılanlar dirilir / Mustafa'm, Mustafa Kemal' im... Cumhuriyet'in temelini elsiz ayaksız yeşil yılanlar kemiriyor; devletimiz NATO generallerinin emrinde, ülkemiz IMF'lerin ipoteğinde!... ... Uyan Gazi Kemal uyan!... ...Devletin devlete, insanın insana kulluğunu yok etmek için uyan, uyan Gazi Kemal!

 

SAHTE ATATÜRKÇÜLÜK / Uğur MUMCU

'Resmi ideoloji '' yapılan, Atatürkçülüğün kendisi midir, yoksa onun, özünden soyutlanmış, saptırılmış, iktidarsa olanların kendi ideolojilerine göre biçimlendirilmiş yapay görüntüleri mi? Ne acı ki ikincisi... Atatürkçülük, hem iktidarda olanların tek boyutlu ve kısır düşürcelerine göre biçimlendirilmiş, hem de bu haliyle ''resmi ideoloji' yapılmak istenmiştir. Atatürkçülüğü, Ulusal Kurtuluş Devrimciliği olarak anlamak ve yorumlamak gerekir. Bu anlamda ''Atatürkçülük'' anlayışını okurlarımıza sokmuş değiliz. Bugün de, ''devrim'' sözcüğünü kaldırıp, yerine ''inkılap'' sözcüğünü yerleştirerek Atatürkçülüğü benimseteceğimizi hiç sanmıyoruz. Atatürkçülük, ancak çoğulcu bir demokraside, özgürlükcü bir düzende benimsetilirse, bu eğitim daha sağlıklı olur. Atatürkçülüğü bir siyasal iktidarın ''resmi ideolojisi'' yaptınız mı, Atatürkçülük yerine sahtesi egemen olur.

 

KÜRT DOSYASI / Uğur MUMCU

"Terörü yalnızca iyi izlemek, gizli kalmış belgeleri günyüzüne çıkarmak ve parçaları bir araya getirmekle yetinmeyip, aynı zamanda bu olguya nasıl yaklaşılması gerektiğini de iyi saptamış olan Uğur mumcu, elinizdeki tamamlanmamış çalışmasında da, bir kahraman olarak sunulan ve efsaneleştirilmek istenen Apo'nun geçmişine eğilerek, onun gerçek yüzünü ortaya seriyor." Ali Sirmen

 

DEVRİM TARİHİ ve TOPLUMBİLİM AÇISINDAN ATATÜRK / Prof. Dr. Emre KONGAR

Atatürk bir diktatör müydü?
Atatürk devrimi evrensel midir?
Atatürkçü ideolojinin özü nedir?
Laiklik nedir?
Türk Devrimi bugün hangi aşamadadır?

Bu eserde, Atatürk'ü bir başka görüş açısıyla yeniden tanıyacaksınız...

 

ATATÜRK DEVRİMİ - Bir Çağdaşlaşma Modeli/ Prof. Dr. Suna KİLİ

"Türkiye İş Bankası - 1981 Siyasal Bilim Büyük Ödülü" nü alan bu eserde, Prof. Dr. Suna Kili, eşsiz kalemi ve zekâsıyla Atatürk Devrimlerini, o dönemin koşullarıyla değerlendirerek, Türk ulusunun, Türkiye Cumhuriyeti'nin bugününün ve yarınının, O'nun varlığının temelindeki ulusal, laik ve hukuksal olma bağlamında ve bu bağlamın sürekliliğinde saklı olduğunu, bizlere açık bir şekilde göstermiştir.

 

KEMALİZMİN ÖZÜ - Görüşler, Düşünceler/ Prof. Dr. Toktamış ATEŞ

...Kemalizm; "halkçılık", "laiklik", "cumhuriyetçilik", "devrimcilik", "devletçilik" ve "ulusçuluk" olmanın ötesinde, değişen nesnel koşullar karşısında, bu ilkeler çerçevesinde sürekli tutumlar takınmaktır. Kemalizm kesinlikle salt ileriye açık bir ideolojidir. Kemalizmi yorumlerken bazı farklı noktalara varılabilemesi olasıdır.

Ancak Kemalizm'de olmayan şey; "tutuculuk" ve "statükoculuk"tur. Mustafa Kemal'in düşünceleri nesilden nesile aktarılacak bir put değil; yönlendirici bir "dünya görüşü" ve dünyanın dinamik bir yorumudur...

...Acaba günümüz "Atatürkçü"lerinden kaç tanesi 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal'i Samsun'da karşılamaya giderdi? Kaç tanesi O'nun peşinden Ankara'ya gelirdi? Ve acaba kaç tanesi Galata Köprüsü'nde müttefiklere alkış tutardı?...

 

DÜNYADA ve TÜRKİYE'DE LAİKLİK / Prof. Dr. Toktamış ATEŞ

Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin bireyleri olarak hâlâ "laiklik nedir, ne değildir" tartışması içindeyiz. Laiklik; laikliğe karşı kişi ve kurumlarca çarpıtılıyor, bilinçli olarak bir "kavram kargaşası" yaratılıyor.
Toktamış Ateşi "Dünyada ve Türkiye'de Laiklik" adlı bu yapıtında, Atatürk'e ve laik cumhuriyetimize yöneltilen saldırıların; akla, mantığa ve bilime dayalı hiçbir açıklaması olmadığını gözler önüne seriyor. Atatürk'e, laikliğe ve cumhuriyete ilişkin "en sistemli" saldırı, "dinsizlik" ya da "Tanrıtanımazlık" suçlamalarıdır. Oysa Türkiye'de, dini inançlarının gereğini yerine getirenler değil; oruç tutmayan, namaz kılmayanlar baskı görmektedir. Üstelik laiklik, hoşgörüyle, din ve vicdan özgürlüğüyle bilinçli olarak karşılaştırılmakta, laik olduğunu söyleyenler dinsizlikle suçlanmaktadır.

Bu yapıtta, öncelikle bu konudaki "kavram kargaşası" çözümlenmekte; Laiklik nedir, ne değildir açık seçik ortaya konulmaktadır. Özellikle günümüzde laik Türkiye Cumhuriyeti'nin yurttaşları olarak, laikliğe ilişkin suçlama ve bilgisizlikleri; ancak bölyesine doyurucu, bilime, akla, mantığa dayalı yapıtlarla karşılayabiliriz.

 

ANADOLU İHTİLÂLİ / Sabahattin SELEK

Sabahattin Selek, bu eserinde, günümüzün politik nedenlerini düne bağlamakta, Mondros Mütarekesi'nden Cumhuriyetin ilânına kadar süren olaylar zincirini gerçekçi açıdan ve yarına ışık tutmak kaygısı ile değerlendirmektedir. Böylece genç kuşaklara soyut görünen yakın tarih olayları somut olarak ve bilimsel bir görüşle incelenmekte, tarihsel yerine oturtulmaktadır.

Açık, sade bir dil ve akıcı bir üslupla yazılmış olan eserde, halkın tutumu, özgürlük anlayışı, ordu, din ve din adamları gibi "Milli Mücadele"yi etkileyen unsurlar ve önderlerin kişilikleri de objektif bir görüşle belirtilmiştir.

 

MİLLİ KURTULUŞ TARİHİ / Doğan AVCIOĞLU

Bu eser, alışılmış anlamda bir tarih kitabı değildir. Tarih, genellikle geçmişin, yani, ölünün incelenmesi demektir. "Milli Kurtuluş Tarihi"nde ise, bugün karşı karşıya bulunduğumuz ve yarın karşılaşabileceğimiz sorunlara yanıt aranmıştır. Daha açık bir deyişle, yeryüzünde ilk bağımsızlık savaşını veren bir ülkenin milli kurtuluş hareketi, günümüzde ve gelecekte Türkiyemizi bekleyen sorunlar açısından sorguya çekilmiştir.

 

VAHİDETTİN, M. KEMAL ve MİLLİ MÜCADELE -
yalanlar, yanlışlar, yutturmacalar /
Turgut ÖZAKMAN

Son yılların, günümüze ışık tutan en geniş ve şaşırtıcı araştırması. Yakın tarihimize yönelik başlıcayalanları, yanlışları, yutturmacaları büyük bir sabırla derleyen ve titizlikle değerlendiren Turgut Özakman, yüzlerce yerli ve yabancı objektif kayanağa dayanarak gerçekleri açıklamakta, bilinen kıvrak üslubu ile bir kısım yorucu ve ayrıntılı bilgiyi bile, bir solukta okunacak biçimde sunmaktadır. Bütün tarihseverlerin ve yakın tarihimizle ilgili gerçekleri öğrenmek isteyenlerin, başucu ve başvuru kitabı olacak bir çalışma.

 

ATATÜRK, KURTULUŞ SAVAŞI ve CUMHURİYET KRONOLOJİSİ / Turgut ÖZAKMAN

'Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi'nde, 1881-1938 arasındaki 57 yıllık yoğun dönem, aynı zaman dilimi içindeki bazı dünya olaylarıyla, dönemin özelliğini belirten bazı ayrıntılar ve sayılarla birlikte verilmiştir. Kitapta, ayrıntılı kronolojiden ayrı olarak renkli sayfalara basılı, 1911-1938 dönemini kapsayan bir de 'Özet Kronoloji' bulunmaktadır. Bu kitapçık, kuru bir tarih çizelgesi olarak da okunabilir; sıfırdan başlayarak, bin türlü iç ve dış engeli, oyunu, tuzağı, yoksunluğu ve yoksulluğu adım adım aşıp zafere ulaşan; aydınlanmayı yani aklın ve vicdanın özgürlüğünü sağlayan; yalnız maddi kalkınmayı değil, sanat, kültür, hukuk vb. alanlarda da kalkınmayı amaçlayan, 18 yılda başarılmış, benzersiz bir mücadelenin, devrimlerin ve kalkınma çabaların satırbaşlarından oluşan heyecanlı bir roman gibi de.

 

19 MAYIS 1999, ATATÜK YENİDEN SAMSUN'DA I - II / Turgut ÖZAKMAN

BU KİTABI OKUYUNUZ... OKUTUNUZ...

"Bu halk ne istiyordu yahu? Atatürk'ü böyle çılgınca özlemeleri için ne sebep vardı ki? Memleketi evelallah gül gibi idare etmekteydiler. Partiler, televizyonlar, radyolar, üniversiteler, köprüler, barajlar, santraller, otoyollar, fabrikalar çoğalıyor, gökdelenler yükseliyor, döviz serbestçe alınıp satılıyor, İngilizce ağır ağır Türkçenin yerini alıyor, beceren köşeyi dönüyor, manavlarda İtalyan eriği, marketlerde Fransız sirkesi, eczanelerde Viagra bile bulunuyordu. Neredeyse cebi olan herkesin bir cep telefonu vardı. 8 yıllık eğitim de başlamıştı. Çağ atlamak başka nasıl olurdu? Daha ne olsundu! Atatürk'ün sözünü ettiği çağdaş uygarlık düzeyine bal gibi ulaşılmıştı işte! Çağdaş uygarlık düzeyi eğer bu değilse, neydi? Gerçi bazı ufak tefek sorunlar vardı ama bu kadarcık kusur da her demokraside bulunurdu."

Uzun yıllar boyunca "Ah bir gelse!", "Ah Atatürk olsaydı!" diye özledik O'nu. Bir mucize gerçekleşip Atatürk 19 Mayıs 1999'da geri dönse ve yeniden Samsun'a ayak bassasydı, ne derdi acaba, Türkiye'de neler olurdu, bugünkü durumun sorumluları ne yaparlardı? Bu kitap işte bu özlemin ve bu mucize sürecinde yaşanan çarpıcı olayların, sevinçlerin, umutların, acıların; düşündürücü, şaşırtıcı, uyarıcı, uyandırıcı ve eğlenceli sahnelerin romanıdır.

