Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

KÖY ENSTİTÜLERİ

 

 

 

"SÜRER EKER BİÇERİZ, GÜVENİP ÖTESİNE,
MİLLETİN HER KAZANCI MİLLETİN KESESİNE
TOPLANDIK BAŞ ÇİFTÇİNİN, ATATÜRK'ÜN SESİNE
TOPRAKLA SAVAŞ İÇİN, ZİRAAT CEPHESİNE."

 

 

 

TARİHSEL ÖZET

YASAL DAYANAK

KÖY ENSTİTÜLERİ ÖĞRETİM PROGRAMI

KÖY ENSTİTÜLERİNİN YERLERİ / KURULUŞ TARİHLERİ / MÜDÜRLERİ (1937-48)

KÖY ENSTİTÜLERİ DERS DAĞITIM ÇİZELGESİ (1943)

KÖY ENSTİTÜLERİ İLE İLGİLİ BAZI SAYISAL BİLGİLER

EĞİTMENLERLE İLGİLİ SAYISAL BİLGİLER

SONUÇ ve GELECEĞE BAKIŞ

 

UĞUR MUMCU'NUN KÖY ENSTİTÜLERİ HAKKINDAKİ KONUŞMASINDAN...

Videonun yayın hakkına sahip olan, ve bu konuda, sitemizde videonun yayınlanmasını istemeyen hak sahipleri, lütfen bizimle irtibata geçsinler.

 

"Biz, istiklâl mücadelesinden itibaren sosyal hayatımızda yaptığımız büyük devrimleri köylere götürecek adam yetiştirmek isteriz. Çünkü, ümmet devrinin böyle bir adamı vardır. Bu, imamdır. İmam, insan doğduğu vakit kulağına ezan okuyarak, vefat ettiği vakit mezarının başında telkin verene dek, doğumundan ölümüne kadar bu cemiyetin manen hâkimidir. Bu manevi hakimiyet, maddi tarafa da intikal eder. Çünkü köylü hasta olduğu vakit de sual mercii imam olur. Biz imamın yerine, köye devrimci düşüncenin adamını göndermeyi isteriz. İmam basıl doğarken ezan, vefatında telkin ile doğuştan ölümüne kadar elinde tuttuğu küçük toplumun hâkimi ise, önderi ise, bizim ki de bir taraftan maddi, diğer taraftan manevi köyün imamı olsun. Ve imam nasıl onun çocuğunu okutuyorsa (Elif be'den başlayıp amme tebareke'ye kadar) bizimki de onun çocuğunu okutsun. Çocuğunu okutmak için bu otoriteyi elde etmesi lâzımdır, düşüncemiz bu idi." Hasan Âli Yücel (1960)

 

İNÖNÜ'NÜN EL YAZISI İLE KÖY ENSTİTÜLERİNE SADAKAT SÖZÜ...

"Köy Enstitülerini Cumhuriyetin eserleri içinde en kıymetlisi , en sevgilisi sayıyorum. Köy Enstitülerinden yetişen evlatlarımızın muvaffakiyetlerini ömrüm boyunca yakından ve candan takip edeceğim.(9.5.1941)" diye söz vermişti İnönü. Köy enstitülüler, bu sözü yıllar sonra acıyla anımsayacaklardı.

 

TARİHSEL ÖZET

 

    Köy Enstitüsü Hareketi ile ilgili gelişmeleri izleyebilmek için, önemli tarihleri satırbaşlarıyla anımsamak pratik yararlar sağlayabilir. Bunlar daha çok önemli düzenleme tarihleridir. Şöyle:

     

  • 1935 yılında toplanan CHP Büyük Kurultayı, köye ağırlık verme politikasını benimsedi. Atatürk bu politikayı eğitim alanında yürütmek üzere, eski kurmayı Saffet Arıkan'ı Milli Eğitim Bakanı olarak görevlendirdi.

     

  • 1935 yılında, İsmail Hakkı Tonguç, Bakan Arıkan tarafından MEB İlköğertim Genel Müdürlüğü'ne atandı. (Önce vekâleten, sonra asaleten)

    (Saffet Arıkan, Atatürk'ün isteği ve geçerli bir köy eğitimi kurma direktifi ile Milli Eğitim Bakanlığı'na getirilmiş, çavuşlardan yararlanma ve "Eğitmen" sözcüğü de kendisi tarafından önerilmiştir. Yeni bakan, ilk iş olarak bu konuda yetkili ve güvenilir bir eğitken aramış, yakınlarınca önerilen bu işin gerçek adamını, İsmail Hakkı Tonguç'u bulmuştur.)

     

  • 1936-37 öğretim yılında, Eskişehir Çifteler Devlet Çiftliğinde ilk Eğitmen Kursu açıldı. Bu kurs 6 ay kadar sürdü. (Kültür Bakanlığı Dergisi, Sayı 20-1, 1937)

     

  • Haziran 1937'de 3238 sayılı Köy Öğretmenleri Kanunu çıkarıldı; Eğitmen Kurslarının sayısı çoğaltıldı. 6 - 8 ay süreli bu kurslar, değişik illerde 1948 yılına kadar yinelendi.

     

  • 1937-38 öğretim yılında Eskişehir / Çifteler ve İzmir / Kızılçullu'da iki Köy Öğretmen Okulu açıldı. Bunlara 1938-39 öğretim yılında Kırklareli / Kepirtepe, 1939-40 öğretim yılında da Kastamonu / Gölköy Köy Öğretmen Okulları eklendi.

     

  • 7 Temmuz 1939 günü 3704 sayılı yasa çıkarılarak, Eğitmen Kursları ile yeni kurulacak Köy Öğretmen Okulları (Köy Enstitüleri) için arazi sağlandı ve bu kurumlara döner sermaye verildi.

