Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

 

Atatürk’ün Söylev’de, İstanbul Hükümeti tarafından 4 Ekim 1919 tarihinde gönderilen imzasız telgrafa verdiği cevaptan bahsettiği bölümden

 

Baylar, ertesi gün, yani 5 Ekim 1919 günü imzasız teli Sadrazamın Temsilciler Kuruluna yazdığı ve o kurulun teline karşılık olduğu söylendi. Bunu resmi olarak saptayan, resmi ve imzalı bir açıklama olmamakla birlikte, biz böyle küçük bir noktada daha çok durmayı yararlı ve uygun görmedik. Sadrazam Paşaya yanıt vermeyi uygun bulduk. 5 Ekimde yazdığımız uzun karşılığın ana hatlarını özetleyeyim:

“Önerilerinizin hepsinin uygun görülüp kabul edilmiş olduğu anlaşıldı” dedikten sonra, bizim söz vermemizi istedikleri noktalar üzerinde açıklama yaptık ve dedik ki: “Olağan dışı ve yasaya aykırı durumların yaratıcısı Ferit Paşa Hükümeti idi. Ferit Paşa Hükümetinin yaptığı türeye uymaz iş ve davranışların nedenlerinin ve etmenlerinin kaldırılması için sizler kesin önlemler alırsanız, bu durum kendiliğinden ortadan kalkar.

Cemiyetimizin (Müdafaai Hukuk Cemiyeti), şimdiki hükümete karşı yüklenmelerde bulunması ve kendilerine yardım edebilmesi için önce, hükümetin ulusal örgütlerimizi iyi karşıladığını açık ve kesin bir dille söylemesi gereklidir. Yoksa karşılıklı güven ve yakınlığın doğduğuna inanılmayacak ve karşıt davranış ve girişimlerin belirmesi beklenecektir.”

Ali Rıza Paşanın imzasız tel yazısındaki: “ Yurdumuzda, meşrutiyet yöntemi gereğince, ulusal egemenliğin yürürlükte olduğu” noktasında da: “Gerçekten öyle ise de, Millet Meclisinin dağıtıldığı günden sonra dört ay içinde toplanması Anayasamızın açık hükümlerinden iken, bugüne değin seçmen kütükleri bile düzenlenmemiştir. Bu davranış, Ferit Paşa Hükümetinin açıktan açığa meşrutiyeti yıkmaya yeltenmesi ve Anayasaya kesin saldırısı demektir ve Ceza Yasasının özel maddesine göre ağır bir suç sayılarak bu suçu işleyenlere yasa hükümlerinin eksiksiz uygulanması, ulusal egemenliği kabul eden ve yasa hükümlerinin uygulanmasını kendisi için bir ödev sayan her yasal hükümetin ilk kutsal görevidir” diye yanıt verdik.

 

(Söylev, Atatürk, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 1978, s. 149; Kemal Atatürk, Nutuk 1919-1927; Atatürk Araştırma Merkezi Yayını; Bugünkü Dille Yayına Hazırlayan: Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara 1995, s. 141; 1927 baskısında s. 123 )

Kaynak: www.yargitay.gov.tr