 

DÜNYA DÜŞÜNÜRLERİ GÖZÜYLE ATATÜRK ve CUMHURİYET / Prof. Dr. Özer OZANKAYA

Atatürk'ün önderlik ettiği Türk Devriminin ve kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin 'Bir Uygarlık Projresi' oluşturan ilkeler üzerine dayalı olduğu, geçen 76 yıl içinde hem Türkiye'de, hem de dış ülkelerde düşünürler ve devlet adamları tarafından sürekli olarak dile getirilmiştir. Prof. Dr. Özer Ozankaya, bu yapıtında 4 kıtadan 43 bilim, siyaset, düşün ve sanat adamıyla yaptığı görüşmelerde dış dünyanın Atatürk'e ve Cumhuriyetimize olan övgü ve hayranlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

 

SÖMÜRÜLEN ATATÜRK ve ATATÜRKÇÜLÜK / Asım ASLAN

Yurdumuzda çeşit çeşit Atatürkçüler vardır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

Papağan Atatürkçüleri: Atatürk'ün söz, düşünce ve özdeyişlerini tıpkı bir papağan gibi ezberleyip yineleyenlere ( tekrarlayanlara ) papağan Atatürkçüsü denir.

Tören Atatürkçüleri: Bunlar, sadece ulusal ve resmi bayramlarda, törenlerde Atatürkçü olan kişilerdir.

Reklam Atatürkçüleri: Atatürkçülüğü gerçekten benimsemedikleri halde, her fırsatta Atatürkçülükten söz ederek, Atatürkçülüğün reklamını yapanlara reklam Atatürkçüsü denir.

Korku Atatürkçüleri: Korkularından Atatürkçü olanlara korku Atatürkçüleri veya zoraki Atatürkçüler denir. Bunlar, korktuklarında, sıkıştıklarında, zor durumda kaldıklarında Atatürkçü olurlar.

Moda Atatürkçüleri: Atatürkçülük, yurdumuzda bazı dönemlerde moda olur. Sadece Atatürkçülük modasına uymak için Atatürkçü olanlara, Atatürkçü görünenlere moda Atatürkçüsü denir.

Söylev Atatürkçüleri: Bunlar, Atatürk ve Atatürk inkılâpları üzerine söylev çekmeyi Atatürkçülük sayan kişilerdir.

(...)

 

UYGARLIK, ÖZGÜRLÜK ve ATATÜRK / M. İskender ÖZTURANLI

"Bu kitapta, aydınlıkla karanlığın, umutla umutsuzluğun, yaşamla ölümün çelişkileriyle, çatışmalarıyla karşılaşacaksınız. Uygarlık, özgürlük, demokrasi ve erdem sorunlarıyla, insan dediğimiz o soylu yaratığın pek de hoş olmayan davranışlarıyla yüz yüze geleceksiniz. Kimi sayfalarında bir haykırış kimi sayfalarında bir yıkılış çıkacak karşınıza. Ulusumuzun yazgısı da buna benzemiyor mu?"

 

NEREDESİN EY ATATÜRK / M. İskender ÖZTURANLI


Atatürk'ten sonra gelmiş geçmiş tüm devlet adamlarından ve siyasi iktidarlardan yakınmalar bulacağınız bu kitapta, Türkiye'yi yönetenlerin hemen hemen tümünün Atatürk ilkelerinden ödün üstüne ödün vermelerini okuyacaksınız...

 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN LİDERLİK SIRLARI / Adnan Nur BAYKAL


Atatürk'ü başka açıdan gören bir eser.

 

ALMAN VAKIFLARI ve BERGAMA DOSYASI / Dr. Necip HABLEMİTOĞLU

Cumhuriyet Tarihçisi Dr. Necip Hablemitoğlu, Avrupa Parlamentosunun A4-0432/98 sayılı kararından sonra AB ülkelerinin neden Bergama'daki altın üretimiyle ilgilendiklerini araştırdı. Uzun araştırma sonunda bu kararın arkasındaki ülke ortaya çıktı. Almanya... Sonra Bergama'da, Havran'da, Sivrihisar'da, Uşak'ta ve daha pekçok altın yatağına sahip yerleşik merkezinde Alman Vakıfları ve örgütleriyle karşılaştı. Almanya'daki Türkleri biliriz de, Türkiye'deki Almanları bilenimiz var mıdır? Türkiye'de her türlü etnik, dinsel-mezhepsel ajitasyonu gerçekleştiren, toplumsal, siyasal, ekonomik ve hatta genetik alanlarda hazırlattığı projelerle her türlü espiyonaj faaliyetini sürdüren, yerel basında, yerel yönetimlerde, üniversitelerde, sendikalarda, kamu kurum ve kuruluşlarında, kısaca stratejik öneme sahip birimlerde "etki ajanı" ve "Alman sempatizanı" yetiştiren, şeriatçı yapılanmalardan çevreci örgütlere, bölücü yapılanmalardan terör örgütlerine, legal derneklerden siyasi partilere kadar uzanan çizgide, Türkiye'ye, Atatürk ilke ve devrimleri ile Cumhuriyet'in tüm değerlerine karşı olan, ulus devletin parçalanmasını isteyen tüm rejim karşıtlarına lojistik destek veren, bu ülkeyi alttan oyan bir avuç Alman istihbaratçısı, Türkiye'de Vakıf temsilcisi statüsünde göre yapmakta ve Türkiye'deki Sivil Toplum Örgütleri (NGO) olgusunu çok iyi kullanmakta... Dr. Necip Hablemioğlu, alanında ilk olan bu araştırmasında Türkiye'deki Alman yıkıcı etkinliklerini belgeleriyle gözler önüne seriyor.

 

KÖSTEBEK / Dr. Necip HABLEMİTOĞLU

Yıl 1925. Büyük Atatürk, genç Cumhuriyetin yurttaşlarına ve dış ülkeler şu tarihi mesajı veriyordu: "Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz"...
Yıl 2002. Türkiye Cumhuriyet, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecinin sancılarını yaşıyor...Geçtiğimiz yüzyılın başında, İngiliz işbirlikçisi Derviş Vahdeti, Sait Molla, Dürrizade Abdullah, İskilipli Atıf gibi mürtecilerin tasfiyesi üzerini Cumhuriyet kurulmuştu. Bugün, küreselleştiği iddia olunan dünyada, gerçek anlamda küreselleşen Türkiye vatandaşı mürteciler, İngiltere'nin yanı sıra, ABD, Almanya, Libya, Suudi Arabistan gibi ülkelerden yönetilmeye, yönlendirilmeye devam ediyorlar.

 

KARŞIDEVRİM (1945 - 1950) / Çetin YETKİN

Günler günleri kovaladıkça, yaşam ilerledikçe gördüm ki, Türkiye'de yaşanan Karşıdevrim'in başlangıç gün saati, 10 Kasım 1938, 09:05'tir. Bu karşıdevrimin ilk yılları II. Dünya Savaşı dönemine denk geldiği için, o günlerin ölüm - kalım kaygısı içinde, pek anlaşılamamıştı, anlayanlar da seslerini duyuramamışlardı. Savaşın bitiminde ise, karşıdevrim, demokrasi, çok partili düzen, demokratikleşme yaygaralarının arkasına ustaca gizlendi. Bu sürecin kaçınılmaz sonucu, Türkiye'nin emperyalizme teslim edilmesi olacaktı.

 

ATATÜRK'ÜN İZİNDE BİR ARPA BOYU / Doç. Dr. Bahriye ÜÇOK

TV'den naklen verilen bir mevlitte, tarih boyunca Anadolu'yu ilk kez yüzde doksan dokuz buçuk müslümanlaştıran O'nun adı son duada anılınca cemaatten homurtular yükseldi. Camide âdeta küçük çapta bir ayaklanma oldu. Atatürk'ün izinde idik.
(...)

 

Emperyalizmin Tuzaklarındaki Ülke ya da
OLTADAKİ BALIK TÜRKİYE /
M. Emin DEĞER

"Biz askeri paktlarımızı kurmayı ve sağlamlaştırmayı hedef alan tedbirlere devam etmeliyiz... büyük ölçüde politik ve askeri nüfuz garantileyecek genişlikte bir ekonomik yayılma planını Asya, Afrika ve diğer az gelişmiş bölgelerde uygulamak zorundayız... (Nelson A. Rockefeller'in Başkan Eisenhower'a yazdığı mektuptan)

"Çağdaş tarihimizin en acı öyküsüdür anlatılan... İnandırıcılığı belgelerle güçlendirilen, alabildiğine titiz bir araştırma bu. Büyük bir ilgiyle, ama yine de hüzünle okuyorsunuz; çünkü Emin Değer o hengâmede aymazlıkları, yer yer ihanetleri de sergiliyor...."(Server Tanilli)

 

... BİR MİLLET UYANIYOR!.. 1 / Yöneten: Attilâ İLHAN

Usta yazar Attilâ İlhan'ın yönetiminde, her biri Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak ve savunmak yolunda uğraş vermiş 17 değerli insanın kaleminden cumhuriyetimize ve insanımıza yönelik tehlikeler, sorunlar ve çözüm önerileri.

Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak ve savunmak kararlılığında olan herkes için, Bilgi Yayınevi'nden önemli bir kültür hizmeti.Attilâ İlhan yönetimindeki Bir Millet Uyanıyor dizisinin aynı adlı ilk kitabında, Cüneyt Akalın, Sina Akşin, Necla Arat, Ataol Behramoğlu, Arslan Bulut, Tevfik Çavdar, Barış Doster, Alpaslan Işıklı, Halit Kakınç, Yıldırım Koç, Erol Manisalı, Mehmet Bora Perinçek, Vural Savaş, Necdet Sevinç, Sadi Somuncuoğlu ve A.Altay Ünaltay yer alıyor. ...Batı ittifakı ve NATO üyeliğinden bu tarafa, 'sistem', ekonomiden kültüre, savunmadan eğitim ve öğretime, bütün 'ulusal' kalelerimizi düşürmek peşindedir; 'dil'ini ve 'din'ini, açık açık, göstere göstere, dayatmaya başlamıştır...O halde, hangi kesimden olursak olalım, 'teslim olmamak' için, biraraya gelmek, ortak bir direnişe yönelmek, millet olarak uyanmak zorundayız.Bu dizi, bizi uykumuzdan uyandırmak amacıyla hazırlanmıştır. Dizinin diğer kitapları, aynı yazarların ve onlar gibi, "karakterleri hürriyet ve istiklal olan" başka değerli kalemlerin çalışmalarından oluşacak.

 

BİR MİLLET UYANIYOR 2 - TÜRKLERİN JEOPOLİTİĞİ ve AVRASYACILIK /
Suat İLHAN - Yöneten: Attilâ İLHAN

...Batı ittifakı ve NATO üyeliğinden bu tarafa, 'sistem', ekonomiden kültüre, savunmadan eğitim ve öğretime, bütün 'ulusal' kalelerimizi düşürmek peşindedir; 'dil'ini ve 'din'ini, açık açık, göstere göstere, dayatmaya başlamıştır...
O halde, hangi kesimden olursak olalım,'teslim olmamak' için, biraraya gelmek, ortak bir direnişe yönelmek, millet olarak uyanmak zorundayız. BU DİZİ, BİZİ UYKUMUZDAN UYANDIRMAK AMACIYLA HAZIRLANMIŞTIR. parola:vatan işareti:namus

 

BİR MİLLET UYANIYOR 3 / BATILI İŞÇİ SÖMÜRÜYE ORTAK
Yazarı: Yıldırım KOÇ - Yöneten: Attilâ İLHAN

Bir Millet Uyanıyor dizisinin üçüncü kitabı,20 yıldır YOL-İŞ Sendikası Eğitim Dairesi Başkanlığı yapan Yıldırım Koç tarafından kaleme alındı. Türkiye'de emperyalizm, işçi sınıfı ve sendikalara ilişkin sorular; Amerikan, Alman, İngiliz emperyalizmi ve sendikaları deneyimlerinden hareketle yanıtlanıyor.
Yıldırım Koç kitabında, “burjuva proletarya” kavramından yola çıkarak
“'İşçi sınıfı enternasyonalizmi ve küresel direniş' mi yoksa 'sendika emperyalizmi' mi? ” sorusunu irdeliyor.