     

  • 17 Nisan 1940 günü 3803 sayılı Köy Enstitüleri Kanunu kabul edildi (17 Nisan günü, "Köy Enstitüleri Bayramı" olarak kutlanmaya başlandı). Köy Öğretmen Okulları, Köy Enstitülerine dönüştürüldü ve 1940-41 öğretim yılında 10 yeni Enstitü daha açıldı. Bu sayı 1945-46 öğretim yılına kadar 20'ye çıkarıldı; 1948-49 öğretim yılında bir tane daha açıldı.

     

  • 19 Haziran 1942 gün ve 4274 sayılı Köy Okulları ve Enstitüleri Teşkilat Kanunu çıkarılarak, İlköğretim ve Köy Eğitimi Sistemi bütün ayrıntılarıyla düzenlendi. Bu yasa için, İlköğretim Genel Müdürlüğünce (Kuşkusuz Tonguç'un öncülüğünde) hazırlanıp 30.11.1943 günü ilgililere duyurulan Köy Okulları ve Enstitüleri Teşkilat Kanunu İzahnamesi ile Köy Enstitüsü sisteminin amacı, felsefesi, örgütlenişi, görevlerinin nitelikleri ve sorumlulukları ayrıntılarıyla belirlendi.

     

  • 1942 yılında Ankara / Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nde, Köy Enstitülerine öğretmen, yönetici, denetmen; ülkeye köy araştırmacısı yetiştirmek üzere, Köy Enstitülerinin en yetkin öğrencilerini alıp yetiştiren üç yıl süreli Yüksek Köy Enstitüsü açıldı.

     

  • Köy Enstitüleri Eğitim Programı 6 yıllık bir denemeden sonra, 1943 yılında yürürlüğe konuldu.

     

  • 1945 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile 1954 yılına kadar sürecek bir plan yapılarak, 10 yıllık bir İlköğretim Seferberliği ilan edildi.

     

  • 1946 yılında yapılan genel seçim sonucunda CHP'nin tutucu kanadı iktidara ağırlığını koydu; Hasan Âli Yücel bakanlık görevinden ayrıldı, Tonguç ve ekibi de görevden uzaklaştırıldı.

     

  • 1947 yılında Köy Enstitüsü Öğretim Programı ve Yönetmeliği değiştirilerek, öğrencilerin yönetime katılması, iş eğitimi gibi temel ilkeler ve etkinlikler kaldırıldı; mezunlara arazi ve teçhizat verme uygulaması sona erdirildi.

     

  • 1947 yılı sonlarında Yüksek Köy Enstitüsü kapatılarak öğrencileri başka okullara nakledildi. Yüksek Köy Enstitüsü mezunlarından bazıları "solcu" oldukları gerekçesiyle, yedek subay okulunda, "çavuş" çıkarıldı.

     

  • 1948 yılında Eğitmen Kurslarına son verildi ve birçok eğitmen de görevden uzaklaştırıldı.

     

  • 1950'den sonra Köy Enstitülerinin kız öğrencileri ayrılarak, Kızılçullu ve Beşikdüzü Köy Enstitülerinde toplandı. Sonra Kızılçullu kapatılıp öğrencileri Bolu Kız Öğretmen Okuluna aktarıldı. Aynı yıllarda 4 enstitüdeki Sağlık Kolu kapatıldı.

     

  • 1951 yılında Köy Enstitülerinin öğretim süresi 5 yıldan 6 yıla çıkarıldı.

     

  • 1953 yılında Köy Enstitüleri Programı ile İlköğretmen Okullarının programları birleştirildi.

     

  • 1954 tarih ve 6234 sayılı yasa ile Köy Enstitüleri, İlköğretmen Okulu'na dönüştürüldü.


Kaynak :
1. Dr. Niyazi Altunya, Köy Enstitüsü Sisteminin Düşünsel Temelleri,
2. Kuruluşunun 36. Yılında Köy Enstitüleri Özel Sayısı, Yeni Toplum, TÖB-DER Aylık Eğitim Bilim ve Sanat Dergisi, 1976.

[ Sayfa Başı ]

 

YASAL DAYANAK

 

Köy Eğitmenleri Yasası

İlk Eğitmen Kursu denemesinin bitimini izleyen günlerde; 24 Haziran 1937'de çıkarılan 3238 sayılı Köy Eğitmenleri Kanunu'na göre, "nüfusları öğretmen gönderilmesine elverişli olmayan köylerin öğretim ve eğitim işlerini görmek ve ziraat işlerinin fenni bir şekilde yapılması için köylülere rehberlik etmek üzere köy eğitmenleri istihdam edilir." (m.1). "Köy eğitmenleri, Maarif ve Ziraat vekillikleri tarafından, ziraat işleri yaptırılmağa elverişli okul ve çiftliklerde açılan kurslarda yetiştirilir..." (m.2). Bu yasa uyarınca çıkarılan yönetmeliğe göre; "köy eğitmen kurslarına eğitmen namzedi olarak, askerliğini başarı ile bitirmiş, okuma yazma bilen ve ziraat işleriyle meşgul, arazi ve hayvan sahibi veya böyle bir ailenin çocuğu, müstait (yetenekli) kimseler arasından seçilerek alınırlar. Resmî ilkokullarda ilk tahsilini yapmış olanlar... tercih edilirler." (m.1).

Eğitmen kurslarının çoğu yeterince "elverişli çiftlik ve okul" bulunamadığı için, boş ve işlenmemiş topraklar da kullanıma açılmıştır. Buralar eğitmen adaylarınca işlenmiş, çoğu Köy Enstitüsü yeri olarak hazırlanmıştır.

