Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

MAKALELER

 

EMRE KONGAR

 

MİLLİ EGEMENLİK, MİLLİ İRADE VE DEMOKRASİ
Demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla uygulanmadığı yani başta inanç özgürlüğü olmak üzere tüm temel hak ve özgürlüklerin devlet tarafından güvence altına alınmadığı toplumlarda ne milli egemenlikten ne de milli iradeden söz etmek olanağı vardır. (......)

Yazının tamamını okumak için >>>

 

KEMALİZM VE SOSYAL DEMOKRASİ
Geleneksel olarak "Atatürkçülük" ya da "Kemalizm" terimleriyle adlandırılan, Mustafa Kemal Atatürk'ün ideolojisi, O'nun söyledikleriyle olduğu kadar, yaptıkları ile de biçimlenen bir düşünce sistemi, hattâ bir uygulama programıdır. (......)

Yazının tamamını okumak için >>>

 

LAİKLİK NİÇİN TEHLİKEDE - I
Ben Türkiye'de laikliğin tehlikede olduğu kanısındayım.

Bu kanımı şu gözlemlere dayandırıyorum:

Türkiye'de laiklik hem iç hem de dış dinamik ögelerinin tehdidi altındadır.

Bu iki grup öge, birlikte etki yaptıkları zaman, hele hele biraz aşağıda işaret edeceğim biçimde, birbirine aslında zıt olan dış dinamik ögeleri, bu zıtlıklarına karşın, Türkiye üzerinde aynı yönde etkide bulunduklarında, toplumu çok derinden sarsabilir. (......)

Yazının tamamını okumak için >>>

 

LAİKLİK NİÇİN TEHLİKEDE - II
1950'de iktidara gelen Demokrat Parti, "Topluma mal olmuş Atatürk Devrimleri" ve "Topluma mal olmamış Atatürk Devrimleri" konulu bir tartışma açarak, geri adımlar atmaya başladı. Önce Türkçe Ezan Arapça'ya çevrildi. Sonra okullarda kullanılan dil yeniden eski terimlere döndürüldü. (......)

Yazının tamamını okumak için >>>

 

LAİKLİK NİÇİN TEHLİKEDE - III
Radikal İslamcı katillerin 1990'dan sonra işledikleri önemli cinayetleri kısaca anımsayalım:

 

Prof. Dr. Muammer Aksoy, Ankara 31 Ocak 1990.

Çetin Emeç, İstanbul, 7 Mart 1990.

Turan Dursun, İstanbul 4 Eylül 1990.

Doç. Dr. Bahriye Üçok, Ankara 6 Ekim 1990.

Uğur Mumcu, Ankara 24 Ocak 1993.

Ali Günday, Gümüşhane, 25 Temmuz 1995.

Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Ankara, 21 Ekim 1999.

İhsan Güven, İstanbul, 30 Nisan 2004.

(Bu listeye 18 Aralık 2002'de Ankara'da öldürülen Necip Hablemitoğlu'nu dahil etmedim, çünkü (......)

Yazının tamamını okumak için >>>

 

ATATÜRKÇÜLÜK VE AVRUPA BİRLİĞİ
Çok partili demokratik düzene geçildikten sonra, bu hakka sadece 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbe dönemlerinde ambargo konulmuş, üstelik bana göre, topluma yanlış ve yanlış olduğu için de Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü yıpratan bir ideoloji "Atatürkçülük" adı altında empoze edilmek istenmiştir. (......)

Yazının tamamını okumak için >>>

 

HUNTINGTON'UN ÖZAL VE ATATÜRK HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ
Özetlersek Huntington'un saptama ve önerileri şöyle:
1) Türkiye'de köktendincilik yükselmektedir.
2) Özal yönetiminde Türkiye kendisini Arap dünyası ile özdeşleştirmek için geniş bir çabaya girişmiştir.
3) Laiklik Türkiye'ye yabancıdır ve Batı'nın kötü yönüdür. (......)

Yazının tamamını okumak için >>>

 

SALTANATIN KALDIRILMASI
.... Bu gelişmelerin ışığı altında Mustafa Kemal, artık saltanatın kaldırılması zamanının geldiğine karar verdi. Yeni Türkiye Devleti'nin, Osmanlı İmparatorluğu'nun yerine geçtiğini ve Anayasa'nın, egemenlik hakkını ulusa verdiğini belirten bir karar hazırlanarak Meclis'e sunuldu. (......)

Yazının tamamını okumak için >>>

 

MUSTAFA KEMAL'İN TEMEL EREĞİ: TÜM SİYASAL DÜZEN
Her devrimci önder gibi, onun da temel amacı İmparatorluğun siyasal düzenini değiştirmekti. Mustafa Kemal'in bu amacı ile, Padişahın siyasal gücüne dayalı düzen değişmedikçe, toplumun yeniden biçimlendirilmesinin olanaksızlığı konusundaki tarihsel gerçek, tam anlamıyla çakışmıştı. (......)

Yazının tamamını okumak için >>>

 

KEMALİZM, ATATÜRKÇÜLÜK ve AB İLE İLİŞKİLER - 1
Bu sütunda, The Economist'in "Atatürk karşıtlığı" üzerine yazdığım yazıda, Atatürkçülüğün Avrupa Birliği'ne üye olmamıza karşı değil, tam tersine, bu üyeliği hedef olarak koymuş bulunan bir ideoloji olduğuna ilişkin yazım çok ses getirdi. (......)

Yazının tamamını okumak için >>>

 

KEMALİZM, ATATÜRKÇÜLÜK ve AB İLE İLİŞKİLER - 2
Atatürkçülüğe göre de Türkiye'nin hedefi, "tam ve eşit üye olarak" Avrupa Birliği'dir ama, AB-Türkiye ilişkilerinin bugünkü "eşitsiz" durumu, sadece Atatürkçülüğe değil, hem ulusal onurumuza hem de ulusal çıkarlarımıza aykırıdır. (......)

Yazının tamamını okumak için >>>

 

ATATÜRK'ÜN DÜNKÜ, BUGÜNKÜ ve YARINKİ ÖNEMİ
Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, bazı cahillerin "Türk-Yunan Savaşı" olarak küçümsedikleri Bağımsızlık Savaşını, Birinci Dünya Savaşının galibi olan ülkelere karşı kazanmasalardı, bugün Anadolu ve Trakya toprakları üzerinde bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti olmayacaktı. Gerisi lâftır. (......)

Yazının tamamını okumak için >>>

 

ECONOMİST'İN ATATÜRK KARŞITLIĞI ve MİGUEL ANGEL BASTENİER
İşte The Economist'in 10 Haziran tarihli sayısında önyargılarla yazıldığı belli olan Türkiye hakkındaki makaleyi okurken, aklıma Bastenier'in sorusu geldi ve o soruyu niçin sorduğunu birden bire daha iyi anladım. Türkiye'deki Atatürk karşıtları, önlerine gelen yabancıya, Türkiye'nin AB'ye girmesine de, demokratikleşmesine de Atatürkçülerin karşı çıktığını söylüyorlar. (......)

Yazının tamamını okumak için >>>

 

EN ÇOK YAPILAN YANLIŞLAR
Bir de politikacıların "demokrasi"ye "demokraaasi" ve "bürokrasi"ye de "bürokraaasi" diyerek kısa okunması gereken "a"ları uzatmaları yok mu, beni mahvediyor! (......)

Yazının tamamını okumak için >>>