 

GÖZ GÖRE GÖRE... KAPANA DÜŞTÜ TÜRKİYEM - BİR MİLLET UYANIYOR 4/
Sadi SOMUNCUOĞLU - Yöneten: Attilâ İLHAN

Türkiye'nin deneme tahtası yapılmasına daha fazla izin verilemez. Bölünüp bölünmeyeceğini denemek kimsenin hakkı da haddi de değildir... Bu kapan mutlaka kırılmalıdır, kırılacaktır da!" O halde hangi kesimden olursak olalım, 'teslim olmamak' için, biraraya gelmek, ortak bir direnişe yönelmek, millet olarak uyanmak zorundayız.

Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak ve savunmak kararlılığında olan herkes için, Attila İlhan'ın yönetiminde hazırlanan "Bir Millet Uyanıyor" dizisinin dördüncü kitabını Sami Somuncuoğlu kaleme aldı. "AB'nin yalanları, odaktaki Kıbrıs, hedefteki Lozan ve uyutulan 'göz göre göre' kapana düşürülen Türkiye."

 

ALLAHIN SÜNGÜLERİ "reis paşa" / Attilâ İLHAN

Yıl 1920. "Reis Paşa" artık Anadolu'ya geçmiş, millitvekilleri Ankara'ya toplanmakta... Yurdun dört bir yanında direnişin ateşi harlanmış. Ama kışkırtmaların, ayaklanmaların da ardı arkası kesilmiyor. Ortalık toz duman.
"Reis Paşa", bir yandan savaşı yönetirken, bir yandan da tasarladığı geleceğin bir yandan da tasarladığı geleceğin tohumlarını atıyor... Allahın Süngüleri bu büyük direnişin öyküsünü anlatıyor ve onun kahramanlarının etten kemikten, "insan" resimlerini çiziyor. Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Halide Edip, Yunus Nadi... Makbule Hanım, Zübeyde Hanım, büyük aşk Fikriye... Tarih kitaplarında birer isim olan bu şahsiyetler romanda adeta canlanıyor, hayat buluyor. Hepsi, bazen soğuk Ankara tepelerinde, bazen İstanbul'un bir zengin konağında, bazen tıklım tıklım direnişçi dolu trenlerde, bazen meclise giden tozlu yollarda nefes alıyorlar...

Romanın görsel dili sizi Kurtuluş Savaşı'nın en hummalı günlerinin ürpertici atmosferine katacak; kah "demirkırı bir kısrağın" soğukta dumanlaşan nefesini yüzünüzde hissedecek, kah "Reis Paşa"yla birlikte Ankara'nın "damar damar, çilek pembesi, soğuk ve dumanlı bir lacivert" gecesine bakacaksınız. Allahın Süngüleri, Aynanın İçindekiler dizisinin altıncı romanı...

 

YILDIZ HİLAL ve KALPAK - GAZİ'NİN ULUSAL SOLCULUĞU -
CUMHURİYET SÖYLEŞİLERİ (Ekim 98 - Mart 99) /
Attilâ İLHAN
T. İş Bankası Kültür Yayınları

 

EY TÜRK İSTİKBÂLİ'NİN EVLÂDI! / Hulki CEVİZOĞLU Ey Türk İstikbâlinin Evlâdı!

Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nı başardıktan sonraki “son sözü”, bugünkü koşullarda bizim için yeniden “ilk söz” haline geldi. Bugün, neredeyse “her şeye yeniden başlıyoruz!”, Kurtuluş Mücadelesi’ndeki gibi.. Mustafa Kemal, “EY TÜRK İSTİKBÂLİNİN EVLÂDI!” derken, “Birinci görevimizin Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti’ni sonsuzluğa değin korumak ve savunmak” olduğunu söylüyordu. “Bütün bu koşullardan daha acılı ve daha korkunç olmak üzere...” diye de, olacaklar konusunda hepimizi uyarıyordu. İşte, bu kitapta “Ulusumuzun yoksulluk ve sıkıntı içinde ezgin ve bitkin düşmüş” durumuna çâre olacak görüşlerimizi sunuyor, bugünkü büyük tehlikelere dikkat çekiyoruz.

Ali Kemaller’in medyasında unutmamalı ve haykırmalıyız ki; “Bu ortam ve koşullar içinde dahi görevimiz, Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyeti’ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur!..”

 

YA SEV YA SEVR (Bir Gafletin Büyümesi) / Hulki CEVİZOĞLU

“Tarihi uykulardan” hep son anda uyanan Türkiye, bugün de uluslararası büyük planların hedefinde. İçerde ise, yıllardır bir gaflet gözümüzün önünde büyüyor ve büyütülüyor.
Hulki Cevizoğlu, Türkiye üzerinde oynanan oyunları “inceledi”, “araştırdı” ve önemli insanlarla konuştu... Ortaya, nefesinizi tutarak okuyacağınız, bir solukta bitireceğiniz bir eser çıktı.
Bu kitapta; - terörün en yoğun olduğu dönemde Başbakan Demirel ve Yardımcısı İnönü’nün politikalarının sonuçlarını; - “Başbakan Özal, ‘PKK büyüsün’ diye TSK’yı 10 yıl devreye sokmadı”, “Bunlar bence çok ağır gafletler, bir bölümü de ihanet” diyen önemli komutanın şok açıklamalarını; - “Pilotlar ile piyade ve komando subaylarımdan ABD’nin PKK’ya yardımını bizzat gözleriyle gördüklerine ilişkin anlatım dinledim” diyen bir başka komutanın açıklamaları ile - ilk kez duyacağınız çok önemli tarihi gerçeklerin ışığında, yıllardır büyüyen bir gafleti, ülkemizi bölme çabalarını ve iyi birşeymiş gibi sunularak canlandırılmak istenen “1991 ruhu”nun ne olduğunu, nasıl geliştiğini bulacaksınız. Bugün, bu ülkede yaşayan bizler “ya bu ülkeyi sevecek, ya da Sevr’e razı olacak...” noktaya geldik.
Bu kitapta okuyacağınız herşey gerçektir. Ciddi bir araştırma ve incelemeye dayanmaktadır. Okuyacağınız birçok bilgi karşısında şaşkınlığa düşseniz de, ders almayı unutmamalıyız.

 

BÜTÜN KALELER ZAPTEDİLMEDİ (Attilâ İlhan’la Birkaç Saat) / Hulki CEVİZOĞLU

Türkiye’de bir grup “toplu uyku hâli” içinde kendisini “pop kültüre” kaptırmış, esnemeye ve bunu etrafındakilere de bulaştırmaya devam ediyor. - “Türkiye’nin bir hain kontenjanı var, bu nüfusun yüzde 10’udur”, - “Türk aydını dediğimiz kişi, Batı’nın manevi ajanıdır”, - “Eğitim, savunma ve ekonomi milli olmalıdır, olmazsa Sevr gelir”, - “Batı diye bir şey yoktur. Bu hayâli bir kavramdır.” - “Türkiye’de basın Türk değildir”
Toplumcu yazar ve düşünür” Attilâ İlhan’ın, ülke çapında büyük heyecan yaratan ve dalgalanmalara neden olan bu açıklamaları bir “ders” ve “belge” niteliğinde. “Dipten bir dalga yükseliyor. Bir çeşit Müdafâ-i Hukuk oluşuyor” diyen Attilâ İlhan’ın sözünü ettiği “dipten gelen dalga” yakın bir zamanda esneyenlerin yüzüne tokat gibi çarparak ya uykudan uyandıracak, ya da...

 

AMERİKA'NIN KÖRFEZ SAVAŞI / Hulki CEVİZOĞLU

1991’deki Birinci Körfez Savaşı’ndan tam 12 yıl sonra, 20 Mart 2003 saat 04.30’da Bağdat’a yeniden ABD füzeleri düşmeye başladı. Günlerdir durumu anlamaya çalışanlara yanıt, eski başbakanlardan Bülent Ecevit’ten geliyordu: “Türkiye bir bakıma işgal altına girmiş bulunuyor.” 1. Körfez Savaşı’nda dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal, savaş istiyordu. Özal’ın savaş isteğinin temelinde, “Orduevlerinde yatıp kalkan bir ordu istemiyorum. Ordu dediğin savaşır” görüşleri vardı. Bu kitapta birinci savaşta yaşananların, verilen sözlerin, tutulmayan vaadlerin, yalanların, ortaya çıkan gerçeklerin ve analizler ile ciddi değerlendirmelerin; 2003 yılındaki 2. Körfez Savaşı’na ışık tuttuğunu göreceksiniz.

 

TÜRK OLMAK / Hulki CEVİZOĞLU

Batılılar tarafından yüzyıllardır dünyaya ve Türkler’e yapılan propaganda ile; Türkler’in barbar, vahşî, uygarlıktan uzak, yalnızca savaşan ve uluslaşamamış göçebe bir topluluk olduğu ileri sürüldü. Bu kitapta, “Ah Şu Biz Kara Bıyıklı Türkler” ve “Ah Şu Biz Göçebeler” adlı kitapları ile büyük tartışmalar yaratan ünlü yazar Demirtaş Ceyhun’un iddiaları, iddialara yanıtlar; Türk’üm Doğru’yum demenin, ulus-devlet-ülkü ve yurt kavramlarının çağdışı olup olmadığı; Türkler’in göçebe mi uygar mı olduğu; Türk aydınına düşen görevler ve Oryantalizm’in etkilerini büyük ilgiyle okuyacağınıza eminiz.

 

TARİH TÜRKLER'DE BAŞLAR / Hulki CEVİZOĞLU

Pek çok kitapta “tarihin Sümer’de başladığı” ileri sürülür. “Yeni tarih tezi” ile “Tarihin Türkler’de başladığı” görülüyor. Bu kitapta yer alan, yeni tarih tezini, Batı’nın Türkler’i tarihsiz bırakma ve Türk Tarihi’nden kurtulma çabalarını, Türkiye üzerine oynanan oyunları ve Oryantalizm’in yıkıcı etkilerini büyük bir ilgiyle okuyacağınıza eminim. Böylece, “Türklüğün medenî vasfı güneş gibi doğacaktır” diyen büyük Atatürk’ü daha iyi anlayacak ve “Bu 2. Kurtuluş Savaşı’dır” diyen bilimadamlarına hak vereceksiniz.

 

TÜRKÇE İBADET / Hulki CEVİZOĞLU

“Türkçe ibadet” ya da “anadilde ibadet” konusu Türkiye’de alevi hiç sönmeyen bir ateş gibi. 2002 yılı sonundaki tartışmanın içeriği ibadetin Türkçe olup olmaması değil, ezanın gerekli olup olmaması noktasına geldi. Bundan sonraki aşamaların neler olacağı büyük bir soru işareti !.. Oysa, kimi ilâhiyatçılara göre “ibadetin parçası”, kimilerine göre ise “sadece bir duyuru” olan ezanın “ulusal kimlik”le de sıkı bağlantısı var. Bu kitapta yer alan Cemal Kutay’ın “Türkçe ibadet” (anadilde ibadet) konusundaki ayrıntılı açıklamaları ile ek bilgilerin, bugünkü ve gelecekteki tartışmalara ışık tutacağına inanıyoruz.