Eğitmenler, okula aldıkları çocukları kesintisiz 3 yıl okutup onları mezun ettikten sonra yeniden öğrenci alan "geçici" öğretmenlerdir. İlk yıllarda Köy Enstitülerinin öğrenci kaynağı, büyük ölçüde eğitmenli okullar olmuşturç


Köy Enstitüleri İle İlgili Yasalar

İlk Eğitmen Kursu deneyimi ülkeyi yönetenlere umut ve güven vermiş, bunun üzerine daha ileri bir adım olmak üzere 1937-38 öğretim yılında Eskişehir / Çifteler'de ve İzmir / Kızılçullu'da iki Köy Öğretmen Okulu (bazı belgelerde "Köy Eğitim Yurdu") açılmıştır. Bu girişimin, 22 Mart 1926 tarih ve 789 sayılı Maarif Teşkilatına Dair Kanunda (m.7) "Köy Muallim Mektebi" olarak dayanakları vardı. Ancak, ilerde Köy Enstitülerine dönüştürülecek olan bu kurumlar için yeni bir yasal düzenleme gerekli idi. Önce, 7 Temmuz 1939 tarih ve 3704 sayılı Köy Eğitmen Kursları ile Köy Öğretmen Okullarının İdaresine Dair Kanun çıkarılarak bu okullara hazine arazisinden yer ve döner sermaye ayrılması sağlandı. 3 yıllık bir deneme evresinden sonra, 17 Nisan 1940 tarih ve 3803 sayılı Köy Enstitüleri Kanunu çıkarıldı.

Köy Enstitüleri Kanunu'na göre; "köy öğretmeni ve köye yarayan diğer meslek erbabını yetiştirmek üzere, ziraat işlerine elverişli arazisi bulunan yerlerde, Maarif Vekilliğince Köy Enstitüleri açılır." (m.1). Enstitülere, köy okullarını bitiren yetenekli köylü çocuklar seçilerek alınır ve öğretmen olamayacağına kanaat getirilenler, başka mesleklere yöneltilir (m.3). Enstitüyü bitiren öğretmenler, Bakanlığın belirleyici yerlerde (köylerde) 20 yıl çalışmak zorundadırlar (m.5). "Köy Enstitülerinden mezun öğretmenler, tayin edildikleri köyün her türlü eğitim ve öğretim işlerini görürler. Ziraat işlerinin fenni bir şekilde yapılması için bizzat meydana getirecekleri örnek tarla, bağ ve bahçe, atelye gibi tesislerle köylülere rehberlik eder ve köylülerin bunlardan istifade etmelerini temin ederler..."(m.6).

Yine yasaya göre "Köy Enstitülerindem mezun olan öğretmenler, ayda 20 Lira ücretle tayin edilirler..." (m.7). "Köy Enstitüsünden mezun olanlara... bir defaya mahsus olmak üzere, vazifeye başladıkları ay içinde zati ihtiyaç (donanım) bedeli olarak 60 Lira verilir." (m.10). Bu öğretmenlere devletçe, üretim araçları, ıslah edilmiş tohum, fidan ve hayvan verilir; bunlar okulların demirbaşlarıdır (m.11 ve 14). Yine bu öğretmenlere, geçimlerini sağlayacakları ve öğretim uygulamaları yapabilecekleri tarla verilir (m.12).

Köy Enstitüleri Yasası, öğretmenlerin başarılı olmaları için devleti yükümlü kılmaktadır: "...Köy öğretmenlerinin, işlerini normal bir şekilde yürütülmesine, devlet teşkilatı mensupları yardım ederler." (m.15). "Köy öğretmenlerinin tayin edilecekleri okulların binaları ve öğretmen evleri... köy ihtiyar heyeti tarafından yaptırılır... öğretmen işe başlamadan evvel okul binası ve öğretmen evi tamamen bitirilir." (m.16). "... köy öğretmenleri için Maarif Vekilliği tarafından 'Köy Öğretmenleri Tekaüt (Emekli) Sandığı' ve 'Köy Öğretmenleri Sağlık ve İçtimai (Sosyal) Yardım Sandığı' teşkil edilecektir..." (m.18). Köy öğretmenleri ve aileleri ile köy okulu öğrencilerinin sağlık hizmetleri parasız olarak görülür (m.21).

Bu yasalara göre 1948 yılına kadar 21 tane Köy Enstitüsü kuruldu ve birçok Eğitmen Kursu açıldı. 1943 yılında çıkarılan 4459 sayılı yasa ile bazı Köy Enstitülerinde Sağlık Kolu da açıldı. Bu kol, köy ebesi ve köy sağlık memuru yetiştiriyordu. Bunlardan başka "Köye yararlı diğer meslek erbabını yetiştirecek" başka kollar açılamadı. 1942 yılında, Köy Enstitülerine öğretmen ve yönetici; ilköğretime yönetici ve denetmen yetiştirmek ve "köy incelemelerine merkez teşkil etmek üzere" Hasanoğlan Köy Enstitüsü bünyesinde bir de Yüksek Köy Enstitüsü açıldı (Yüksek Köy Enstitüsü Talimatnamesi: 1943).

19 Haziran 1942'de çıkarılan 4274 sayılı Köy Okulları ve Enstitüleri Teşkilat Kanunu, tüm illeri enstitü kesimine (bölgelerine) ayırdı. Her enstitü kesiminde bulunan köy okulları, köy bölge okulları, yetiştirici ve tamamlayıcı kurslar, kesimdeki Köy Enstitülerinin gözetim ve denetimine bırakılıyordu. Buralara öğretmen ve yönetici yetiştirmek, bu öğretmenleri izlemek ve geliştirmek, okulların araç-gereç gereksinmelerini karşılamak; kesimin köy enstitüsüne ait görevlerdi. Bu akılcı sistem de 1946'dan sonra yıkılıp eğitim yönetiminde geleneksel "il idaresi" sistemine dönüldü. Bu durumda köy okulları ve öğretmenlerin enstitülerle hiçbir bağlantısı kalmadı.

 

Kaynak :
1. Dr. Niyazi Altunya, Köy Enstitüsü Sisteminin Düşünsel Temelleri,
2. Kuruluşunun 36. Yılında Köy Enstitüleri Özel Sayısı, Yeni Toplum, TÖB-DER Aylık Eğitim Bilim ve Sanat Dergisi, 1976.

[ Sayfa Başı ]

 

KÖY ENSTİTÜLERİ ÖĞRETİM PROGRAMI

 

Deneme Evresi: 1937 - 1943

Burada, Köy Enstitülerinin 1946'ya kadar, yani özgün deneyimin sürdüğü dönemde yürürlükte bulunan ve "sadece öğretmen yetiştiren" programına değinilecektir.

Önce de değinildiği gibi, Köy Enstitüleri 1937 yılında "Köy Öğretmen Okulu" olarak kuruldu. 1940'a kadar, 1926-34 arasında yürürlükte kalan Köy Muallimi Mektebi Müfredat Programı (1927), İlköğretmen Okulları Programı ile ortaokul, lise ve orta meslek okulları programlarından yararlanıldı (Yücel, 1938, s.235). Bu konuda enstitü müdürlüklerine geniş yetkiler tanındığı da anlaşılmaktadır. İlk program, Köy Enstitüleri Öğretim Programı adıyla 1943 yılında yürürlüğe girdiğine göre, enstitü müdürlüklerinin 6 yıl boyunca programlarını geliştirmede önemli bir yetkiye sahip oldukları anlaşılır. Özellikle iş ve tarım etkinlikleri, yöresel koşullar ve olanaklar dikkate alınarak enstitülerce programlaştırılmıştır. İlk kurulan (1937) Kızılçullu ve Çifteler Köy Enstitülerinde geliştirilen programlar, diğerlerine örnek oluşturacak ancak, her enstitü kendi özgül koşullarına göre program geliştirmede önemli yetkilere sahip olacaklardı. Kızılçullu Köy Enstitüsü müdürü Emin Soysal'ın, yönetsel ilkelerden sapması ve Bakanlıktan kopuk davranması, Kızılçullu'nun örnek olma şansını azaltmıştır. Örnek, daha çok Çifteler Köy Enstitüsü'dür. Diğer Enstitü müdürlerinin çoğu da bu olumlu öğretmenlerin arasından seçilip atanmıştır. Asıl olan enstitülerin kendi yarattıkları deneyimlerdir.

1943 tarihli Köy Enstitüleri Öğretim Programı, önemli ölçüde ayrı ayrı derslerin programlarından oluşmuş, ilkokul programlarında olduğu gibi Köy Enstitüsü Programı'nın baş tarafında genel "amaç ve ilkeler" yer almıştır. 1940'ta, yasanın çıkışından sonra gönderilen bir genelge ileTonguç'un mektupları ve işbaşında yaptığı rehberlik, programın oturacağı temel anlayışı ve ana çerçeveyi çizmiştir. Bakan Hasan Âli Yücel'in imzasıyla gönderilen ilk genelgede şu noktalar yer almaktadır:

 

  • Enstitüdeki etkinliklere öğrenci seyirci kalmayıp bizzat katılacak ve bunları öğretmenleriyle birlikte yapacaktır.

     

  • Genelgeye göre, "Köy Enstitüleri talebesine halkla doğrudan doğruya münasebete girişmeyi temin edici işler yaptırılacaktır. Her türlü iş sahibi halkla kolay (ve) normal bir şekilde konuşmaları, halk ruhuna âşina olmaları, halkın mühim ihtiyaçlarını giderici pratik tedbirleri bilmeleri, imkân altına alınacaktır."

     

  • Öğrenciye titiz bir temizlik alışkanlığı kazandırılacaktır. "Onların korkak, mütereddit, kararsız, iradesiz olmamaları" için çaba gösterilecektir.

     

  • "Çocukların müesseseye girdikleri zaman iyi hareketlerinin bozulmaması ve bunların inkişaf ettirilmesine çok itina edilecektir..."

     

  • "Enstitülerde planlı, süratli iş görmek ve işi başarmak talebe ve öğretmenler için esas prensiplerden... olacaktır."

     

  • Öğrencilere bisiklet, motosiklet, su motörü, otomobil gibi araçların kullanılmasının öğretilmesi;

     

  • Çevre özelliklerine göre; ata binme, dağcılık, sandal ve yelken kullanmanın öğretilmesi;

     

  • Çevredeki akarsu ve deniz canlılarının incelenmesi ve bunların nasıl değerlendirileceğinin öğretilmesi;

     

  • Enstitü ve çevre arazisinin işlenmesi, bayındırlaştırılması, ağaçlandırılıp çiçeklendirilmesi;

     

  • Hayvan yetiştirme ve hayvanların korunup ıslah edilmesinin öğretilmesi;

     

  • Mandolin, el ve ağız armoniği kullanma ve halk müziği parçalarını ustalıkla söyleme becerisinin kazandırılması, modern müzik parçalarını dinletme;

     

  • Köy ve çevre incelemeleri yapma ve bunu öğrencilere öğretme;

     

  • Meslekî kitap ve dergileri izleme ve onlara abone olma;

     

  • Müze kurma ve bunlardan yararlanma;

     

  • Yerel ve ulusal motiflere göre stilize edilmiş giysiler dikme ve eskiden yapılmış olanların müzede sergilenmesi;

     

  • Öğrencilere ve çevreye yönelik eğlenceler düzenleme; gibi etkinliklere yer verilecektir.

 

 

Öğretmen ve öğrenciler, Anayasada yazılı "cumhuriyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık prensiplerini, Türk Milletinin yükselmesi için ana prensipler bilerek çalışacaklar, bu prensipleri hiçbir engel tanımadan hayata tatbik edebilen insanlar olacaklardır" (Tebliğler Dergisi, Sayı 77, 1940).