 

TÜRKİYE ve TÜRKÇE ÜZERİNE OYNANAN OYUNLAR / Hulki CEVİZOĞLU

Avrupalı’nın bize uyguladığı “oryantalist” propaganda, kendisinden olmayanın ya da kendisine benzemeyenin “çağdaş olmadığı” yanılgısına dayanıyor. Günümüzde moda bir kavram ve akım olan “küreselleşmenin” ardına gizlenen egemen yabancı diller, özellikle İngilizce, anaokuluna kadar girdi. Yabancı dil öğretilmesi yerine, yabancı dille eğitimin desteklenmesi, dil emperyalizminin su gibi sessiz ve sinsi biçimde her yere sızması sonucunu doğurdu.

“Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk Milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır” diyen Atatürk’ü bugün kaç kişi duyuyor acaba?.. Dün, şairimiz de haykırıyordu: “Türkçe’nin çekilmediği yerler vatandır!” Bugün ise Türkiye, “psikolojik (ruhbilimsel) bir savaşla” karşı karşıya... Bu kitapta, Türkiye ve Türkçe üzerinde oynanan oyunların büründüğü şekilleri, oyunun boyutlarını, yere düşen “ses bayrağımız” Türkçe’nin yeniden lâyık olduğu zirvede dalgalanması için alınması gereken önlemleri okuyacaksınız.

 

ALTIN ve SUİKAST (Bergama ve Alman Vakıfları Olayı) / Hulki CEVİZOĞLU

Altın ve suikast!.. Bu iki sözcük, Türkiye’de Dr. Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesi ve onun son yıllardaki mücadelesini anlatıyor. Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizleri ile boğuşan ülkemizde, yer altındaki milyarlarca dolarlık değerli ve kimileri stratejik madenimizin “uyuyor” ve “uyutuluyor” olması ne anlama geliyor? Büyük devletler ya da (kimilerine göre devletlerin bile üzerindeki) “bazı büyük güçler” mi bizleri uyutuyor?

 

28 OCAK - BİR HÜKÜMET NASIL DEVRİLDİ / Hulki CEVİZOĞLU

Ordu nasıl konuşur; neyi nasıl söyler; eyleminin ipuçları ve yaptırımı nelerdir? “Tankların yürümesine neden olan adam Bekir Yıldız”, “12 Mart’ın ünlü Muhtıracısı E.Orgeneral Muhsin Batur” ve “Tarikat Sermayesinin Yükselişini önleyen yazar Faik Bulut” ile yapılan röportajlarla, 28 Şubat Süreci, bu kitapta üç farklı boyutla ele alınıyor.

 

EN SEVDİĞİ GÜNEŞTİ / Alptekin GÜNDÜZ

1950 lerin Türkiyesinden tutun da 1980 li 90 lı yıllara kadar geçen olayları, bir başka açıdan görme olanağını bizlere gösteren Sayın Alptekin Gündüz, iyi bir yazar olarak da kendisini kanıtlamıştır. O kadar çok bilgiye, uzun yılların verdiği bir araştırma sayesinde kısa bir zamanda sahip olabilmenin, ve Cumhuriyet tarihine büyük hizmetlerde bulunmuş büyük bir şahsı - Suphi Baykam’ı - tanıyabilmenin mutluluğunu yaşıyorum.

Akıllarda kalacak tek soru belki de şu : Siyaset mi? HASTAŞ mı?
Bir biyografiden öte, genç - yaşlı bütün insanlığa bir ders kitabı hediye ettiğiniz için şükranlarımı sunarım.

 

ATATÜRK VE TIBBİYELİLER / Metin ÖZATA

Mustafa Kemal’in genç subaylık döneminden ölümüne kadar arkadaşlık yaptığı, cephelerde birlikte çalıştığı, görev verdiği ve çeşitli nedenlerle karşılaştığı Tıbbiyeliler vardır. Onlar, hem Atatürk’ün sağlık sorunlarını gidermeye çalışmış hem de ülkenin bağımsızlığı için çeşitli cephelerde mücadele etmişlerdir.

Mesleği icabı insan sağlığıyla uğraşan ve onları ölümden kurtarmaya çalışan Tıbbiyeliler, vatan işgale uğrayınca müfrezeler kurmuş, Müdafaa-i Hukuk teşkilatlarında başkan veya üye olmuş ve hatta Kuvayi Milliye emrinde savaşmıştır.

Bilim ve teknolojinin ülkemize yerleşmesinde büyük katkıları olan Tıbbiye, bağrından çıkan vatansever öğrenci ve hekimler sayesinde ulusal direnişin en güzel örneklerini vermiştir.

Bu kitapta şimdiye kadar pek yazılmamış bir pencereden Mustafa Kemal’in yaşam mücadelesini ve arkadaşlık yaptığı, sırlarını paylaştığı, gizli görev verdiği, Çanakkale ve İstiklal Savaşı’na katılmış ve Kuvayi Milliye emrinde savaşmış tıbbiyelilerin gerçek öyküsünü bulacaksınız.

 

PATLAK AMPUL / Ergün POYRAZ "Patlak Ampul" muhteşem bir kitap. Tayyip'in ve ekibini belgelerle okuyup öğreneceksiniz. "Biz değiştik" palavrasının geçmişini göreceksiniz.

Emin Çölaşan / Hürriyet 11 Kasım 2002

Patlak Ampul... Erbakan ve Tayyip'in belalısı Ergun Poyraz'ın yeni kitabı... Bu kitap çok konuşulacak. Çünkü içindeki iddialar çok büyük. Kitapta AKP'nin sabıkalı adaylarından, AKP'li kurucu milletvekilleri ve adaylarının Laik Cumhuriyete ve Atatürk'e yönelik küfür dolu sözlerini, Tayyip Erdoğan'ın Belediye şirketlerinde yer alan sabıkalı, PKK'lı DHKP-C'li, Hizbullahçı, İBDA-C'li isimlere kadar ilginç bilgiler yer alıyor. AKP'nin adının ve ambleminin nereden geldiği, Tayyip Erdoğan'nın Yahudi kuruluşları ve CIA elemanları ile ilgili bağlantıları Laik Cumhuriyet'i yıkmak amacıyla çete kurmaktan dolayı DGM'de yargılanan Fethullah Gülen ile ilişkileri...
Zübeyr Kındıra/Star-17 Ekim 2002

Yazara, AKP Genel Başkanı ve Başbakan sıfatı ile Tayyip Erdoğan 50 milyarlık, Başbakan başdanışmanı Cüneyt Zapsu 10 milyarlık davalar açmışlar, bu isimlerin iş ortağı M. Fatih Saraç kitabın toplatılmasını istemiş ancak

 

MUSA'NIN GÜLÜ / Ergün POYRAZ

Her yazdığı kitap olay olan yazar, bu kitabıyla da Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül'ün dünden bugüne gelişimini, çocukluğundan evliliğine, evliliğindeki ilk gelişmelerden bugüne bilinmeyenlerini gözler önüne seriyor.

Kitapta, Kayseri olarak bilinen Gül'ün Siirt göçmeni olmasının ve kabinedeki diğer akrabası olan bakanı göreceksiniz.

(...) Abdullah Gül'ün mahkemeleri ve mahkumiyet kararlarını okuyacak oldukça şaşıracaksınız. İngiliz istihbarat servislerinin yurtdışı görevlere gönderilecek ajanlarının önemli bir kısmının seçildiği Exeter Üniversitesi'ndeki eğitim günlerini ve ilişkilerini okuyacaksınız...

 

MUSA'NIN ÇOCUKLARI - TAYYİP ve EMİNE / Ergün POYRAZ

"Elimde Ergün Poyrazın birkaç gün önce piyasaya verilen son kitabı...
"Musanın Çocukları Tayyip ve Emine." (Togan Yayınları.)
Okumaya başladım, elimden bırakamadım. Ergün Poyraz muhteşem bir araştırmacı. Akla hayale gelmeyen arşivlere balıklama dalıyor, inanılmaz belge ve bilgileri ortaya çıkarıyor ve yorumunu yapıp okurlarına sunuyor.
Bundan önce yazdığı "Patlak Ampul", "Refahın Gerçek Yüzü", "Kanla Abdest Alanlar" gibi kitapları da böyleydi.
"Musanın Çocukları Tayyip ve Emine"yi okurken şaşırdım. Türkiyeyi kimlerin yönettiğini, onların geçmişini, yaşam öyküsünü, büyük sermaye ile aralarındaki parasal ilişkileri gerçi biliyordum ama böylesini, bu kadarını ve dahası, kitabın isminin niçin bu olduğunu Ergün Poyrazın kitabını bir solukta okuyunca öğrenmiş oldum!

Burada size daha fazla bilgi vermek istemiyorum. Sizden ricam, bu sürpriz kitabı mutlaka okumanızdır. Okuyunca bana teşekkür borcunuz olacak! Bir mesaj atıp teşekkür etmenizi bekleyeceğim."
Emin Çölaşan / 18 Nisan 2007 - Hürriyet

 

TÜRKİYE'NİN ETNİK YAPISI - Halkımızın Kökenleri ve Gerçekler / Ali Tayyar ÖNDER

"A. Tayyar Önder'in 5 yıllık araştırması (Kürtler) hemen tüm malzemeyi önümüze koyuyor." "Farklı ülkelerden ünlü araştırmacıların savları incelenmiş. Bulgular sergilenmiş..."
Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı

 

İHANETİ GÖRDÜM / Erdal SARIZEYBEK

Türk yakın tarihini anlamak için o dönemi yaşayanların anılarını objektif bir şekilde yazmaları gerekir. Askerler, siyasiler, üst düzey bürokratlar başından geçenleri genç kuşaklara aktarırsa gelecekteki yaşanması muhtemel sorunların önüne geçebilir.

Ülkemizde başından geçenleri objektif bir şekilde anlatan ve yazanlardan biri de emekli albay Erdal Sarızeybek'tir. Bir önceki kitabı Ya Gazi Paşa duyarsa ile tüm şimşekleri üzerine çeken ve yazılamayanları yazan Sarızeybek bu kez ihaneti sorguluyor.

PKK terör örgütünün 1980'lerden günümüze kadar sarmaşık gibi nasıl boy attığını ve ona bilmeden de olsa yardım eden siyasi, askeri tüm yetkilileri mercek altına alıyor. Turgut Özal'dan Tayyip Erdoğan'a askeri bürokrasiden diğer yetkililere bu sürece dahil olmuş herkes Sarızeybek'in kaleminden nasibini alıyor.

 

İSİM, ŞEHİR, HAYVAN / Yılmaz ÖZDİL

Bir İgnliiz üvinersitesinde ypalın arşaıtramya gröe, klemileirn hrflareinin hnagi srıdaa yzaldıklarıı ömneli dğeliimş asılnda...
Öenm

li oaln, briinci ve sonncuu herflarin yrenide olamsımyış... Çnküü, kleimleri hraf hraf dğeil, btüün oalark oykuormuşsz... Ardakai hraflrein sırsaı kıraşık da osla düüzgn ouknuyormuş.
Trüban bduur.
Tartıışlan mselee ne oulrsa olusn, bşınaa ve sounna trüban koyğduunda, aarda ypılaan yaınlşları görmeszin...
Yaınlşları düüzgn gbii oukmyaa, düüzgn gbii anlmaaya bşlarsaın.
Sbaah klkaarsın trüban konşuuursn, aşkam yaatrsın trüban konşuuursn.
Kaafn alalk blulak oulr ama...
Akılnda bi tek trüban klaır!