Ayrıca bu genelge enstitülerde "çocuğu merkeze alan" bir eğitim anlayışı ile "yurtseverlik"i bir arada görmektedir. Gerçek bir kişilik ise, çocuğun etkin olduğu bir yöntemle geliştirilebilecektir. Önce belirtildiği gibi Genelge bir ilkeler çerçevesi sunmakta, içeriğin doldurulması enstitülere bırakılmaktadır.

 

 

Köy Enstitüleri Öğretim Programı: 1943 - 1946

 

Köy Enstitüleri Öğretim Programı'nın başında yer alması gereken amaçlar, ilkeler ve açıklamalar bölümü, program yürürlüğe girdikten yaklaşık 6 ay sonra yayımlanan bir resmî belge ile de dile getirilmiştir. Bu belge, 19.6.1942 tarih ve 4274 sayılı Köy Okulları ve Enstitüleri Teşkilat Kanunu'nu açıklayıp yorumlayan İzahnamedir. Daha önce bazı alıntılar yaptığımız bu İzahname (Yönerge), yasaya, programa ve bütünüyle Köy Enstitüsü sistemine gerçek anlamını vermektedir. Tonguç, büyük olasılıklaçoğunluğu Köy Enstitüsü Sistemini içlerine sindiremeyen Talim ve Terbiye Kurulu'ndan böyle bir onay görmeyeceğini bildiği için, İzahnameyi kendisi ekibiyle hazırlamıştır. İyi de etmiştir. 30 Kasım 1943 tarihinde Tonguç'un parafı, Bakan Yücel'in imzasıyla yayımlanan bu belge, Köy Enstitülerinin tarihi açısından da büyük önem taşımaktadır (Köy Okulları ve Enstitüleri Teşkilat Kanunu ve İzahnamesi, 1943).

1943 tarihli Köy Enstitüleri Öğretim Programı'nda 5 yıl süre içerisinde okutulan derslerin çeşidi 29'dur. Bunların 17'si genel kültür ve meslek dersleri, 7'si tarım dersleri, 5'i de teknik (iş) derslerdir. Genel kültür ve meslek derslerinin haftalık toplam saati 22, tarım derslerinin 11, iş derslerinin de 11'dir. Yani zamanın yüzde 50'si "genel kültür ve meslek dersleri", yüzde 25'i "tarım", yüzde 25'i de "teknik" derslere ayrılmıştır. İlköğretmen okullarının haftalık ders saati toplamı 29 - 30 iken , Köy Enstitülerinin 44'tür. Bazı ara etkinlikler buna dahil değildir. Üstelik kuruluş süreci yaşayan Köy Enstitülerinin son derece yorucu bir çalışma temposu bulunmaktadır. Enstitüyü bitiren öğretmen adayının, birisi Tarım, öteki Teknik alanda olmak üzere iki "Ek Branş" ı olacaktır. Köy öğretmeni "diğer meslek erbabı" yetişinceye kadar, onların da görevlerini üstlenmektedir. Ancak, tarım ve teknik eğitimin amacı, sadece bu meslekleri icra ettirmek değil, bunun yanında köy okullarında iş eğitimini de yürütmektir.

1943 tarihli Köy Enstitüleri Öğretim Programı, ders dağıtım çizelgeleri ile başlamakta ve ders programları (içerikleri) ile sürmektedir. Ders programları "amaçlar" ve "konular"la kimi dersler için "metot" ya da "açıklamalar"dan oluşmaktadır. Bu açıklamaların, öteki ortaöğretim programlarından oldukça yeni bir bakış açısıyla yapıldığı görülür. Örneğin, 1938 tarihli, İlköğretmen Okulları Programı'nda yer alan Edebiyat; Köy Enstitüleri Öğretim Programı'nda "Türkçe" ; Pedagoji, Psikoloji, Terbiye Tarihi, Umumi Tedris Usulü, Hususi Tedris Usulü, Ders Tatbikatı, Sosyoloji dersleri, "Öğretmenlik Bilgisi" genel başlığı altında toplanmış ve bu dersler; Toplumbilim, Çocuk ve İş Ruhbilimi, Öğretim Metodu, Eğitim ve İş Eğitimi Tarihi adı altında düzenlenmiştir. Bu meslek derslerinin tümünün, "İş Eğitimi" anlayışı ile düzenlendiği görülmektedir (İlk Öğretmen Okulları Programı, 1938, S.9-34; Köy Enstitüleri Öğretim Programı, 1943, S.132-144).

Köy Enstitülerine, programın geliştirilmesinde olduğu gibi, uygulanmasında da geniş esneklikler tanınmıştır. Ders ve etkinlikler, çalışma koşulları, öğrencilerin yetkinlikleri, öğretmen ve usta öğreticilerin yeterliliği, iklim koşulları, olağanüstü durumların çıkması ve mevsimin gerektirdiği ekim-dikim işleri gibi nedenlerle yoğunlaştırılarak da uygulanabilecektir. Örneğin, kış gelemeden yatakhane, yol, köprü gibi yerler yapılacaktır. Öncelik yaşam hakkının korunması, can ve malın kurtarılmasındadır. Buna karşılık, kışın kurumsal kurumsal derslere daha çok zaman ayrılabilir. Ekin biçme zamanı kurumsal dersler ertelenebilir. Tüm bu nedenler, kimi derslerin yapılmamasını ya da eksik yapılmasını haklı kılmaz. Öğrencilere, yılda birbuçuk ay nöbetleşe "tatil" verilecektir (Köy Enstitüleri Öğretim Programı, 1943, S.1-9).


Kaynak :
1. Dr. Niyazi Altunya, Köy Enstitüsü Sisteminin Düşünsel Temelleri,
2. Kuruluşunun 36. Yılında Köy Enstitüleri Özel Sayısı, Yeni Toplum, TÖB-DER Aylık Eğitim Bilim ve Sanat Dergisi, 1976.