 

NUTUK MAKİNESİ / Aziz NESİN

Memleketimizin en çok gereksindiği makine, bence ne traktör, ne buzdolabı, ne otomobil, ne de çamaşır makinesi... Bize asıl gerekli olan işte böyle bir makine- adam. Yalnız şarkı söylemeyecek de, şarkı yerine nutuk söyleyecek. Ama yalnız iktidara değil, her partiye böyle bir nutuk makinesi gerekli. Çünkü partilerimizin nutukları eskidi, dinleye dinleye hepsinden bıktık. On yıldan beri hep o plaklar...

 

20. YÜZYILIN STRATEJİ DEHASI : ATATÜRK / Dr. Nejat TARAKÇI

Atatürk çok yönlü, dünya çapında karizmatik bir liderdi. Onun tartışmasız evrensel bir lider olarak uluslararası alanda kabullenilmesinin başta gelen nedeni, cesur, şaşırtıcı ve süratli stratejik karar alma ve bunu azimle uygulamasından kaynaklanıyordu. Bu kararlarından hedefe ulaşmayanı yoktur. Dr. Nejat Tarakçı’nın çalışmasında, Atatürk’ün en önde gelen bu özelliği tarihsel süreç içinde yaşanmış örneklerle anlatılmaktadır. Böylece, ümmetten millete, hilafetten cumhuriyete giden yoldaki stratejik kararların alınma şekli, uygulama kararlılığı daha iyi anlaşılabilmektedir. Ayrıca bu zorlu mücadelede elde edilenlerin nasıl korunup kollanacağı da Atatürk’ün konuşmalarının stratejik analizi ile açıkça göz önüne serilmektedir. Atatürk’ün stratejik dehası ortaya konulurken, yabancı kaynak ve kişilerin görüş ve değerlendirmelerinden daha ziyade istifade edilmesi, çalışmanın güvenilirliğini artırmaktadır. Atatürk’ün stratejik dehasının askerî alandan daha çok sivil alanda ve dış politikada başarıya ulaştığı, çalışmadan çıkan diğer önemli bir sonuçtur. Atatürk’ün stratejik dehasını ortaya koyan örnek olaylar, bugünün modern strateji kavramları dâhilinde yazar tarafından değerlendirilmiştir. Bu yönüyle de modern stratejinin özümsenmesi ve uygulanma yöntemleri ortaya konulmuştur. Çalışma ile Atatürk’ün bilinen ancak dağınık durumdaki stratejik dehası daha anlaşılır ve toplu hâlde okuyucuya sunulmakta ve önemli bir kaynak doküman yaratılmış olmaktadır.

Profesör Dr. Ergün Aybars

 

DENİZLERİN DAVASI (Halit Çelenk Anlatıyor) / Mustafa BALBAY

Denizlerin boynuna geçirilen ilmik aslında hukukun, gençlik özlemlerinin, bağımsız Türkiyenin boynuna geçirilmiştir.

O ilmik hala yerinde durmaktadır.

6 Mayıs 1972de idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslanın avukatı Halit Çelenkin Mustafa Balbaya anlattıklarını okuyunca bugünkü hukuksuzlukların köklerine de inmiş olacaksınız.

Mustafa Balbayın demir parmaklıkların arkasında, Silivri hapishanesindeki tecrit koğuşunda hazırladığı bu kitap, hukuk adına 40 yılda aldığımız yolu da göstermektedir.

 

YARGITATÖR / Mustafa BALBAY

Mustafa Balbay, Silivri zindanında yazdığı yedinci kitap olan Yargıtatörle yeniden okurla buluşuyor. Balbay, Silivri hukukundan esinlenerek kaleme aldığı bu tiyatro için şöyle diyor:

"Gerek benim tanık olduğum Ergenokon davasında, gerekse Balyoz, Odatv, KCK başta olmak üzere benzer kurguya sahip davalarda yaşananlardan esinlenerek bir oyun yazmaya soyundum.

Bu yargılamalardaki hukuksuzluklar alt alta yazıldığında liste dört haneli rakamlara ulaşıyordu. Bütün bunları iki perdelik bir oyunun boyutlarına sığdırmak elbette olanaksızdı. Üstelik hukuksuzluğun pek çok boyutu vardı. Her şeyi anlatmaya girişmek zaten karmaşık görünen konuyu daha dağınık hale getirebilirdi.

Oyunu okuyan, izleyen tüm sağduyulu kesimlerin üzerinde birleşeceğini umduğum bir anafikir etrafında gerçek olaylardan esinlenerek bu işe giriştim.

Oyunda yer alan sahne, onlarca benzerinden harmanlanarak kaleme alındı.

Oyun, toplumun hukuksuzlukları görmesinde, adalet arayışına katılmasında küçük de olsa bir rol alırsa kendimi özgür hissedeceğim."

 

GÜLÜMSEMEK DİRENMEKTİR / Mustafa BALBAY

Elinizde tuttuğunuz kitap sizinle aynı gökyüzünü paylaşan Mustafa Balbayın yaşam, gazetecilik, hukuk ve siyaset üzerine yazılarından oluşuyor.

Silivri Hapisanesinde tek başına ayrı bir hücrede tutulan Balbayın, yaşam sevincine, üretme tutkusuna, mücadele kararlılığına, daha yaşanılası bir Türkiye ve dünya arayışına siz de ortak olduğunuzu düşüneceksiniz.

Balbay, Silivri Toplama Kampı-Zulümhane kitabında Ergenekon davalarını ve hapishane yaşamını anlattı. Düşünüyorum O Halde Sanığım-Zulümname kitabında yaşadıklarını şiirsel bir dille kaleme aldı. Demokrasi Tanrısı-Zulümdar kitabında Türkiyenin 21. yüzyılın ilk 10 yılındaki genel görünümünü roman kurgusuyla yazdı.

Bu kitap, Balbayın "Silivri Üçlemesi" adını verdiği o yapıtların çerçevesi niteliğinde.

 

ZULÜMDAR / Mustafa BALBAY

Balbay, "Silivri Üçlemesi"nin son kitabı Demokrasi Tanrısı - Zulümdar için şunları söylüyor:

"Bu kitaptaki olaylar gerçeği yansıtmamaktadır. Gerçek çok daha öte bir içerik taşımaktadır. Kitabı okuyunca belki de gerçeğe siz, kendiniz ulaşacaksınız."

 

DÜŞÜNÜYORUM O HALDE SANIĞIM - ZULÜMNAME / Mustafa BALBAY

Mustafa Balbayın cezaevinde yazdığı Silivri Toplama Kampı: Zulümhane isimli kitanının ardından yeni kitabı Düşünüyorum O Halde Sanığım Zulümname isimli kitabı da çok yakında çıkıyor.

Kitabın etrafına geçirilmiş bir bantla okurların Balbaya gönderebilecekleri bir kartpostal da kitapla birlikte verilecektir."

 

SİLİVRİ TOPLAMA KAMPI - ZULÜMHANE / Mustafa BALBAY

Uydurma bir örgüt

Birbiriyle ilgisi olmayan kişiler

Gizli tanıklar ve hayal ürünü iddialar

İçinden çıkılmaz hale getirilen bir dava

-Mustafa Balbay-

Hapishanesiyle, mahkemesiyle "Silivri Toplama Kampı", ortaçağ mantığının 21. yüzyıl olanaklarıyla donatılmışıydı.

Filistin askısı yok, dijital işkence var.

Kalabalık koğuşlar yok, yalnızlaştırma var.

Hukuk yok, "Kuvvetli şüphe" var.

Cumhuriyet savcısı yok, hükümet savcısı var.

Silivri kapıları, pencereleri demir, biz çelik.

Silivri dünyanın en büyük demir-çelik tesisi...

-Mustafa Balbay-"

 

"O MEKTUBU YAZAN BENDİM..." / Mustafa BALBAY

Hapiste yazdığı beş kitapla Türkiyeye Silivriyi anlatan Mustafa Balbay, bu kez Silivriden Türkiyeyi anlatıyor.

Balbay, dört yılda aldığı 30 bini aşkın mektuptan bir seçkiyi okurla paylaşıyor.

Bu mektuplarda toplumun derinliklerindeki duyguların tümünü bulacaksınız. Korkudan gözü kara cesarete, umuttan derin karamsarlığa, olağanüstü iyimserlikten dayanılmaz kötümserliğe kadar...

Balbay aldığı mektuplardan geniş bir yelpazeyi size gönderiyor.

Mektubunuz var. Anlatılan hepimizin hikâyesidir..."

 

TÜRK ORDUSUNA BALYOZ / Em.Org. Ergin SAYGUN

Saygunun mahkemedeki son sözü: "Şimdi kuvvet bizde değil, ama hak bizimdir."

E. 1. Ordu Komutanı Org. Ergin Saygun 21 Eylülde karara bağlanacak olan Balyoz davasındaki bilinmeyenleri yazdı.

Yurduna ve Türk Ordusuna 43 yıl sadakatla hizmet etmiş olan Saygunun kaleminden Türkiyeyi tehdit eden Balyoz...

- Ergenekon, Balyoz, Andıç nedir?

- Ergenekon, Balyoz davalarının imal edilme sürecinde işlenen suçlar

- Balyozun medya ayağı

- Balyozun "dış" ayakları

- Türkiyenin bölge merkezli dış politikasına ABD, NATO, AB ve İsrail çalımları

- Terörle mücadelede doğrular ve yanlışlar

 

UĞUR MUMCU ve 12 MART / M. Emin DEĞER

12 Martta ekilen tohumlar 12 Eylülde kökleşmiş ve bugünlerin çıkmazının kapıları böylece açılmıştır. Şu gerçek unutulmamalıdır. Türkiye 12 Eylül çıkmazında kaldıkça, insan hakları temeline dayalı hukuk devletini gerçekleştirme, ekonomik sorunlarını çözme, kısaca demokratikleşme düşünden çıkamayacaktır. 12 Eylül çıkmazından kurtuluşun yolu, halkın gerçekleri görmesi ve sınıfsal bilinçle güç olarak yönetime ağırlığını koymasına bağlıdır.

 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK - Kendine Özgü Bir Yaşam ve Kişilik / Şerafettin TURAN

Bugüne kadar Mustafa Kemal Atatürke ilişkin yazılanların tümünden farklı, onunla ilgili merak ettiğiniz her şeyin yanıtını bulabileceğiniz bir kitap. Doğumunda Mustafa adı verilen bir çocuğun, Gazi Mustafa Kemal Atatürke yükselişinin öyküsü... Kendi kaleminden anıları, not defterleri ve mektuplarıyla; devrimci aydın kimliği, aşkları, zaafları, dostları ve düşmanlarıyla; asker ve devlet adamı olarak çok iyi tanıdığımız Mustafa Kemal Atatürkün "insan" yaşamı...

"Mustafa Kemal Atatürk", 40 yılı aşkın süredir tarih araştırmaları yapan Prof.Dr. Şerafettin Turanın yoğun emeği sonucu ortaya çıktı. Yapıt aynı zamanda, Turanın daha önce hazırladığı "İsmet İnönü" kitabıyla birlikte, ulusal tarihimizin iki önemli kişiliği ile ilgili benzersiz bir araştırma bütünü oluşturuyor.

 

TÜRK DEVRİM TARİHİ 1-2-3-4-5 / Şerafettin TURAN

Şerafettin Turan, çağdaşlaşmayı amaç edinen yeni Türkiyenin tarihini, bir başka deyişle Türk Devrim Tarihini duygusallıktan uzak nesnel bir bakış açısıyla yazdı. Ancak Türk Devrim Tarihini tek kitaba sığdırmak olanaksızdı. Üstelik devrim tarihi, resmi tarihten yana olanlar ya da olmayanlarca, çoğunlukla da bilimsellikten uzak bir anlayışla salt kahramanlık öyküsü gibi sunulmuş, pek çok bilgi-belge göz ardı edilmişti. Şerafettin Turan, Türk Devrim Tarihini dört kitapta bütün yönleriyle ele aldı. (...) Daha önce yayımladığımız Türk Kültür Tarihinden sonra, Türk Devrim Tarihi / 1, herkesin yararlanacağı bir kaynak, bir başyapıttır.

Türkiye Cumhuriyetinin kurluşundan bu yana yetmiş dokuz yıl geçti, ama "Yeni Türkiyenin oluşumunu öncesi ve sonrasıyla irdeleyen bir tarih henüz ortaya çıkmadı. Şerafettin Turan, çağdaşlaşmayı amaç edinen "Yeni Türkiye"nin tarihini, bir başka deyişle Türk Devrim Tarihini duygusallıktan uzak nesnel bir bakış açısıyla yazdı. Ancak Türk Devrim Tarihini tek kitaba sığdırmak olanaksızdı. Üstelik devrim tarihi, "resmi tarih"ten yana olanlar ya da olmayanlarca, çoğunlukla da bilimsellikten uzak bir anlayışla, salt "kahramanlık" öyküsü gibi sunulmuş, pek çok bilgi-belge gözardı edilmişti. Türk Devrim Tarihini 1938le sınırlayan ya da onu Türkiyenin NATOya girişiyle bitiren anlayışa karşı, gelişmeleri olabildiğince günümüze kadar bir bütün olarak ele almak amacıyla bundan 10 yıl önce ilk kitabı yayımladığımızda, dizinin 4 ciltten (kitaptan) oluşmasını tasarlamıştık. Ancak sıra 3. ve 4. ciltlere geldiğinde, olayları 1960a kadar getirdiğimizi gördük. Ayrıca söz konusu ciltleri 2er bölüm olarak basmak zorunluluğu da doğdu. Bu yüzden diziye 5. cilt (kitap) daha eklemek gerekti.

 

TÜRK KÜLTÜR TARİHİ/ Şerafettin TURAN

Bu yapıt; kültür nedir, Türk kültürünün tarihsel değişim ve gelişimi, dil, yazı, din, bilim, giyim kuşam, sanat, şehir hayatını etkileyen başlıca toplumsal kurumlar ana başlıklarıyla TÜRK KÜLTÜR TARİHİni bütünüyle ele alan ilk yapıtlardan biridir.ŞERAFETTİN TURAN, "Tarih, toplumsal yaşamın zaman boyutu içinde her yöndeki gelişme ve değişmelerini sergileyen bir alan olduğu için biz de Türk kültürünü bu açıdan ele almış bulunuyoruz...1976dan bu yana DTCFde verdiğimiz derslerde irdelediğimiz konuları, tarihin vazgeçilmez yöntemi olan yeri ve zamanı belirten belgelere, kaynaklara dayandırarak sunuyoruz. Böylece aileme, beni yetişmelerinde sorumluluk yüklendiğim öğrencilerime karşı olan görevlerimin bir bölümünü yerine getirmeye çalıştığımı sanıyorum" demektedir. TÜRK KÜLTÜR TARİHİnin Türk Kültüründen Türkiye Kültürüne ve Evrenselliğe uzanan gelişimini saptayan bu kapsamlı yapıtı, ülkemizdeki bütün okullarda ve bütün kitaplıklarda da görmek dileğiyle okurlarımıza sunuyoruz.

 

CUMHURİYET TARİHİ YALANLARI/ Sinan MEYDAN

Elinizdeki kitap, "Resmi tarih yalan söylüyor!..." diyerek Cumhuriyet tarihine ve Atatürke saldırmanın moda haline geldiği bu günlerde, tarihsel belge ve bilgilerle "gerçekte kimin neden ve nasıl yalan söylediğini" gözler önüne sermek için kaleme alınmıştır. İşte kitapta belgelerle cevap verilen Cumhuriyet tarihi yalanlarından bazıları:

Kurtuluş Savaşının başlamasında Atatürkün herhangi bir etkisi yoktur!
Atatürk Kurtuluş Savaşına sonradan katılmıştır!
Vahdettin hain değil kahramandır!
Kurtuluş Savaşı önemsizdir!
Kurtuluş Savaşı antiemperyalist bir mücadele değildir!
İngilizlerle savaşılmamıştır!
Güney Anadolunun kurtarılmasında Atatürkün hiçbir etkisi yoktur!
Çerkez Ethem hain değil kahramandır!
İnönü Savaşı olmamıştır, sonradan uydurulmuştur!
Yazı ve dil devrimi Türkiyeyi tarihinden koparmış, insanları bir gecede cahil bırakmıştır!

Türkiyenin içeriden ve dışarıdan emperyalist bir kuşatmayla çevrildiği bu günlerde Cumhuriyet tarihi yalanlarını öğrenmek ve bu yalanlara belgelerle cevap vermek çok büyük bir önem taşımaktadır.

Amacım, Atatürkün "Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir (önemlidir); yazan yapana sadık (bağlı) kalmazsa değişmeyen hakikat (gerçek) insanlığı şaşırtan bir hal alır" sözü doğrultusunda, "tarih yapana" sadık kalmayan "tarih yazanları" göstermek ve böylece "değişmeyen gerçeğin insanlığı şaşırtan bir hal almasını" engellemektir. Dileğim, bu kitabın, yalancının mumunu söndürüp gerçeğin aydınlığına çıkmak isteyenlere biraz olsun kılavuzluk etmesidir.

Değişik kaygılarla "Cumhuriyet tarihini çarpıtan; Mevlanzade Rıfat, Rıza Nur, Said-i Nursi, Kazım Karabekir, Necip Fazıl Kısakürek, Nihal Atsız, Kadir Mısıroğlu, Sevan Nişanyan, Yalçın Küçük, Fikret Başkaya, İdris Küçükömer, Eric Jan Zürcher, Mehmet Altan, Burhan Bozgeyik, Mustafa Müftüoğlu, Cemal Kutay, Emre Aköz, Atilla Yayla, Halil Berktay, Taner Akçam, Cemil Koçak, Mümtazer Türköne, Engin Ardıç, Mustafa Armağan, Abdurrahman Dilipak v.b. isimlere belgelerle Meydan okuyoruz...

 

ATATÜRK İLE ALLAH ARASINDA/ Sinan MEYDAN

"ATATÜRK VE DİN" KONUSUNDAKİ EN KAPSAMLI ÇALIŞMA "Atatürk ile Allah Arasında", Atatürk ve Din konusunda akla gelen tüm sorulara yanıt vermeye çalışan, Atatürkün düşünsel gelişimini ve değişimini hazırlayan tüm etkenleri doğumundan ölümüne kadar ayrıntılı olarak inceleyen çok kapsamlı bir çalışmadır.
ATATÜRK VE DİN KONUSUNDAKİ TABULAR YIKILIYOR… Bu kitap, Atatürkün pek bilinmeyen hayat hikâyesini, bu hikâyede gizli kalmış "Allah ve Din" algısını, dağılma dönemini yaşayan Osmanlı Devletinin değişim sancılarıyla birlikte ele alan, Türkiyenin 200 yıllık modernleşme tarihinin de bir bilançosudur.
o Atatürkün İslami bilgilerinin açıklanmamış kaynakları nelerdir?
o Atatürkün materyalizm, pozitivizm, sosyalizm ve Darvinizmle nasıl bir ilişkisi vardır?
o Atatürkün Alevilik ve Mevlevilikle bağlantısı nedir?
o Atatürkün daha önce yayımlanmamış "Din ve İslam eleştirileri" nelerdir?
o Atatürkün Kurtuluş Savaşı sırasındaki "İslam Politikası"nın bilinmeyen özellikleri nelerdir?
o Atatürk devrimi ile Osmanlı modernleşmesi arasında nasıl bir ilişki vardır?
o Atatürkün hiç söz edilmeyen "Dinde Öze Dönüş Projesi" nedir?
o Atatürkün manevi dünyasıyla ilgili gizli gerçekler nelerdir?
o Atatürkün "ilk din", "namaz" ve "cami" konusundaki bilinmeyen araştırmaları nelerdir?
o Atatürke yönelik "dinsiz" suçlamalarının kaynakları ve gerçekler nelerdir?
Ve daha pek çok sorunun yanıtı "Atatürk ile Allah Arasında" da.
"Atatürk konusunda yazılmış en güzel kitaplardan biri…"
Prof. Dr. Yaşar Nuri ÖZTÜRK

 

ÇARÇELLA / Erdal SARIZEYBEK

Bugünü anlamanın en iyi yolu tarihe bakmaktır. Ancak tarihe “buğulu camlar ardından romantik düşler görmek için” değil, geçmişi doğru anlamak, geçmişten dersler çıkarmak için bakmak gerekir. Bunu yapmak için de mümkün olduğunca “nesnel” olmak, özellikle geçmişte yapılan hataların” üzerinde durup uzun uzun düşünmek gerekir.

Türkiye'de bize “tarihten ders almayı” öğreten ilk lider Mustafa Kemal Atatürktür. Atatürk, içeride Türk milletini dışlayan, halkı unutan “hanedan tarihine,” dışarıda ise Türk milletini aşağılayan, Türk kültürünü küçümseyen, ırkçı “Batı merkezci tarihe” başkaldırmıştır.

Atatürkün 1930lu yıllardaki Türk Tarih ve Dil Tezleri, bu tezleri araştırmak için kurduğu Türk Tarih ve Dil Kurumları ve bu kurumların düzenlediği Tarih ve Dil kurultaylarının temel amacı, yüzyıllar içinde yanlış politikalarla ve emperyalist baskılarla adeta “kimliğini kaybetme noktasına” gelen Türk milletine çok köklü bir tarihe sahip olduğunu göstermek, yeniden “kimliğini” hatırlatmaktır.

Sinan Meydan

Parola Çarçella!

Osmanlı Devletinde ilk Kürt isyanını çıkaran kim?
1908te kurulan Kürt Teavün ve Terakki Cemiyetinin kuruluşunda kimlerin parmağı var? Türkiye Cumhuriyeti için bir tehdit unsuru olan Kürt hareketinin arkasında gerçekte kim ya da kimler var? Günümüzde yine bir isyan ateşi yakılmak mı isteniyor?

Erdal Sarızeybek, bu kitabında tarihin tozlu sayfaları arasına dalarak bu hareketin gerçek faillerinin izini sürüyor. Yazar kendi tecrübelerinden de yola çıkıp kaleme aldığı bu eserle, günümüzde yaşanan olayların sebepleriyle olayların arkasındaki isimleri de irdeleyerek okuru hayretler içinde bırakıyor!