[ Sayfa Başı ]

 

KÖY ENSTİTÜLERİNİN YERLERİ / KURULUŞ TARİHLERİ / MÜDÜRLERİ (1937-48)

. Adı ve Bulunduğu İl Kuruluş Tarihi 1946 Yılı Sonuna Kadar Çalışan Müdürlerin Adları
1 Akçadağ / Malatya 1940 Şinasi Tamer, Şerif Tekben
2 Akpınar / Samsun 1940 Nurettin Biriz, Enver Kartekin
3 Aksu / Antalya 1940 Talat Ersoy, Halil Öztürk
4 Arifiye / Kocaeli 1940 Süleyman Edip Balkır
5 Beşikdüzü/ Trabzon 1940 Hürrem Arman, Osman Ülküman
6 Cılavuz / Kars 1940 Halit Ağanoğlu
7 Çifteler / Eskişehir 1937 Remzi Özyürek, M. Rauf İnan, Osman Ülkümen
8 Dicle / Diyarbakır 1944 Nazif Evren
9 Düziçi / Adana 1940 Lütfi Dağlar
10 Ernis / Van 1948 İbrahim Oymak
11 Gölköy/ Kastamonu 1939 Ali Doğan Toran
12 Gönen / Isparta 1940 Ömer Uzgil
13 Hasanoğlan/Ankara 1941 Lütfi Engin, Hürrem Arman, M. Rauf İnan
14 İvriz / Konya 1941 Recep Gürel, İ. Safa Güner
15 Kepirtepe / Trakya 1938 Nejat İdil, İhsan Kalabay
16 Kızılçullu / İzmir 1937 Emin Soysal, Hamdi Akman, Talat Ersoy
17 Ortaklar / Aydın 1944 Hayri Çakaloz
18 Pamukpınar / Sivas 1941 Şinasi Tamer
19 Pazarören / Kayseri 1940 Sabri Kolçak, Şevket Gedikoğlu
20 Pulur / Erzurum 1942 Ahmet Korkut, Aydın Arıkök
21 Savaştepe/Balıkesir 1940 Sıtkı Akay
NOT: Enstitülerin kuruluş tarihlerindeki adları kullanılmıştır.

Kaynak : Dr. Niyazi Altunya, Köy Enstitüsü Sisteminin Düşünsel Temelleri, S. 42, 2000.

[ Sayfa Başı ]

 

KÖY ENSTİTÜLERİ DERS DAĞITIM ÇİZELGESİ (1943)

DERS VE ETKİNLİKLERİN 5 YILA DAĞILIMI

DERSLER HAFTA
I. Kültür Dersleri 114
II. Ziraat Dersleri ve Çalışmaları 58
III. Teknik Dersler ve Çalışmalar 58
IV. Beş Yıllık Sürekli Tatiller 30
Toplam 260

Kaynak : Dr. Niyazi Altunya, Köy Enstitüsü Sisteminin Düşünsel Temelleri, S. 43, 2000.


 

 

GENEL KÜLTÜR VE ÖĞRETMENLİK BİLGİSİ DERSLERİ
DERSLER Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV Sınıf V 5 Yılda Okutulacak Ders Saati Sayısı
Türkçe 4 3 3 3 3 736
Tarih 2 2 1 1 1 322
Coğrafya 2 2 1 1 - 276
Yurttaşlık Bilgisi - 1 1 - - 92
Matematik 4 2 2 3 2 598
Fizik - 2 2 1 1 276
Kimya - - 2 2 - 184
Tabiat ve Okul
Sağlık Bilgisi
2 2 2 1 1 368
Yabancı Dil 2 2 2 2 1 414
El Yazısı 2 - - - - 92
Resim - İş 1 1 1 1 1 230
Beden Eğitimi ve
Ulusal Oyunlar
1 1 1 1 - 184
Müzik 2 2 2 2 2 460
Askerlik - 2 2 2 2 368
Ev İdaresi ve
Çocuk Bakımı
- - - - 1 46
Öğretmenlik Bilgisi [ * ] - - - 2 6 368
Zirai İşletme Ekonomisi
Kooperatif
- - - - 1 46
Toplam 22 22 22 22 22 5060
[ * ] Öğretmenlik Bilgisi Dersleri : 1. Toplum Bilim; 2. İş Eğitimi; 3. Çocuk ve İş Ruhbilimi; 4. İş Eğitimi Tarihi; 5. Öğretim Metodu ve Tatbikat
Kaynak : Dr. Niyazi Altunya, Köy Enstitüsü Sisteminin Düşünsel Temelleri, S. 43, 2000.

 

 

TARIM DERS VE ETKİNLİKLERİ

Ziraat Ders ve Çalışmaları Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV Sınıf V
Tarla Ziraati - 3 4 2 1
Bahçe Ziraati 8 4 3 3 2
Sanayi Bitkileri Ziraati ve Ziraat Sanatları - - 1 1 2
Zootekni 1 2 2 1 2
Kümes Hayvancılığı 2 2 - - -
Arıcılık ve İpek Böcekciliği - - 1 2 2
Balıkçılık ve Su Mahsulleri - - - 2 2
Toplam 11 11 11 11 11
NOT: Ziraat derslerine kız ve erkek bütün talebe devam eder. Yalnız ziraat çalışmalarında kız ve erkek talebenin özelliklerine göre konular seçilir.
Kaynak : Dr. Niyazi Altunya, Köy Enstitüsü Sisteminin Düşünsel Temelleri, S. 44, 2000.

TARIM DERS VE ETKİNLİKLERİ I.SINIFLAR

Dersler Erkek Talebe Kız Talebe
Demircilik ve Nalbantlık 2 -
Dülgerlik ve Marangozluk 2 -
Yapıcılık 5 -
Köy ve El Sanatları - 10
Makine ve Motör Kullanma 2 1
Toplam 11 11
Kaynak : Dr. Niyazi Altunya, Köy Enstitüsü Sisteminin Düşünsel Temelleri, S. 44, 2000.

TARIM DERS VE ETKİNLİKLERİ

II - V. SINIFLAR

(Kız Öğrenciler İçin)

Gruplar Sınıf II Sınıf III Sınıf IV Sınıf V
1. Dikiş - Biçki:
a. Dikiş 6 6 7 7
b. Örgü ve Dokuma 3 3 2 2
c. Ziraat Sanatları 2 2 2 2
Toplam 11 11 11 11
2. Örgücülük ve Dokumacılık:
a. Örgü ve Dokuma 6 6 7 7
b. Dikiş 3 3 2 2
c. Ziraat Sanatları 2 2 2 2
Toplam 11 11 11 11
3. Ziraat Sanatları:
a. Ziraat Sanatları 6 6 7 7
b. Dikiş 3 3 2 2
c. Örgü ve Dokumacılık 2 2 2 2
Toplam 11 11 11 11
Kaynak : Dr. Niyazi Altunya, Köy Enstitüsü Sisteminin Düşünsel Temelleri, S. 45, 2000.

TARIM DERS VE ETKİNLİKLERİ

II - V. SINIFLAR

(Erkek Öğrenciler İçin)

Gruplar Sınıf II Sınıf III Sınıf IV Sınıf V
1. Demircilik:
a. Sıcak ve Soğuk Demircilik 8 8 6 6
b. Nalbantlık - - 3 3
c. Motörcülük 3 3 2 2
Toplam 11 11 11 11
2. Dülgerlik:
a. Dülgerlik 6 6 7 7
b. Marangozluk 3 3 2 2
c. Duvarcılık 2 2 2 2
Toplam 11 11 11 11
3. Yapıcılık:
a. Yapıcılık 6 6 7 7
b. Betonculuk 3 3 2 2
c. Dülgerlik 2 2 2 2
Toplam 11 11 11 11

Kaynak: Dr. Niyazi Altunya, Köy Enstitüsü Sisteminin Düşünsel Temelleri, S. 46, 2000.

[ Sayfa Başı ]

 

 

KÖY ENSTİTÜLERİ İLE İLGİLİ BAZI SAYISAL BİLGİLER

Öğretim Yılı Enstitü Sayısı Öğretmen Sayısı Öğrenci Sayısı
Kadın Erkek Toplam Kız Erkek Toplam
1937 - 38 2 5 21 26 60 526 586
1938 - 39 3 7 34 41 85 711 796
1939 - 40 4 10 50 60 166 1.401 1.567
1940 - 41 14 46 189 235 500 5.163 5.663
1941 - 42 17 80 214 294 775 7.277 8.052
1942 - 43 18 101 259 360 1.008 9.153 10.161
1943 - 44 18 128 298 426 1.595 12.571 14.166
1944 - 45 20 145 360 505 1.765 13.796 15.561
1945 - 46 20 119 403 522 1.727 13.806 15.529
1946 - 47 20

547 1.336 12.822 14.158
1947 - 48 20

642 1.078 11.814 12.892
1948 - 49 21

709 773 11.244 12.071
1949 - 50 21

672 721 13.251 13.972
1950 - 51 20

597 773 13.222 14.090
1951 - 52 20

570 706 12.467 13.173
1952 - 53 20

544 881 11.312 12.193
1953 - 54 20

449 951 11.981 12.932

Kaynak : Dr. Niyazi Altunya, Köy Enstitüsü Sisteminin Düşünsel Temelleri, S. 47, 2000.

[ Sayfa Başı ]

 

EĞİTMENLERLE İLGİLİ SAYISAL BİLGİLER

Öğretim Yılı Yetiştirilen Eğitmen Sayısı Bağımsız Eğitmenli Okul Sayısı Eğitmenli Okulların Öğrenci Sayısı
Erkek Kız Erkek Kız Toplam
1935 - 36 84




1936 - 37 484
79 1.533 917 2.450
1937 - 38 841 29 546 10.970 6.427 17.397
1938 - 39 1.070
1.872 38.708 20.414 59.122
1939 - 40 1.200
3.607 77.424 38.041 115.465
1940 - 41 854
5.010 108.344 48.074 156.418
1941 - 42 532
6.400 119.720 51.915 171.635
1942 - 43 1.012
5.940 119.577 53.259 172.836
1943 - 44 544
6.624 135.438 63.124 198.562
1944 - 45 574
7.341 131.774 71.628 203.402
1945 - 46 923
7.536 133.067 76.713 209.780
1946 - 47 528
8.403 135.604 78.220 213.824
Toplam 8.646 29 - 1.012.159 508.732 1.520.892

Kaynak : Dr. Niyazi Altunya, Köy Enstitüsü Sisteminin Düşünsel Temelleri, S. 48, 2000.

[ Sayfa Başı ]

 

SONUÇ ve GELECEĞE BAKIŞ

 

    Köy Enstitüleri deneyimini değerlendirdiğimizde günümüze kalan birikimi şöyle özetlemek olanaklıdır:

     

  1. İnsan en yüce değerdir. Eğitim, bu değeri daha da geliştirme gücüne sahiptir. İyi eğitilen ve eğitim yoluyla canlanıp bilinçlenen insan, hem iyi bir birey, hem iyi bir yurttaş hem de iyi bir üretici olabilir.

     

  2. Akılcı bir planlama vr örgütlenme, yeterli bir motivasyonla, en güç koşullarda bile eğitim sorununu çözme olanağı vardır.II. Dünya Savaşı'nın sınırlara dayandığı ve kıtlığın kol gezdiği 40'lı yıllarda, Eğitmen Hareketi ile başlayan Köy Enstitüleri girişimi, bunun en iyi örneğidir. Bu yıllarda yaratılan kültürel hareketler, teknik eğitimin gelişimi, güzel sanatlar atılımı gibi uygulamalar, zor koşullarda yaratılan başarılardır.