 

ŞEMDİNLİ'DE SINIRI AŞMAK / Erdal SARIZEYBEK

Bu kitabı mutlaka okuyunuz. Sınırlarımızın nasıl yol geçen hanı olduğunu, PKKnin çok sayıda gümrük noktasında nasıl haraç alıp semirdiğini, yanıbaşımızdaki İran ve Irak kamplarına asla müdahale edemediğimizi öğrenmiş olacaksınız...
Ve iranla Kuzey Irak arasına sıkışmış Şemdinlide karakollarımıza yapılan PKK baskınları... O baskınlarda yaşanan çok acı ve kanlı olaylar...
Bu kitabı okurken şaşıracak, hayret edecek ve ürpereceksiniz. Ülkemizin sınırları dışında ve içinde neler olduğunu, terörün nasıl yeşerdiğini, vatan evlatlarının neler yaşadığını, nasıl can verdiğini, kurtulanların nasıl kurtulduğunu - hayretle ve ibretle - göreceksiniz.
Şehit cenazeleri her gün boşuna kalkmıyor efendim!
Emin ÇÖLAŞAN

PKK mücadelesi 1993-1994e kadar, sekiz-dokuz yıl el yordamıyla sürdü. Önce olay kontrolünün askere sıkıyönetim yoluyla verilmesinden, Turgut ÖZAL İngilizlerin Malatyada başarıyla uyguladıkları Olağanüstü Hal döneminin eksik bilgiyle 1987de başlatıp komutayı askerden alıp sivil Valilere verdi. 1992de PKKnın kurtarılmış bölge ilan etme arifesine geldiği bu dönemden kurtuluşu, yazar kitabının İkinci Bölümünde anlatıyor. Alan Kontrolü , Korucuların Teşkilatlanması, Kaçakçılıkla Mücadele, Şemdinlide Sınırı Aşmakta hem bir binbaşının teröristlerle mücadelesinin ayrıntıları var, hem de Şemdinli yöresinin iyi bilinmesi gereken koşulları...
Mehmet Ali KIŞLALI

Bu kitap bugün Türk-Kürt çatışması yaratmak isteyenlerin aslında işlerinin ne kadar zor olması gerektiğini gözler önüne seriyor. Kitabı bitirdiğimde aklıma şu soru takılıyor? 1984ten bu yana terörist sayısı 3-5 bin arasında rakamlar verildi. Onlara karşı savaşan on katından fazla korucu; köylü var. Buna rağmen terörün bölgedeki 22 yıldır neden kırılmadı.

Muharrem SARIKAYA

 

SON HAREKAT KOD ADI : YAHUDA / Erdal SARIZEYBEK

PKK belası bitti bitiyor derken bitmediğini ibretle izliyor ve görüyoruz. Son yapılan sınır ötesi kara operasyonu Türkiyenin kararlılığını herkese gösterdi. Peki sonuç alabildik mi? Kimilerine göre evet, kimilerine göre hayır. Bölgeyi en iyi bilenlerden Emekli Albay Erdal Sarızeybek son yapılan sınır ötesi operasyonun perde arkasını ve bu oyundan kimin galip geldiğini, kimin kaybettiğini ayrıntılanyla anlatıyor.

Son Harekât Kod Adı: Yahuda PKK terör örgütüyle en iyi nasıl mücadele edileceğini, bugünkü durum itibariyle nereye geldiğimizi ve elimizde ne olduğunu anlatan çarpıcı bir eser.

Sarızeybek olayın sadece askeri, siyasi ve ekonomik boyutunu değil, vicdani meselelerini de kurcalıyor ve sizleri hiç ummayacağınız sonuçlara götürüyor. Bu kitabı okurken hem şaşıracak hem de Türkiyenin nasıl bir ihanet senaryosu içine çekilmek istendiğini daha iyi anlayacaksınız.

İrana Örtülü Harekat,

Komando pusu-musu dinlemez, yarar geçer.

Nerede terörist varsa orada operasyon yapılır.

Bir de İranın bitmek bilmeyen, kaçanlan koruyan desteği var. Bunu durdurmak ise devlet işi.

Ama şehitlerin acısı dayanılmaz olunca inisiyatif sınırdaki kahramanlara kalıyor. Iran içine gece sızılarak girilen iki gizli operasyonda komandolarla takviyeli küçük timlerle intikam alınıyor. Bu tip olaylarla risk de alınsa, yapılan yasal da olmasa devletin bir türlü yapamadığı yapılmış oluyor.

 

KURT KAPANI - Tehlike Ağır ve Yakın / Erdal SARIZEYBEK

Türkiye 1978'den beri terör belasından bir türlü kurtulamadı. Bunda hem devletin izlediği yanlış politikalar hem de uluslar arası konjonktürün sorumluluğu vardı. Peki devlet nedrede yanlış yapmıştı? Yazdığı kitaplarla terör kavramına net tanımlar getiren ve okuyucuların büyük ilgisine mazhar olan Erdal Sarızeybek bu kez Kurt Kapanı ile terörün tarihçesini çıkartıyor.

Turgut Özal'dan Tansu Çiller'e, Tayyip Erdoğan'dan Genelkurmaya kimin, nerede, nasıl ve niçin yanlışlar yaptığını etraflıca sorguluyor.3 - 5 terörist denilerek küçültülen PKKnın bugün kimlerin eliyle nasıl siyasallaştırıldığını ve bu işin yerli ve yabancı taşeronlarını tartışmaya açıyor. Sadece sorunları anlatmakla kalmayan Sarızeybek çözüm önerilerini de sunuyor ve farkını ortaya koyuyor.Kurt kapanı terör, terörist ve terörizm meselelerini analiz eden son yıllarda yazılmış en çarpıcı kitap olmaya aday. Eğer yakın tarihimizde terör konusunda ne olduğunu anlamak istiyorsanız Erdal Sarızeybekten daha iyisi yok.

 

ERGENEKON GÖLGESİNDE İHANETİ YAŞAMAK / Erdal SARIZEYBEK

İddia ediyoruz, Ergenekon davasına hiç böyle bakmamıştınız?

Varolduğu iddia edilen Ergenekon Terör Örgütü kimilerine göre darbecileri ortaya çıkaran asrın davası, kimilerine göre ulusalcıları kodese tıkma planı. Ya da askeri sistem dışı bırakmanın legal yolu. Acaba öyle mi?

Şemdinlide Sınırı Aşmak, Ya Gazi Paşa Duyarsa, İhaneti Gördüm gibi sıra dışı kitaplara imza atan Emekli Albay Erdal Sarızeybek bu kez Ergenekon dosyasını aralıyor. Ergenekonun tarihsel arka planından yola çıkan Sarızeybek bu davanın kime hizmet ettiğini, tanıklarını, yargının izlediği yolu, yargısız infazları ve bu işin nereye varacağını çarpıcı bir dille anlatıyor.

Sarızeybek her zamanki gibi kimlerin bilmeden ya da bilerek ihanet içinde olduğunu, neler yapılması gerektiğini ve çözüm önerilerini ortaya koyuyor. İddia ediyoruz Ergenekon Gölgesinde İhaneti Yaşamak şimdiye kadar okuyacağınız en farklı ve zihin açıcı Ergenekon yorumu...

 

YA GAZİ PAŞA DUYARSA / Erdal SARIZEYBEK

Hayat bu, insanın başına her şey gelir. Bazen iyi, bazen kötü..Bazen sınanırsınız, nefsinizle kendiniz arasında gelip gidersiniz..Ne yapacağınızı bilemezsiniz. Emekli Jandarma Albay Erdal Sarızeybekin başına gelenler de belki bu şekilde izah edilebilir, ama asla yeterli olmaz. 1993-95 yılları arasında PKK terör örgütüne vurulan büyük darbede önemli rol oynayan Sarızeybek, bu kitabında adeta kendisiyle yüzleşiyor. Bir yanda ahlaksızlığı, pervasızlığı, sahtekarlığı ispat edilmiş bir adam ve öte yanda sistemin kendi içinden kaynaklanan sorunlarla uğraşmak zorunda kalan Erdal Sarızeybek, her şeye rağmen mücadelesine devam ediyor ve ülkesine duyduğu sevgiden vazgeçmiyor..En önemlisi küsmüyor.

Kitabı okurken, bu kadar da olur mu diyeceksiniz ve Erdal Sarızeybekle gurur duyacaksınız.

 

HESAPLAŞMA - Terör, Kaçakçılık, Hudut ve Biz / Erdal SARIZEYBEK

Bu kitapta okuyacaklarınız belki de bir hayal ürünüdür.

Öyle bir hayal ki, görmek zor, düşünmek ise daha da zor.

Kitapta geçen, olay, yer ve kişiler, bizce bir düşte gerçekleşen bir yer ve zamanda bir araya gelmiş ve kitaba konu olmuşlardır.

Bu yer ve kişilerin, bizim toprağımız ve bizim insanımız olabileceğini düşünmek zor, düşünmemek ise daha zor.

Kendi yaşantınız ile kitapta dile getirilenler arasında bulacağınız benzerlikler bizce bir tesadüftür. Ama bu benzerliklerin; tesadüfen olduğunu söylemek zor, olmadığını söylememek ise daha zor.

 

NİL'DEN FIRAT'A DEVLET OYUNLARI / Erdal SARIZEYBEK

İsrail-Filistin arasında binlerce yıldır süren savaşların ardındaki gerçek nedir? ABD ve İsrail Ortadoğuda kutsalları kullanarak bizi savaşa mı sürükleyecek?

İsrailoğulları kimdir? Büyük Peygamber Yeşeyanın (Hazreti Yûşa) kehaneti nedir ve Nilden Fırata uzanan vaat edilmiş topraklar neresidir?

Kudüsü başkent ilan eden İsrail, Hazreti İbrahimin türbesinin bulunduğu El Halili (Hebron) işgal ederek ne yapmak istiyor? Sıra Mescid-i Aksada mı?

Bölgemizde neler oluyor? Irak, Libya, Mısır, Lübnan, Suriye ve sırada İran... Terör ve PKK bu oyunun bir parçası mı? Türkiye bu tablonun neresinde?

Erdal Sarızeybek, Nilden Fırata Devlet Oyunlarında Ortadoğu ve Türkiyede yaşanan güncel olayların perde arkasını açıklıyor. Okuyacaklarınız sizi şaşırtabilir, belki endişeye de sürükleyebilir ama sonunda mutlaka bir çıkış yolu görecek ve geleceğe güvenle bakacaksınız...

 

LANETLİ YILLAR / Hulki CEVİZOĞLU

İlmek ilmek işlenmiş bir siyasi ve edebi şaheser! Önsözü yıllar öncesinden KAFKA yazdı: "Kimdi bu adamlar? Neden söz ediyorlardı? Nereye bağlıydılar?" "Bu mahkemenin bütün eylemlerinin gerisinde büyük bir örgüt saklı yatıyor. Peki nedir bu örgütün amacı baylar?" "Amacı suçsuz kişilerin tutuklanması, saçma bir kovuşturma ve soruşturmanın yürütülmesi!" (........)

 

TAKKELİ FİRAVUNLAR ve BÜYÜK SİYASİ SIRLAR / Sabahattin ÖNKİBAR

Usta gazeteci Sabahattin Önkibar, medyada ve siyasette geçirdiği 30 yıl boyunca yaşadıklarını ve gördüklerini Takkeli Firavunlar ve Büyük Siyasi Sırlar isimli kitabında topladı. Önkibar, Takkeli Firavunlarda daha önce kimsenin yapamadığını yapıyor, medya, siyaset ve tarikat ilişkilerini bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Cariye kasetlerine kim milyon dolarlar ödedi?

Cemaat ile Tayyip Erdoğan kavgasının bilinmeyen tarafları neler?
Tayyip Erdoğan Melih Gökçeke nasıl saldırdı?
Erdoğan ile Gül, Yahudi önderle gizlice niye buluştu?
Alparslan Türkeş'in hiç açıklanmayan pişmanlığı neydi?
Kumarhaneler Kralı Topal 5 milyon doları Ankarada kime götürdü?
Nazlı Ilıcak kime "Sizin yalakanızım" dedi?
"Maaşını verdiğin hanım, cariyen hükmündedir," diyen medya patronu kim?
Fethullah Gülen Hilmi Özkökü nasıl sahiplendi?
Alparslan Türkeş, Muhsin Yazıcıoğlu için neler söyledi?
Hırsızların imparatoru kim?
Türkeşe göre Devlet Bahçeli MİTçi miydi?
Türk işadamlarına New Yorkta kadın arkadaş bulan AKPli kimdi?

(.......)