     

  3. İnsan kişiliğini tam geliştiren ve özgürleştiren çok yönlü (kültürel, bilimsel, sanatsal vb. yönden) eğitim, en zor koşullarda bile uygulanabilir. Köy Enstitülerinde her koşulda ve her zaman yürütülen okuma, deneme; sanat etkinlikleri ve eğlenceler; özeleştiri ve katılımlı demokratik öğrenci yönetimi gibi uygulamalar, bunun da en güzel örneğidir. Bazı etkinlikleri (özellikle eğlenti, eleştiri, katılım) "daha elverişli zamana bırakma" gibi ertelemeci bir yaklaşım haklı gerekçeye dayanmaz ve böyle bir tavır, gerçek bir eğitimin yolunu keser.

     

  4. Katılımcı ve demokratik eğitim, birçoklarının sandığının aksine en zor koşullar da uygulanabilir. Zaten "gönüllü katılım" ve "yaratıcı" etkinlik olmasaydı Enstitülerin aştığı korkunç zorluklar aşılamazdı. Bugün de demokratik eğitimi erteleyenlerin haklı gerekçesi yoktur.

     

  5. Akılcı bir planlama ve programlama ve üretken bir yaklaşımla nitelikten ödün vermeden eğitimin maliyeti her koşulda düşürülebilir. Zaten eğitiminin bir amacı da, tutumlu ve üretken bireyler yetiştirmektir.

     

  6. Eğitimde gerçek başarılar, maddi ve manevi yönden olumsuz rekabete ve yarışa yol açmadan da ödüllendirilebilir. Eğitim etkinliklerine katılanların, ürettiklerini hakça paylaşmaları, eğitimin ve üretimin niteliğini artırır. Bunu kapitalist sistem "prim" yöntemi ile yapmaktadır. Toplumcu bir anlayış bunu, hem bireyi hem topluluğu dikkate alarak yapabilir. Bu tutum, güçsüzlerin korunmasını da, özgün emeği de yeteri kadar dikkate alır. Köy Enstitüsü sistemi herkesin emeğini ve yeteneğini seferber ederken, güçsüzlerin korunmasını da ihmal etmemiştir. Başarıyı, geleneksel "not değerlendirme" sistemi ise sözkonusu insani değerleri dışlamaktır.

     

  7. Eğitim, evrensel değer yaratmayı hedeflerken, yerel ve ulusal değerleri de geliştirebilir. Örneğin, yerel sanat motifleri çağdaş yöntemlerle geliştirilirse, bunun hem ulusal ve yerel hem de evrensel değerlere katkısı olur. Halk dansları ve halk türküleri, Köy Enstitüleri sayesinde gün ışığına çıkarılmış ve ulusal değerler olarak geliştirilmiştir. Bunların evrensel değerlere dönüştürülmesi yolunda da adımlar atılmış, ancak Enstitüler yozlaştırılıp kapatılınca istenen sonuca tam ulaşılamamıştır.

     

  8. Yurt sevgisi, yurdu sevilecek duruma getirerek gelişir. Köy Enstitüleri, iç karartan Anadolu bozkırını yeşerterek onu daha çok sevmeyi öğretmiştir. İnsan emeği ve alınteri karışan herşey daha çok değer kazanmıştır. Bugün, bu tür anlayışa daha çok gereksinmemiz vardır. Yurtseverlik ve bağımsızlık düşüncesi, emek çekerek kazanılabilmektedir.

     

  9. Gerçek bir ahlak anlayışı, insana saygı ve sevgi lafla değil, iş yaparak kazanılır. Dersliklerde yapılan ahlak dersleri ya da verilen öğütler; gerçek yaşamın içine girmeden, başka insanların yetenek ve emeğinin ürününü, güçsüz kalanların çaresizliklerini görüp onlara sahip çıkmadan havada kalacaktır. Ahlak eğitimi, gerçek hayatın içinde toplumsal görev yaparak etkili olabilir. Köy Enstitüsü öğrencilerinin sergilediği dayanışma ruhu ve insana saygı, böyle kazanılmıştır.

     

  10. Köy Enstitüleri deneyimi, evrensel eğitim düşüncesi yanında, Türkiye gerçeğini de dikkate alan özgün bir öğretmen yetiştirme deneyimi yaratmıştır. Bugün öğretmen yetiştirme konusunda aciz kalan iktidarlar, bu deneyimden çok yararlı dersler çıkarabilirler.


Tonguç ve Köy Enstitüleri "İş Eğitimi"nin ya da "İş Okulu"nun ana çizgileri bu gerçekleri ortaya koymaktadır. Elde edilen sonuçlar, bugünkü eğitim sistemi için de geçerli olabilir. Yeter ki, kendi değerlerimizi fark eden, ondan gurur duyan politikacılar ve eğitimciler görev başında olsun. Bugün eğitim sorununu çözmek için daha çok potansiyel ve daha çok olanak vardır. Yurttaşlarımız iyi bir eğitime hem gönüllüdür hem de katkıda bulunmaktadır. Eğitimde başarıya ulaşabilmek için katkıda bulunanların, katılımına da olanak sağlanmalı; öğrencilerin, öğretmenlerin ve ailelerin yaratıcı gücü harekete geçirilmelidir. İnsanımızın gücüne ve özverisine güvenirsek, Köy Enstitüsü ruhuna da saygılı davranmış oluruz. Bu konuda, MEB yanında, üniversiteler, sendika ve diğer gönüllü kuruluşlara da görevler düşmektedir.


Kaynak :
1. Dr. Niyazi Altunya, Köy Enstitüsü Sisteminin Düşünsel Temelleri,
2. Kuruluşunun 36. Yılında Köy Enstitüleri Özel Sayısı, Yeni Toplum, TÖB-DER Aylık Eğitim Bilim ve Sanat Dergisi, 1976.

[ Sayfa Başı ]