 

AKL-I KEMAL - ATATÜRK'ÜN AKILLI PROJELERİ (4 Cilt)/ Sinan MEYDAN

Atatürkün Akıllı Projeleri
O nasıl yaptı ötekiler nasıl yıktı?
"Devrim ve Karşı Devrim" Dünyaya parmak ısırtan Cumhuriyet mucizesi akıllı projelerin, akıllı projeler ise AKL-I KEMALin (Atatürkün aklının) bir ürünüdür.

AKL-I KEMALin dört cildinde yer alan "Atatürkün Akıllı Projeleri" şunlardır:
Çağdaş Türkiye Projesi
Türk Ulus Devlet (Millet) Projesi
Rumeli Savunma Hattı Projesi
Ordu İle Siyaseti Ayırma Projesi
Spor ve Beden Eğitimi Projesi
Anadolunun İşgalini Önleme Projesi
Anadoluya Gizli Geçiş Planı
Örnek Çiftlikler (Yeşil Cennet) Projesi
İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi
Halkevleri Projesi
Güneydoğu Anadolu Projesi (Gap)
Demokrasi Projesi
Kemalist Ekonomi Modeli (Kem)
Sosyal Fabrika Projesi
Demirağ (Demiryolu) Projesi
Uçak Sanayi Projesi
Dinde Öze Dönüş Projesi
Tarih Ve Dil Tezleri Projesi

"Atatürkün Akıllı Projeleri", Atatürkün ölümünden hemen sonra yok edilmeye başlanmıştır. "Onun nasıl yaptığını, Onun yaptıklarını ötekilerin nasıl yıktığını" öğrenmek, gerçek Atatürkü tanımak ve Türkiyenin gerçek kurtuluş reçetesini görmek için AKL-I KEMALi okumalısınız.

 

CUMHURİYET TARİHİ YALANLARI (2.Kitap)/ Sinan MEYDAN

Atatürk ve Cumhuriyet Düşmanlarının Yalanlarına Belgeli Cevaplar!… Cumhuriyet Tarihi Yalanları; yandaşlığın, yalakalığın, Atatürk ve Cumhuriyet karşıtlığının prim yaptığı bu günlerde, Atatürke ve Cumhuriyete yönelik saldırılara, yalanlara, yanlışlara ve yutturmacalara belgelere dayalı olarak cevap vermek, kandırılan ve aldatılan kamuoyuna mümkün olduğu kadar gerçekleri göstermek amacıyla yazılmıştır.
Cumhuriyet Tarihi Yalanlarının ikinci cildinde cevap verilen yalanlardan bazıları şunlardır:

Atatürkün Çanakkale Savaşlarında önemli bir başarısı yoktur! (Yalan)
Çanakkale zaferi Liman von Sandersin eseridir! (Yalan)
Çanakkale zaferini yeşil sarıklılar kazandırmıştır! (Yalan)
Kürt Sorunu Cumhuriyetle başlamıştır! (Yalan)
Atatürk ve Cumhuriyet, Kürtlere düşmandır! (Yalan)
Atatürk Kürtlere özerklik sözü vermiştir! (Yalan)
Şeyh Sait İsyanı'nda İngiliz parmağı yoktur! (Yalan)
Dersim isyan etmemiştir! (Yalan)
Cumhuriyet Doğuya yatırım yapmamıştır! (Yalan)
Atatürk Dersim'de Alevi-Kürt katliamı yapmıştır! (Yalan)
Said-i Nursi Kurtuluş Savaşı kahramanıdır! (Yalan)
Said-i Nursinin ayrılıkçı Kürt hareketiyle ilgisi yoktur! (Yalan)
Said-i Nursi siyasetle ilgilenmemiştir! (Yalan)
Said-i Nursi Hür Adamdır; Almancı ve Amerikancı değildir! (Yalan)
Atatürk, İsmet İnönü ve CHP camileri kapatmıştır! (Yalan)

Cumhuriyet Tarihi Yalanlarında, Türkiye'nin dönüştürülme sürecinde, yakın tarihin nasıl sistemli bir şekilde çarpıtıldığı, Atatürk'ün ve Cumhuriyetin nasıl "ahlaksızca" karalandığı ve Türk insanının nasıl "vicdansızca" kandırıldığı şüpheye yer bırakmayacak biçimde kanıtlanmıştır.


"Dünyanın yarısını her zaman ve dünyanın hepsini bir zaman aldatmak mümkündür; fakat bütün dünyayı her zaman aldatmak mümkün değildir." Mustafa Kemal ATATÜRK

 

BAŞBAKAN R.TAYYİP ERDOĞAN'IN TARİH TEZLERİNE EL-CEVAP/ Sinan MEYDAN

Tarih Tezlerine El-Cevap'ta Başbakan Erdoğan'ın aşağıdaki "tarih tezleri"ne cevap verilmiştir...

CHP, İnönü camileri kapattı, sattı, ahır, yatakhane, depo, parti merkezi yaptı!
Türkçe ezan zulümdür! Türkçe ezan milletin değerlerine saldırıdır! Türkçe ezan iç karartıcıdır!

CHP Kuran-ı Kerim'i yasaklattı, ezanı susturdu! Ezanı Menderes'in DPsi (tek başına) aslına çevirdi!
Dersim isyan etmedi, bahanelerle operasyon yapıldı! Seyit Rıza isyancı değil din mazlumudur! CHP, İnönü Dersim'de katliam yaptı! Dersim Harekatı'nda zehirli gaz kullanıldı!
Ali Çetinkaya yüzü kapkara bir katildir, cellattır! Ali Çetinkaya İskilipli Atıf Hoca'yı düzmece bir mahkemeyle "Kararın infazına, şahitlerin sonra dinlenmesine" diyerek idam ettirdi!
"Neyi ördün?" Türkiye'yi demir ağlarla CHP değil AKP ördü!
Atatürk dönemi antropoloji çalışmaları ırkçıdır!
İsmet İnönü dinsel içerikli kitapları yasaklattı!
CHP, Aşık Veysel'i Sivas'a sokmadı! CHP'ye göre saz gerici bir müzik aletidir! CHP döneminde Halk Müziği yasaklandı!
İsmet İnönü döneminde gaz, ekmek, şeker vb. karneyle dağıtıldı!
Üç beş çanak çömlek Marmaray'ı dört yıl geciktirdi!
Kanuni'nin ömrünün 30 yılı at sırtında geçti!

EL-Cevap'ta 1950'den 2013'e Cumhuriyet tarihinin neden, nasıl ve kimlerce çarpıtıldığı gözler önüne serilmiş ve Cumhuriyet tarihiyle ilgili en çok merak edilen konulara belgelerle açıklık getirilmiştir.   (arka kapak)

 

BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA / Yılmaz ÖZDİL

Son 10 yılda yaşadığımız her şey.
"Beş gazetenin arşivinden 460 bin sayfa taradım. Sırf arşiv taraması 1.5 senemi aldı. İsim Şehir Hayvan ve İsim Şehir Bitki gibi köşe yazılarımdan derleme değil... Sıfırdan yazıldı. 3 Kasım 2002de başlıyor. Bugüne kadar geliyor. Çıraklık, kalfalık, ustalık diye üç bölümden oluşuyor."
Yılmaz Özdil, Hürriyet, 30 Temmuz 2013

Bir tablo hayal edin.
Sanat eseri.
Miras. Size ait.
Tuvali, Türkiye coğrafyası.
Boyası, şehit kanı, alın teri.
Her sabah uyanıyorsunuz.
Gururla seyrediyorsunuz.
Ama, birileri her sabah sizden önce uyanıp o tablonun başına geçiyor ve orasına burasına minik minik fırça darbeleri atıyor.
Her sabah bir minik fırça darbesi.
Usta işi.
Küçük küçük değişiyor tablo.
Aniden değil.
Milim milim.
Alıştıra alıştıra.
Yedire yedire.
Aradan yıllar geçiyor.
Tablo, o tablo olmaktan çıkmış!
Komple değişmiş.
Dedim ya, kanıksamışsınız.
Bakıyorsunuz bakıyorsunuz...
Tablo, hâlâ aynı tablo zannediyorsunuz.
Peki ne yapılabilir?
Fark, nasıl fark edilebilir?
Orijinalin aslında ne kadar değiştiği...
Ne hale getirildiği...
İlk bakışta nasıl anlaşılabilir?
Tek çare var.
Kıyas.
Tablonun ilk haliyle...
Son halini yan yana koymalı.

(...)

 

KENDİ ÜLKESİNDE KUŞATILAN ORDU - TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ / Ümit ÖZDAĞ

ABDnin 2003 yılında Süleymaniye'de bulunan Türk Özel Kuvvetleri'ne yönelik düzenlemiş olduğu çuval operasyonuyla başlayan süreç, ülke kamuoyunda gün geçtikçe artan; Türk Ordusu'nu kendi milletinin gözünde yıpratmaya yönelik psikolojik savaşa ve 21.Yüzyıl'ın Savaşı olan Enformasyon Savaşı'na dönüşmüş durumdadır. Bu süreç öyle bir hal almıştır ki Terörle mücadele eden subaylar terör örgütü üyesi olmakla yargılanmakta, (e.) Genel Kurmay Başkanı terör örgütü lideri olarak yargılanarak ömür boyu hapse mahkum edilmektedir. Bu arada silahsız 33 erin şehit olmasından sorumlu "Parmaksız Zeki" kod adlı Pkk'lı terörist ise bu yargılamaların bir kısmında gizli tanıklık yapmaktadır. Peki ne oldu da durum bu hale geldi?

İşte bu kitabın konusu hem tarih içinde Türk Silahlı Kuvvetleri'ni anlamak hem TSK'nın karşı karşıya olduğu görevleri tahlil etmek, hem de yaşanan sürecin nedenlerini ve TSK'nın bu süreçte yaptığı hataları tahlil etmeyi hedeflemektedir.

-Türk ordusuna yönelik ABD Ordusundan gelen eleştiriler
-Ab sürecinde TSK'nın konumu ve dönüşümü
-TSK'nın tasfiye edilme süreci ve TSK'ya karşı yürütülen enformasyon savaşı
-Milli ordudan, profesyonel orduya geçiş.
-TSK-Gladio ilişkisi!
-Özel harp dairesi ilgili iddialar…
-Türk Ordusu PKK'yı nasıl yendi?
-Askeri casusluk ve şantaj davalarının manevi sonuçları.
-Doğu Akdeniz'de, Deniz ve Hava Kuvvetleri'ni zayıf bırakarak kimler neyi hedefliyor?
-Jandarmanın sivilleştirilmesi ne demektir?
-Dünyada sivilleşen jandarma örneği var mıdır?
-Türk Silahlı Kuvvetleri nerede hata yaptı? 

(.........)

 

SUÇLAMALARA KARŞI GERÇEKLER / İlker BAŞBUĞ

Türkiye Cumhuriyeti 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde savunma yapmayı reddetmiştir.

Çünkü Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Genelkurmay Başkanı görevi başında iken terör örgütü yönetmekle suçlanmıştır.

Bu tarihi süreçte yargı, aldığı kararlarla sınıfta kaldı.
Siyaset, sadece konuşarak ve seyrederek sınıfta kaldı.
Medya, gerçeklere dokunmaktan çekinerek sınıfta kaldı.
Türk Silahlı Kuvvetleri, muvazzafı ve emeklisiyle silah arkadaşlığına vefasızlık göstererek sınıfta kaldı.
Cezaevlerinde bulunanlar ise aileleri ve sevenleriyle hep dimdik ayakta kaldılar.
Ne eğildiler ne de büküldüler.

İlker Başbuğ, bu kitapta iki yıldır şahsına ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yöneltilen suçlamalara yanıt vererek savunmasını Türk Milleti'nin takdirine sunuyor.

(................)